Fetva Meclisi
Soru
Sol ve sağ kulağın çınlaması ne anlama gelmektedir? Bu konuda hadis veya kesin bir bilgi var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir şey bilmiyorum, adresiniz bizde kalacak rastladığımızda size iletiriz biiznillah.
Böyle bir bilgiyi duymuşluğumuz vardır ama hadis kaynaklarında görmüş değiliz.
Selamünaleyküm. Yüzüğü sağ ele takmak uygundur ama sol haram değildir.
Sayfamızın soru bölümündeki duyuruyu okumuş olsa idiniz bunu görürdünüz. Biz burada ilmi bir cevap vermiyoruz. Halkın anlayacağı en kısa bilgiyi verip bitiriyoruz. Âyet, hadis, fıkıh dayanağı gibi ayrıntılar ilmi cevaplar için gereklidir.
Böyle bir engel yoktur, tesbihi söylemede kalp sonra da dil önemlidir.
Böyle bir bilgiye sahip değilim.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kur’an bir nurdur. O nur, Allah’a isyanla aynı yerde ışık saçmaz. Günahlardan arınmış bir ortamda olmak, kalp, kulak, göz ve dili temizlemek, o temiz organlarla Kur’an’a açılmak gerekir. Kur’an Allah’ın nurudur. Asi olana verilmez. Osman ibni Affan radıyallahu anh diyor ki: “Kalpleriniz temiz olsaydı Rabbinizin sözünden doymazdınız.” ‘Kur’an hayatın kaç numaralı gündemidir?’ şeklindeki bir sorunun bulacağı cevap aynı zamanda ondan ne kadar zevk alabileceğimizin de cevabıdır.
Faiz olsa da olmasa da gününde iade etmeniz gerekirdi. Hemen iade edin. Mü'minin ahdinde durması, sözünün eri olması gerekir. Sözü edilen para ise bir cezadır, faiz olarak görülmesi gerekmez.
Kur’an, levh-i mahfuzda kayıtlı olup, Allah Teala’nın Cebrail vasıtası ile Peygamber aleyhisselam efendimize vahyettiği kitaptır. Mushaf ise, o kitabın kağıda yazılıp ciltlenmiş şeklidir.
Siz, Mikat dâhilinde bulunuyorsanız yani hacıların ihramsız geçmeleri yasak olan sınırın içinde iseniz Mekkeli durumdasınız. Sizin için ihram mecburiyeti yoktur. Mikat sınırları dışında ikamet ediyorsanız takvaya uygun olan ve Hanefi mezhebinin görüşüne bağlı kalacak için gereken ihramlı olarak Mekke'ye girmektir. Ulemanın belli bir bölümü ise bunu şart koşmamıştır. Bilhassa çevre yolundan Taif'a giderken ihrama girip umre yapmanız bu içtihada göre gerekmeyebilir. Allah Teâlâ yardımcınız olsun, mübarek yerlerin kıymetini bilmeyi size ve hepimize müyesser kılsın.
İş sahibine gözle izlenebilir bir zarar verecekse bunu belirtmenizde fayda vardır.
-Ona iman ederek: Allah’tan indiğine, indiği gibi hiçbir müdahale görmeden kaldığına tek bir kelimesi hatta harfinin dahi değişmemiş olduğuna, içinde ne varsa kayıtsız ve şartsız teslim olunacağına iman etmek, bu iman ile amel etmek. -Ona hak ettiği saygı ve ilgiyi göstererek: Çünkü o, Rabbimizin sözüdür. Ona saygı Rabbimize saygıdır. İbni Abbas radıyallahu anhuma diyor ki: ‘Kim Allah’ı sevme iddiasını test etmek istiyorsa kendisini Kur’an’la ölçsün; eğer içinde Kur’an sevgisi varsa o, Allah’ı sevmektedir. Zira Kur’an Allah’ın sözüdür.’ -Hayatlarını ona adayanlara, adı onunla anılanlara farklı ilgi göstererek: O Allah’tan Cebrail’e , ondan peygamber aleyhisselama, ondan da ağızdan ağza devam eden bir halka zinciri ile taşınıyor. Onu öğrenmek o halkaya katılmaktır. İlki Peygamber aleyhisselam, sonrası Cebrail ve Allah olan bir zincire katılmaktır. Onu okumayı da kendine has tecvid, talim gibi inceliklerini gözeterek yapmak esastır. Onu okurken bir kitap gibi okumaktan çok, Rabbimiz ile konuşur gibi, O’nu dinler gibi okumak; mahzun ama umut dolu bir yürekle doya doya okumak, okurken coşmak imanın gücünü gösterir. Zaman zaman okumak yerine istikrarlı bir programla okumak, okumayı günlük bir vird haline getirmek en güzelidir. -Ne dediğini anlamaya, anlaşılan üzerinde düşünmeye çalışarak: Okuduğu her ayeti konusu ne olursa olsun kendisi ile ilgili görüp, onda hayatına uyarlayacağı şeyler aramak, okumanın sayısal çokluğu ile değil etkisi ile ilgilenmek esastır. -Yürüyen Kur’an olarak: Asıl olan da budur. Ne diyorsa ona göre yaşamak, onu hayatın ilk ve yegane kural koruyucusu görmek, onunla ahlaklanmak, dostunu dost düşmanını düşman bilmek, ver dediğini vermek al dediğini almak… Yürüyen Kur’an olmak.