İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Kusmak abdesti bozar mı?

Cevap

Hz. Peygamber’in (s.a.s.) kusmaktan dolayı abdest aldığı rivâyet edilmiştir. (Tirmizî, Tahâret, 64 [87]) Ancak bunun ağız dolusu olması gerekir. Ağız dolusu kusulan şey, ister yemek ister safra ister kan olsun abdesti bozar. Balgam ise tükürük hükmünde olup abdesti bozmaz. Ağız dolusu sayılmanın ölçüsü, gelen kusmuğun zorlanmadan tutulamayacak bir durumda olmasıdır. Bulunduğu ortamı değiştirmeden birden fazla kusma hâlinde toplamı ağız dolusu olan kusmukla da abdest bozulur. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/17; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/10; Meydânî, el-Lübâb, 1/12) Şâfiîlere göre ise kusmakla abdest bozulmaz. (Mâverdî, el-Hâvî, 1/199-200)
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ağız dolusu kusmak abdesti bozar. Bu durumda abdestinizi yenileyeceksiniz. Orucunuza gelince: Oruçken kendi zorlaması ile ağız dolusu kusan kişinin orucu bozulur, orucu kaza etmesi gerekir. Kendi isteği dışında gelen kusmuğu AĞIZ DOLUSU OLMAK ŞARTIYLA geri çevirirse onun da orucu bozulur, kaza etmesi gerekir. Sizin özel bir durumunuz var; genelde böyle bir şeyle karşılaşıyorsanız bunu bir özür sayabiliriz, kaza etmeniz gerekmez. Genel ile kastımız da şudur: Her oruç günü böyle bir durum oluyorsa, genelde böylesiniz demektir. Haftada bir oluyorsa ya da sıcaklarda oluyor da soğuk günlerde olmuyorsa durumunuz özel değildir. Buna göre siz karar verebilirsiniz. Çok geçmiş olsun.

Ben reflü hastasıyım. Bu nedenle yemekten sonraki birkaç saat boyunca yediğim ye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsan, kendisi kusmak için özel bir yöntem uygulamıyorsa kusmak orucu bozmaz. Yalnız kişinin kendi isteği ve çabasıyla ile ağız dolusu kusması hâlinde ise oruç bozulur.

Hocam ağız dolusu kusmak orucu bozar mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Miktarı ne olursa olsun kendiliğinden gelen kusuntu orucu bozmaz. Aynı şekilde mideden ansızın ağza yükselip tekrar mideye dönen şeyler de oruca zarar vermez. Kişinin kendi isteği ile ağız dolusu kusması hâlinde ise oruç bozulur. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Oruçlu kimse kendisine hâkim olamayarak kusarsa ona kaza gerekmez. Her kim de kendi isteği ile kusarsa orucunu kaza etsin.” (Ebû Dâvûd, Savm, 32 [2380]; Tirmizî, Savm, 25 [720]) buyurmuştur. Bununla birlikte, kustuğu için orucu bozuldu zannıyla yemeye içmeye devam eden kimsenin orucu bozulur. Böyle bir kimseye keffâret değil, gününe gün kaza gerekir. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 2/334-335; el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/206)

Kusmak orucu bozar mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kan çıkması konusunda ağız için beden içi gibidir. Dışarı çıkmadıkça içerideki kanamanın abdeste zararı olmaz. Dışarı çıktığında da tükürükten fazla olanı abdesti bozar.

Ağız içindeki kan tükürükten fazla dahi olsa tükürülmezse de ağızda kalsa abdest
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazda aslolan kulun Rabbinin huzurunda olduğu bilinciyle huşû içerisinde kılınmasıdır. Fakat elde olmayan sebeplerle meydana gelen gülmenin namaza etkisi üç şekilde değerlendirilir: a) Namazda iken yanındakilerin duyabileceği şekilde sesli olarak gülmek: Bu şekilde gülmekle Hanefîlere göre hem abdest hem de namaz bozulur. (Serahsî, el-Mebsût, 1/77; Merğînânî, el-Hidâye, 1/18) İbn Üsâme’nin babasından naklettiği bir hadiste şöyle denilmektedir: “Biz Resûlullah’ın peşinde namaz kılarken görme özürlü birisi bir çukura düştü. Biz de adamın hâline güldük. Bunun üzerine Resûlullah yeniden abdest alıp namazı baştan itibareniade etmemizi emretti.” (Dârekutnî, es-Sünen, 1/295-296 [601]; Ebû Dâvûd, Merâsîl, 75 [8]; Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, 1/226 [679]) b) Şâfiîlere göre kahkaha namazı bozsa da abdesti bozmaz. Çünkü namazın dışındayken kahkaha abdesti bozmadığına göre namazdayken de bozmaz.(Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/140) c) Namaz kılan kimsenin kendisinin duyabileceği kadar gülmesiyle yalnızca namaz bozulur. Kişinin kendisinin ya da yakınındakinin işitmeyeceği şekilde gülümsemesi namazı da abdesti de bozmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/11)

Gülmek namazı bozar mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

“Akan her sıvı” şeklindeki bilgi, eski ulemanın kitaplarında zikredilen bir meseledir. Mesele ile alakalı hükmü şöyle özetleyebiliriz: a- Bir kadından sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın büyük bir bölümüne göre abdesti bozar. Bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söyleyen de vardır. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü teyit etmektedir. Buna göre ihtiyaten abdestini yenileyen bir hanım daha iyi olanı yapmış olur. Böyle yapmayana da yanlış yaptığını söylemeyebiliriz. Gusül gerekmesi için bayanın cinsel organına erkeğin cinsel organı değmesi gerekir. Doktorun muayenesi bu kuralı işletmez, gusül de gerekmez.

Hocam ben bekâr bir kızım. Kadınların özel durumlarıyla alakalı olarak biliyoruz

TEMİZLİK (TAHARET) konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Abdestte gözlerin içinin yıkanmasının gerekmediği konusunda, âlimler ittifak etmiştir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/7; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/97; Nevevî, el-Mecmû‘, 1/369) Bundan dolayı göze takılan protezler abdeste mâni değildir. Göze takılan protezin kendisi abdeste mâni olmadığı gibi gözden gözyaşı gibi dinen temiz olan bir şeyin çıkmasına sebep olması durumunda da abdest bozulmaz. Rivâyette “Gözyaşından ve burun akıntısından dolayı abdest gerekmez.” denilmiştir. (Abdürrezzâk, el-Musannef, 1/146 [559]) Ancak gözden, dinen necis sayılan kan, irin ve iltihap gibi şeylerin çıkmasıyla Hanefî mezhebine göre abdest bozulur. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/17) Şâfiî mezhebine göre ise ön ve arkadan çıkanlar hariç vücudun diğer yerlerinden çıkan şeylerden dolayı abdest bozulmadığı için gözden akan iltihap, kan vb. sıvılarla da abdest bozulmaz. (Mâverdî, el-Hâvî, 1/199-200; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/140)

Protez göz veya gözden akan iltihap abdesti bozar mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Vücuttan çıkan her türlü kan, irin, akıntı, önden ve arkadan çıkan her şey abdesti bozar. Aynı şekilde anüsten (makattan) çıkan tenya ve benzeri kurtlar da abdesti bozar. Çünkü bunlar, necaset mahalli olan yerden çıkmaktadırlar. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/18)

Tenya ve benzeri bağırsak kurtları abdesti bozar mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Periton diyalizi, böbrek yetmezliği hastalığında kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemle karın boşluğuna bir katater yerleştirilir. Bu kataterden verilen diyaliz sıvıları ile karın boşluğu doldurulur. Karın zarı bir filtre görevi görür. Kandaki zararlı madde ve fazla sıvılar karın boşluğundaki sıvıya geçer. Bu sıvının boşaltılması ile vücutta biriken fazla sıvı ve zehirli maddeler vücuttan atılır. Yukarıda izah edildiği şekliyle periton diyalizi uygulanan böbrek hastalarının karın boşluğuna verilen ve daha sonra dışarı atılan sıvılar vücuttaki dinen pis sayılan bir nesnenin dışarıya çıkması hükmündedir. Bu itibarla, idrardan korunma hususunda gösterilen titizliğin, bu su için de gösterilmesi gerekir. Mezkûr sıvının anlatıldığı şekilde vücut dışına çıkışı veya çıkarılışı, normal hâllerde vücuttan dışarı çıkan dinen pis bir maddede olduğu gibi abdesti bozar. Elbiseye veya bedene bulaşması hâlinde bu kısmın yıkanması gerekir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/19; Merğînânî, el-Hidâye, 1/17)

Periton diyalizine giren hastanın abdesti bozulur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Trombosit, kan içinde bulunan ve kanın pıhtılaşmasını sağlayarak kanamayı durduran hücrelerdir. Halk arasında beyaz kan olarak da bilinmektedir. Trombosit iki şekilde elde edilir: a) Normal kan verme yöntemi ile: Bu yöntemde normal kan vermek söz konusu olduğu için abdest bozulur. b) Aferez cihazı ile: Bu yöntemde aferez cihazı ile gönüllünün bir kolundan kan alınır, içindeki trombositler ayrılarak diğer koldan gönüllüye geri verilir. Bu yöntemle alınan kan, her ne kadar diğer koldan aynı kişiye geri verilmekte ise de kanın dışarıya çıkması söz konusu olduğundan aynı şekilde abdest bozulur. Bu hükümler Hanefî mezhebine göredir. Şâfiîlerde ise kan vermekle abdest bozulmaz. (bk. Mâverdî, el-Hâvî, 1/199-200; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/140)

Trombosit vermek abdesti bozar mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Herhangi bir yeri kanayan Hanefî mezhebine mensup bir kişinin, abdest almada zorluk yaşama, cum'a, cenâze ve bayram namazlarına yetişememe gibi endişelerle Şâfiî mezhebini taklit etmesinde bir sakınca yoktur. Zira mezhepler arasında ihtilaf olan konularda, belli bir mezhebe bağlı kalmak zorunlu olmayıp, mazerete binaen başka bir mezhebin görüşü ile de amel edilebilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/75)

Hanefî mezhebine mensup bir kimsenin bir yeri kanarsa abdest konusunda Şâfiî mez
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadın abdest alırken yabancılar tarafından görülmesi haram olan yerleri açılacaksa, kendisi hükmen suyu kullanmaktan aciz kabul edilir ve teyemmüm ederek namazını kılar. Ancak bu durumdaki bir kadın, namaz vaktinin sonuna kadar abdest alabileceği uygun ortamı bekler. Eğer vaktin çıkacağından endişe ederse teyemmüm ederek namazını kılar. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/154-155, 235; Tahtâvî, Hâşiye, 118)

Abdest alabileceği uygun bir ortam bulamayan kadın, teyemmüm ederek namazını kıl

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.