Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben kuzenlerimle buluştuğumda acımasızca kalbi kırılır mı demeden benim eksik yönlerimi yüzüme çarpıyorlar. Laflarıyla ezmeye çalışıyorlar. Ben karşılık verdiğimde sert tepki veriyorum bu da beni onların gözünde geçimsiz yapıyor. Gösterdiğim bu tepkiden dolayı vicdanen rahatsızlık duyuyorum. İçim içimi yiyor, çok hassas ve kırılgan biriyim. Benim bu insanlara karşı nasıl bir tavır takınmam gerek?
Cevap
Benzer fetvalar
Siz ahlakınızdan taviz vermeyin. İnsanlarla iyi geçinin. Ama insanları zorlamayın. Farz denecek konularda ve haramlar konusunda bu titizliğinizi koruyun ama diğer ayrıntı konularda abartıya kaçmayın ve insanların sizin gibi olmasını beklemeyin. Yoksa onları kendinizden soğutursunuz. Allah hepinize afiyet versin.
Kendinizi olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Kendinizi güzellik üzerinden değerlendirmeyin. Allah’a "Beni seviyor musun?" diye sormak yerine, "Senin sevgini nasıl daha çok hissedebilirim?" diye düşünün. Kendinizi suçlamak yerine, şefkatle yaklaşın. "Ben de bir kulum, eksiklerim var ama Rabbim beni yine de kabul ediyor" deyin. Biriyle konuşun. Bir terapist, bir hoca ya da güvenilir bir dost. Bu yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Özetle, sizin tek başınıza yürüttüğünüz bir mücadele var. Ama Allah sizi terk etmedi. Belki de en çok O’na ihtiyacınız olan bu zamanda, O'ndan kaçmak yerine O'na yaklaşarak huzuru bulabilirsiniz. Bazen dua etmek bile gelmez insanın içinden. O zaman sadece "Rabbim, bana yol göster" demek bile yeter. Kendinize yüklenmeyin. Siz değerlisiniz. Ve Allah, sizi böyle yaratmakla hata yapmadı. Siz tam da olması gerektiğiniz gibisin. اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ. Türkçe Anlamı: "Allah’ım! Beni helâlinle haramından koru, lütfunla Senden başkasına muhtaç etme." Bu duayı özellikle sıkıntılı hissettiğinizde, sabah-akşam veya namazlardan sonra okuyabilirsiniz. İçinizdeki huzursuzluğu hafifletmek için, samimi bir şekilde Allah’a yönelerek dua etmek çok etkili olacaktır inşallah. Allah gönlünüze genişlik, kalbinize huzur versin.
Net olarak hakkına girdiğinizi hatırladıklarınız varsa onlarla bir yolunu bulup helalleşin. Genel olarak listede bulunup da ayrıntısını hatırlamadıklarınız için de dua edin, onlar ve sizin için istiğfar edin. Allah yardımcımız olsun. Dua etmeye devam edin.
Bazı insanlar eksi peşinde olmayı bir iş bellemiş oluyorlar. Birilerinin hatalarını bulmak şeklinde bir ibadet yoktur. Hepimiz iyiyi bulup yaymakla yükümlüyüz. Hocalar da insan olarak hata edebilirler. Hatalarını taklit edecek değiliz şüphesiz. Körü körüne bir hocayı veya âlimi sevemeyiz ama elimizde bir elekle âlimleri eleyecek de değiliz. Arkadaşınızla tartışmayın. Bu konulara girdikçe ondan uzaklaşacağınızı hissettirin. Böylece kendinizi gereksiz bir sıkıntıdan kurtarmış olursunuz. Onu hiçbir şekilde de ikna edebilecek değilsiniz, boşuna emek vermeyin.
Bu durum biraz da sizin takıntılı olmanızdan kaynaklanıyor. Mesela sorun üç ise siz bunu takıntıya dönüştürdüğünüz için beş oluyor. Şeytan da sizi bu mantık üzerinden sömürüyor. Bir süre bu yorumları yapmayın. Çok geçmeden bakışınızın daha rahat olduğunu göreceksiniz biiznillah. Şöyle kabul edebilirsiniz. Elinizde küçük bir yara vardı, siz onu kaşıttıkça kocaman bir yaraya dönüştü. Böyle bakın ve dengelemeye çalışın. Bir de oturup kalktıklarınız sınırlı olduğu için bu sonuç olabilir, biraz daha genişlemeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Cedelleşmeye girme asla. Mazeret belirt ve katılma. Tartışma onlardan önce seni yıpratır. Dert etme ve yürüyüşüne devam et.
alay etmek konusundaki diğer fetvalar
Bahsettiğiniz ölçü ve niyeti esas alarak küfrü gerektirmediğini söyleyebiliriz. Ama dikkat edin. Şeytan imanımızı çalmak için her türlü yola başvuruyor. Geçmiş olsun.
Dinden çıkarmaz ama kişinin oradan ayrılması gerekir. Bir dahaki sefere bulunduğunuz ortamdan ayrılarak tepkinizi belirtin.
Çıkmazsınız ama bir daha böyle yapmayın.
Bir daha dalga geçmeyin.
Bu ifade kurban ibadetini kastederek yapılmış bir küçümseme/alay değildir. Sorun yoktur.