Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam. Lian ismi Avrupa'da güzel manalı yaygın bir erkek ismi. Ama "Lian" dinimizce "lânetleşme,, birbirine lânet etme" gibi anlamlara geliyormuş. Oğlumun adını "Malik Lian" koymak istiyorum. Dini açıdan bir sakıncası var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Başka bir ismi tercih etseniz daha iyi olur. Fakat sadece MALİK sakıncali bir isim değildir.
Selamünaleyküm. Dinen sakıncası olmayabilir ama daha güzel bir isim koyabilirsiniz.
Aslan isminde sakınca yoktur. Daha değerli bir isim bulsanız daha da iyi olur.
Selamünaleyküm. Daha ciddi olsanız olmaz mı? Bir bu mu kaldı isim olarak!
Selamünaleyküm. Bizim kültürümüze dair bir isim olmadığını düşünüyorum.
Bizim kültürümüze ait bir isim olduğunu zannetmiyorum. Daha anlamlı bir isim bulun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bizden önceki dinlerle bizim dinimiz arasında feri konularda belli başlı farklılıklar vardır. Bunların tamamı 'Allah istediği için' dışında bir gerekçeye dayandırılamaz. Din, zaten nedenleri sorgulanamayan esaslardan oluşur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Evcil olarak beslenecek şekilde yaşayan hayvanların ev ortamında beslenmesinde sakınca yoktur. Doğa hayvanlarını ise evde hapsetmek caiz değildir. Peygamber aleyhisselam döneminde buna benzer bir olay olmuştu ve yasak olmadığı oradan anlaşılmıştı.Hayvanları besleme veya sahiplenmenin en temel kuralları, onların da sahibi üzerinde hakları olacağını bilerek besliyor olmaktır. Hayvanı bir canlı gibi görüp beslemek gerekir.Bir başka husus da, bu tür hayvanları bakmak asıl işleri alıkoymamalıdır.
Selamünaleyküm. Böyle bir ayrıma gitmeye gerek yoktur. Düğün düğündür, nerede yapıldığı önemli değildir. Hata da nerede olursa olsun hatadır.
Selamünaleyküm. Öğretmenlik ile alakalı yönetmelikler, yazılı sorularını değerlendirirken size nasıl bir kural koydu ise o kurala göre değerlendirme yapmalısınız. Aksi takdirde hak ihlali olur. Size ahlâk yönünü değerlendirme hakkı verilmedi ise onu kullanmayın.
Selamünaleyküm. Hicrî 538'de vefat eden Zemahşerî, kendi alanında önemli isimlerden biridir. Tefsir alanında Zemahşerî ismini büyük olarak kabul etmek ve örnek vermek hakkaniyet gereğidir. Ancak her insan için geçerli olan 'hatadan masum olmamak' Zemahşerî için de geçerlidir. Allah ona da bize de mağfireti ile muamele buyursun; i'tizal meyli yani mutezile akımı onda ağır basmaktadır. Ayetler arasında serpiştirdiği i'tizal anlayışını ancak o alanda uzman olanlar ilk okuyuşta anlayabilir. Güçlü dili sayesinde fikirlerini iyi serpiştirmiştir.Kur'an kıraatleri arasındaki tercih cesareti de dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Peygamber aleyhisselam hakkında da bir tefsir kitabında bulunmaması gerekecek düzeyde 'ölçüyü aşmış' sözleri vardır. Bu sebeple de ciddi tenkitler görmüştür. Zehebî, onu anlatırken ilmindeki derinlikten söz etmekle beraber bu yönlerine de dikkat çekmektedir.Bir başka mesele de mevzu hadis konusundaki gevşekliğidir.Bir tefsir kitabı olarak araştırmacılar düzeyinde ikinci derecede önemli bir kaynak şeklinde kullanılabilir. Bir vaiz için ise gereksiz ve zararlı denebilir.Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. El-Ümm, İmam Şafii'nin muhteşem bir eseridir. Fıkıh ilminin ana kaynaklarından biri olarak kütüphanelerimizde yerini almıştır. Ancak gerek el-Ümm ve gerek o dönemde yazılan kitaplar, bugün ilmihal kitabı gibi kullanılabilecek eserler olarak görülmemelidir. Büyüklüğü ve önemi, büyük düzeyde ilim adamları için geçerli olarak bilinmelidir.Sakalla alakalı olarak, el-Ümm'de açık bir hüküm yoktur. Cinayetle alakalı bir meseleyi zikrederken İmam Şafii, sakala değinmektedir. Oradaki ifadesinden de sakalı kesmenin haram olacağı hükmü dolaylı olarak anlaşılmaktadır.Sakalla ilgili olarak sakal kesmenin haram olacağı hükmü, Şafii mezhebinin muteber isimleri arasında da geçerli olan söz durumundadır. Son ulema arasında sakal kesmenin mekruh olacağı kaydı vardır.İmamla ona uyan arasında niyet beraberliğinin bulunması ve bu beraberliğin namaza başlamadan önce gerçekleşmesi gerektiğini söyleyen görüşe göre sizin yaptığınız gibi bir namaz kılma olmaz. Fakat namaz kılmakta olan birine sonradan uyulabileceğini söyleyen görüş de vardır. Bu görüşe göre ise namaz cemaatle kılınmış olmaktadır. Bu meselede bilhassa Hanbelî ve Hanefî mezhebi esaslarına göre niyetin namaza başlamadan yapılma şartına binaen bir ihtilaf söz konusu olacağından, farklı uygulamaları normal görmeyi tavsiye ederiz.