Fetva Meclisi
Soru
Nikâh düğünleri dinen ne kadar uygundur? Kolay, maddiyat olarak da uygun olduğu için çoğu Müslüman bu düğünleri tercih ediyor. 5-10 dakika da olsa kadın- erkek karışık ortamda düğün doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Düğüne kadar işlememek şartıyla nikâh olmaz. Ama düğüne kadar veya başka bir nedene kadar bir araya gelmemenin nikâha zararı yoktur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Nişanlılık döneminde veya başka bir dönemde şartlarına uygun olarak kıyılan nikâh tam nikâhtır. El eleyi mübahlaştırmak için kıyılan nikâh ise hatadır. Düğün günü bir daha nikâh kıymayacaksanız sakıncası yoktur. Ama düğünde asıl nikâh kıyılacaksa bu dini zevklere alet etmektir. Ya nikâh kıyın ya düğünü bekleyin.
Düğünlerdeki maksat duyurmaktır. Yani şu erkekle bu kadının beraberlikleri nikâh üzeredir, onlardan doğan çocuklar da nikâhlı iki insanın çocuklarıdır. Bu bilinsin diye düğün yapılır. Bu bilgiyi temin edecek hangi sistem varsa o İslamîdir, güzeldir. Şu kadar var ki, kaş yaparken göz çıkarmamak için düğünlerde şu hususlara dikkat edilmelidir: 1- Düğünler, zengin ve fakir ayırmadan mümkün olacak en kalabalık çevrenin davet edildiği bir düğün olmalıdır. 2- Düğünlerde erkeklerle kadınlar asla bir arada bulunmamalıdırlar. Perde ve saire ile ayrılmış tek bir salon değil de ayrı ayrı mekânlarda bulunmalıdırlar. 3- Alkol ve müzik gibi haramlar düğünlerde bulunmamalıdır. 4- Bir kör taklit uğruna abartılı masraflar yapılmamalıdır. 5- Yemek vermek Sünnet'tendir. Herkes kendi takatına uygun bir yemek ikram etmelidir. Etli bir yemek olması daha uygun olur. 6- Erkek bayanların arasına, bayan erkeklerin arasına girerek fotoğraf çektirme gibi bahanelerle teşhircilik yapılmamalıdır. 7- Gelinlik, çiçek ve benzeri batı taklitçiliğine kaçılmamalıdır. 8- Düğünlerde cuma vaazı gibi vaazların yapılması gerekmez. Önemli olan tebrikleşmek ve ilan etmiş olmaktır. Dinlenmeyecek bir Kur'an tilaveti bile gereksizdir.
Nikâh için herhangi bir vakit sınırlaması yoktur. Ancak, düğüne kadar geçici bir rahatlama sağlaması için gerçekleştiren nikâhta sıkıntı vardır. Nikâh ya vardır ya da yoktur. Yüzeysel veya muvakkat nikâh olmaz. Eğer bu kıyacağınız nikâh sonrasında eşinizle gerdeğe girme hakkınızın sizde olacağını ve düğünden önce nikâhı tekrarlamak gereği olmayacağını düşünüyorsanız nikâh kıyın. Yoksa yaptığınız iş yanlıştır. Ayrıca nişanlınıza da bunu böyle izah edin; on yıllık yirmi yıllık evli bir hanım durumuna düşecektir. Siz boşamadıkça hanımınız olarak kalacaktır.
Aleykümselam.Nikâh nikâhtır. Sonra başka bir nikâh yapmaya ihtiyaç olmayacak şekilde nikâhlayabilirsin. Ardından da düğün yapabilirsin ama şüpheli yani olmazsa bırakırım şeklinde bir nikâh, doğru olmayan nikâhtır. Nikâhın şartları muhakkak yerini bulsun. Kızın annesinin babasının haberi olsun, şahitler muhakkak bulunsun.
Selamünaleyküm. Böyle bir düğün yoktur, eşiniz haklıdır. Güzel bir ziyafet verin, dostlarınız size dua etsin yeter. İnsanların hoşlanması ya da çocuğa harçlık toplamak gibi bir niyetle zaman ve mal israf etmemelisiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hicrî 538'de vefat eden Zemahşerî, kendi alanında önemli isimlerden biridir. Tefsir alanında Zemahşerî ismini büyük olarak kabul etmek ve örnek vermek hakkaniyet gereğidir. Ancak her insan için geçerli olan 'hatadan masum olmamak' Zemahşerî için de geçerlidir. Allah ona da bize de mağfireti ile muamele buyursun; i'tizal meyli yani mutezile akımı onda ağır basmaktadır. Ayetler arasında serpiştirdiği i'tizal anlayışını ancak o alanda uzman olanlar ilk okuyuşta anlayabilir. Güçlü dili sayesinde fikirlerini iyi serpiştirmiştir.Kur'an kıraatleri arasındaki tercih cesareti de dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Peygamber aleyhisselam hakkında da bir tefsir kitabında bulunmaması gerekecek düzeyde 'ölçüyü aşmış' sözleri vardır. Bu sebeple de ciddi tenkitler görmüştür. Zehebî, onu anlatırken ilmindeki derinlikten söz etmekle beraber bu yönlerine de dikkat çekmektedir.Bir başka mesele de mevzu hadis konusundaki gevşekliğidir.Bir tefsir kitabı olarak araştırmacılar düzeyinde ikinci derecede önemli bir kaynak şeklinde kullanılabilir. Bir vaiz için ise gereksiz ve zararlı denebilir.Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Bizden önceki dinlerle bizim dinimiz arasında feri konularda belli başlı farklılıklar vardır. Bunların tamamı 'Allah istediği için' dışında bir gerekçeye dayandırılamaz. Din, zaten nedenleri sorgulanamayan esaslardan oluşur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. El-Ümm, İmam Şafii'nin muhteşem bir eseridir. Fıkıh ilminin ana kaynaklarından biri olarak kütüphanelerimizde yerini almıştır. Ancak gerek el-Ümm ve gerek o dönemde yazılan kitaplar, bugün ilmihal kitabı gibi kullanılabilecek eserler olarak görülmemelidir. Büyüklüğü ve önemi, büyük düzeyde ilim adamları için geçerli olarak bilinmelidir.Sakalla alakalı olarak, el-Ümm'de açık bir hüküm yoktur. Cinayetle alakalı bir meseleyi zikrederken İmam Şafii, sakala değinmektedir. Oradaki ifadesinden de sakalı kesmenin haram olacağı hükmü dolaylı olarak anlaşılmaktadır.Sakalla ilgili olarak sakal kesmenin haram olacağı hükmü, Şafii mezhebinin muteber isimleri arasında da geçerli olan söz durumundadır. Son ulema arasında sakal kesmenin mekruh olacağı kaydı vardır.İmamla ona uyan arasında niyet beraberliğinin bulunması ve bu beraberliğin namaza başlamadan önce gerçekleşmesi gerektiğini söyleyen görüşe göre sizin yaptığınız gibi bir namaz kılma olmaz. Fakat namaz kılmakta olan birine sonradan uyulabileceğini söyleyen görüş de vardır. Bu görüşe göre ise namaz cemaatle kılınmış olmaktadır. Bu meselede bilhassa Hanbelî ve Hanefî mezhebi esaslarına göre niyetin namaza başlamadan yapılma şartına binaen bir ihtilaf söz konusu olacağından, farklı uygulamaları normal görmeyi tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Gayet yanlış bir iş yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Reşit olup kendi işini görünceye kadar babasının sofrasına oturabilir. Ondan sonra helal olanı yeme işini kendisi üslenir.
Selamünaleyküm. Bizim için iki bilgi kaynağı olabilir: a- Kur'an ve Sünnet kaynağı. b- Tıp gibi deneye dayanan ilimlerden elde edilen bilgi kaynağı. Bu iki bilgi dışında kalan bilgiler için mü'min insanın, 'itikat düzeyinde' bir bilgiden söz etmesi mümkün değildir. Bilgi adıyla belli bir birikim bulunabilir. Adı ne olursa olsun o bilgi, kişiseldir, bağlayıcılığı ve inandırıcılığı yoktur. Sözünü ettiğiniz kitaptaki bilgiler, bu iki bilginin ötesindedir. Mü'min insan olarak birinci ve ikinci sınıftan olmayan bilgilere bakışımız böyle olmalıdır.