Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben yaklaşık 3 ay sonra evleneceğim. Size bir sorum olacak. Gerçi bununla ilgili sorulan sorulara baktım ama istediğim cevabi tam olarak bulamadım benim düğünüm kadın erkek ayrı olacak dolayısıyla çok dikkat çekici olmayan hafif bir makyaj yapmak istiyorum. Bunun dinimizde kesin bir yasak hükmü var mı? Gerçekten bu konu eşimle benim aramda tartışma konusu oldu. Dikkat çekmediği sürece uygun mu? Şimdiden Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Bayanların, yaratılış tarzını değiştirmemek şartıyla güzel görünmek için gayret etmeleri hem fıtratlarına uygundur hem de eş olmalarının tabii gereklerindendir. Dinimiz de onların bu gayretini gerekli görmüştür. Ancak iki husus önemlidir. Birincisi: Bütün yaptıkları eşlerine daha güzel görünmek için olmalıdır. Eşleri dışındakiler için bilhassa namahrem erkeklerin veya fasıka kadınlar için yaptıkları güzelleşmeler caiz değildir. İkincisi: Yaratılışı değiştirmeye yönelik olan işler mesela, kaşları aldırmaları gibi değişiklikler de caiz değildir. Genç bir hanımın düğün gününde güzel görünmek için hazırlanması hakkıdır hatta gereklidir de. Ancak eşi için olmalıdır bu. Bilhassa erkeklerin de göreceği şekilde bir süslenme iyi bir işaret değildir. Daha yolun başında iken sizin böyle bir tartışmaya girmeniz sizi düşündürmelidir. Daha ağır sorunlarla karşılaştığınızda ne yapacaksınız. Eşiniz bu kadar bir isteğinizi geri çevirmemeliydi. Siz de böyle bir tartışmaya meydan açmamalıydınız. Evlilik büyük bir imtihandır; büyüklüğüne uygun bir üslupla onu karşılamak gerekiyor. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Muayyen bir kadını hayal etmenin caiz olmayacağını bilmelisiniz. Muayyen olmayan bir kadını hayal etmek de aranızdaki ilişkinin kalite zafiyetinden kaynaklanan bir düşüklük olduğunu söyleyebiliriz. Eşler olarak birbirinize daha etkili olmayı geliştirmelisiniz.
Gayet yanlış bir bekleme süreci yaşayacaksınız. Şu anda doğru olmayan ve evlendikten sonra da sizi üzecek olan bir süreçtir bu. Yıllarca söz/nişan süreci hiç doğru değil. Uyduruk yani işlevsiz bir nikâhı da ne gerçekleştirebilirsiniz ne de doğru olur. Bu hesabı yeniden yapmanızı tavsiye ederiz size.
Aleykümselam. Eşiniz sizden, istemesi makul olan bir şeyi istiyor. Böyle bir isteğe itaat etmeniz de makuldür.
Selamünaleyküm. Kiminle sözlenip evlenecekseniz onunla görüşün. Bir iki yıl beklemek de yanlıştır. Ateşin etrafında dönmemelisiniz.
Aleykümselam. Nikâhlı eşlerin uzun veya kısa süre ayrı ya da uzakta kalmaları nikâh açısından sakıncalı olmaz. Bu sürenin uzunluğu veya kısalığı da önemli değildir. Ancak böyle bir durumun Anadolu deyimiyle 'pamuk ipliği ile bağlı' bir evlilik oluşturacağını da unutmamalısınız.
dikkat çekmek konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hayatımız bir cihattır. Cihat ise zorluk demektir. a- Asla moralinizi kırmayın, yapamayacağım zannetmeyin. Dünyada tek kadın kalmaya bile hazır olun. Ne kadar zorluk çekerseniz o kadar sevap kazanacaksınız. Kendinizi küçük görmeyin. Siz mü'minsiniz. Mü'min büyüktür. Çünkü o, Allah ile beraberdir. b- Bir işin tamamını yapamıyorsanız, gücünüz yettiği kadarını yapın. Yavaş yavaş tamamını yapmaya çalışın. Bir seferde hepsini yapamadığınız için yılmayın. On yıl sonra bile olsa inşaallah yapacağım diye kararlı olun. c- Küçük de olsa kendinize iyi bir çevre oluşturmaya çalışın. Türkiye'den kadın arkadaşlar edinmeye gayret edin. Onlarla yazışarak heyecanınızı yükseltin. d- Diğer ibadetlerinizi aksatmayın ki Allah Teala sizin samimiyetinizi görsün. e- Çok dua edin. sabah akşam muhakkak dua etmelisiniz. Allah'a emanet olun.
Güzel olanı sevme ve güzel görünmeye çalışma duygusu da insanın fıtratında olan doğal bir durumdur. Dolayısıyla dinimiz duygularımızı köreltmek değil kontrol altına almamızı ister. Çünkü güzellik ve güzel görünme arzusu kadın için doğal bir durum olduğu gibi aynı zamanda mü’min hanımefendinin imtihan noktasıdır. Süslenmenin fıtrata uygun olanı normaldir ama bunun için belli şartlar gerekmektedir. Kadınların güzellik ve çekiciliklerini uygun olmayan yerlerde sergilemeleri, süs ve eylemleriyle dikkat ve ilgi çekmeleri haram olan bir husustur. Bu da kadının fıtrattan olan şeyi uygun ortamda kullanmaması sebebiyle anormal bir hal almaktadır. Buna Kuranımızın dilinde “teberrüc” denmektedir. Ahzab Suresi 32-33. Ayet kerimede: “…daha önce Cahiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmayın…” ayetleriyle kadının koruması gereken alanların kapsamının neler olduğu daha net anlaşılmaktadır. O halde bu kapsam sadece makyaj yapmak değildir. Teberrüc: Müslüman kadının kendi bedenini ve Müslümanlık değerlerini yabancı erkeklere karşı teşhir etmesidir. Büyük günahlardandır. Aileyi sarsmak, şehvet ortamını kışkırtmak gibi tehlikeleri de beraberinde getirebilmektedir. Bu yüzden kadının sakınması gereken önemli bir husustur. Yine Nur Suresi 31. Ayeti kerimede: “(Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. …kimseye süslerini göstermesinler...” Kadının mahremiyeti ile ilgili hususlar bu ayeti kerimede de uzunca belirtilmektedir. Yani teberrüc kapsamına giren şey; bazen makyaj da olabilir. Bazen yürüyüş, bazen dikkat çekici konuşma, bazen kendisine baktırtan bir çanta, ayakkabı, bazen de takı… Tesettür adı altında bol bir kıyafet dahi dikkat çekici ve kadını daha şık ve bakılır yapıyorsa bu da teberrüc kapsamına dâhil edilebilir. Kadının fıtratında olan doğal süslenme ihtiyacı, “sadece ve nasıl olursa olsun” tatmini arayacak ve süslenip teşhir etmesine sebebiyet verecekse artık helâl sınırı aşılmıştır ve haramın da sınırı yoktur. Bu yüzden eğer dikkat çekici takı, yüzük, bileklik vb. tekrar tekrar bakılmasına sebebiyet verecekse bunlar da haramdır. Dolayısıyla sorduğunuz sorudaki gibi makyaj yapmak gibi takı takmak teberrüc kapsamına giriyorsa arasında bir fark yok demektir. Tedbirli olmak adına eğer kişiyi tehlikeye götürecekse, kendisini fitneye sürükleyecekse tedbirli olmasında fayda vardır. Ayrıca nişan, evlilik yüzüğü gibi takılar dikkat çekici olmadığı takdirde takılabilir elbette. Kadının göstermesi caiz olmayan bölgeye dışarıdan koyduğu ziynet eşyası o bölgenin hükmünü taşır. Mesela parmağı açık olabileceği için yüzüğü de açıkta olabilir. Bilezik bölgesi haram bölge olduğu için bileziği açıkta olmaz. Evet, bilezik bölgesinin haramlığı ile bileziğin açıkta olmasının haramlığı aynı değildir ama bu bir algı ve teslimiyet meselesi olarak kabul edilmelidir.