Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Sözlüyüm şuan ve bazı sebeplerden ötürü 3 yıl sonra düğün yapmayı düşünüyoruz. Bu süreçte sınırlarımız oldu hep elhamdülillah; ahlaksızca diyebileceğim bir durum yaşanmadı aramızda. Ayrı şehirlerdeydik zaten, bu süreçte nikâh kıymamız uygun olur mu? Tam eş vazifelerini yapmayacağım. Aynı evde de yaşamayacağız nikâh kıymalı mıyız, beklemeli miyiz? Ne yapacağımı bilemiyorum değerli hocam. Sözlümle ilişkimiz de şöyle; genelde 2 veya 3 günde bir mesajlaşırız, ayda 2 defa telefonla görüşürüz. Konuşmalarımız çok çok ileriye dönük hayaller vs. olmuyor zaten, günlük şeyler konuşuyoruz. Bazen duygu paylaşımı oluyor aramızda iltifat vs. gibi aşırıya kaçmadan. Ne önerirsiniz hocam elimde olsa ben hemen düğün isterdim ama bazı sebeplerden ötürü olmuyor. Biz de Allah’ın yardımı ile sabır ediyoruz. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu bir veya iki defa gerçekleşmiş ise bu sözün üzerinden üç hayız süresinden az bir zaman geçti ise eşiniz size dönebilir. Üç hayız süresinden fazla bir zaman geçti ise yeniden nikâh yapmalısınız. İki defadan fazla gerçekleşti ise yapacak bir şey yoktur, başkası ile evleneceksiniz.
Selamünaleyküm, daha sonra tekrar nikâh kıymayacak iseniz ve 'otuz yıllık gibi' olacağınızı biliyorsanız, sakıncası yok, nikâh kıyabilirsiniz. Kız tarafı olarak bunu sizin çok iyi düşünmeniz gerekir. Kaybetme ihtimaliniz sizin açınızdan daha yüksektir. İyi düşünün, aile büyükleriniz de iyi düşünsün ama bu 'otuz yıllık gibi' yi onlar da iyi düşünsün. Ebeveyn de katıldı mı bu iyi düşünmeye, Şer'an hiçbir sakıncası yoktur. Düğün masrafından da kurtulursunuz. Mübarek olsun.
Selamünaleyküm. Eğer iki şahidin huzurunda mehri konuşulmuş bir şekilde nikâhlandı iseniz siz evli durumdasınız. Böyle değilse mesela şahitler yoksa siz evli değilsiniz. Boş sözünüz de boş bir söz durumundadır. Nikâhın var olduğunu kabul edersek, üç hakkın ikisini bitirmiş bulunuyorsunuz ki bu en iyimser ihtimaldir. Üç bağından ikisi kopmuş bir evlilik sürdüreceksiniz. Sizce yürür mü? İyi düşünüp karar verin.
Selamünaleyküm. Bunu ailenize rağmen onların bilgisi dâhilinde yapın. Onlardan gizli olmasın. Onlar da belki akıllarını başlarına alırlar. 'Okul bitene kadar görüşün seneye evlenirsiniz' diyen aileye karşı mümin kimliğinizi bu şekilde ispat edin. Gizli işte hayır yoktur.
Selamünaleyküm. Nikâhlanıp evlenmenin dışındaki alternatifler gerçekçi değil, koruyucu değildir. Zoru sürmeyin. Evlilik berekettir.
Selamünaleyküm. Böyle devam ederseniz hem iyi bir yuva kurma şansınız her gün biraz daha ölecek hem de kendinizi cehenneme kütük olarak hazırlıyorsunuz. Bir saat bile gecikmeden hemen nikahlanıp ev kurun; herkese durumu bildirin ya da ilk saatte ebediyen ayrılın. Cehenneme koşuyorsunuz!
düğün konusundaki diğer fetvalar
Nikahı düşmez ama ahlaktan ne kalır bilinmez!
Renge takılmayınız. Sizi teşhir etmesin yeter. Allah Teâlâ size kuvvetli bir iman, salih ameller, mübarek kıblegah bir ev, salih bir eş, mücahit evlatlar nasip etsin kızım. Mutlu oldum senin sorunu okuyunca, çok mutlu oldum, senin için dualar ediyorum, sen de mücahide bir hanım olarak benim için dua et lütfen.
Sizin yaptığınız doğru değil. Nikâh son noktadır. O noktadan sonra evlilik hayatı başlamıştır. Ne konuşmakta ne de konuşulanı icra etmekte sınırlar yoktur, sadece bir düğün örf olarak engel gibi durmaktadır ama o da sizin karı koca olmanıza mani değildir. Onun sabırlı olması gerekir ama yaptığı yasak ve günah bir şey değildir.
Siz nikâhtan ne anlıyorsunuz o zaman? Nikâhla beraber aranızdaki bütün yasaklar kalkmıştır. Sizin, yirmi yıllık evli karı-koca'dan dinen de kanun de farkınız yoktur. Evet, örfümüz düğün öncesini karı-kocalığa uzak durma dönemi olarak görmektedir, buna saygılı olmak gerekir ama eşinizin yaptığı biraz gençlik meyilli iş de olsa onun abartmasına karşı sizin de ters abartma yapmadan orta yolu bulmanız gerekir.
Resmi işlemleriniz olduktan sonra aileler arası bir yemek vermeniz bile yeterlidir. Bu yemek bile olmasa on kişi bilsin, duysun yeter. Gerisinin şart olmadığını söyleyebiliriz.
Siz, birilerinin günahına hizmet ettiğiniz kadarı ile o günaha ortak olursunuz. Kime yaptırırsa yaptırsın siz kendi ahiretinizi düşünün. Sizin mesela çocuğunuza birinin bu desteği vermesi durumunda ne hissederdiniz, böyle düşünmeye çalışın.