Fetva Meclisi
Soru
Mehir konuşulmadan nikâh kıydık. Daha sonra eşime ne verdin mehir olarak diye sorulunca aklına gelmiş. Bizim nikamız ne olacak?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mehir nikâhla beraber devreye girer.
Mehir, nikâhın gereklerindendir. Kız ne istiyorsa mehir odur. Azı veya çoğu yoktur. Yalnız erkeğin de pazarlık etmek hakkıdır. Pazarlık sonucu neye razı olurlarsa o muteberdir. Nikahtan önce konuşulması gerekir.
Nikâh tehlikeye girmez, nikâh nikâhtır. Onu bir hac parası olarak anlayıp uygulayabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Nikâh kıyıldıktan sonra mehir de konuşulup bitmiş demektir, mehri değiştirmek söz konusu olmaz ama elinizdeki altını verip başka bir şey alıyor gibi eşinizle anlaşabilirsiniz.
Nikah yaptığınıza göre mehir konuşulmuştur. Buna göre: - Bu ayrılmadan önce cinsel ilişkide bulundu iseniz veya cinsel ilişki için uygun bir ortamda baş başa kaldı iseniz söz verdiğiniz mehrin tamamını vereceksiniz. - Böyle bir ilişki veya yalnız kalma olmadı ise mehrin yarısını vereceksiniz.
Şu anda rica edersin kabul edilirse o olabilir. O bir sözdü ve sen bilerek söz verdin.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Öyle bir hüküm yoktur, evlenebilir. Yalnız tevbe etmiş olması gerekir. Tevbe edip günahından kurtulduktan sonra evlenebilir.
Kız veya kadının bir erkeğe ‘benimle evlenir misin?’ demesinin ve bunun neticesinde evlilik oluşmasının dinen bir sakıncası yoktur. Yaşadığımız toplumun ve erkeğiyle kadınıyla insanlığın geldiği durumun geneline bakıldığında ise bunu tavsiye etmek çok zor görülmektedir. Bir başka sakınca da genç bir kızın, bir erkeğin iyi olduğuna karar verecek birikimi nasıl oluşturduğu meselesidir, gençler ‘iyi’ dedikleri çok kişileri daha sonra kötüden de kötü görebilmektedirler. Ailelerin aşılmadığı bir ilişki başlangıcı en güzelidir.
İki yabancı olan kadın erkek arasında yabancılığı ve sınırları sadece NİKAH kaldırır. Nikahtan önce hiçbir şey sınırları kaldırmaz. Nişan sadece ölçülü bir şekilde görüşmeye fırsat verir, gerisi ateşle oynamaktır maazallah!
Şeytanın en büyük silahlarından biri, insanı geçmişi ile meşgul edip geleceğini batırmasıdır. Tevbe etti iseniz, tevbenizde samimi iseniz, şimdiki hayatınızı ibadetle dolduruyorsanız doğru yoldasınız demektir. Şeytanın fısıltılarına alet olmayın. Geçmişin bataklığında dolaşacak yerde mevcut gününüzün baharında dolaşın. İbadet edin. Kur'an okuyun, o size huzur getirir.
Kayıtsız şartsız örnek Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemdir. O, bizim için bağlayıcıdır. Onun haricindekiler arasında mü'minleri bağlayıcı, onun gibi olmaya mecbur olmamız gereken hiç kimse yoktur. Sözünü ettiğiniz hanım (Allah ondan razı olsun) kadınlığın hatta insanlığın ölçülerini zorlamış diyebileceğimiz bir kulluk yaşadı. Bize aktarılan bilgilerden öyle anlaşılmaktadır. İmreniriz, hayran oluruz ama öyle olmaya çalışmayız. O tür örnekler nadirattandır ve taklidi neredeyse mümkün değildir. Allah onlardan razı olsun. Fıkıh kitaplarında çizgileri çizilen dindarlığı yaşayabildiğimiz zaman biiznillah ateşten kurtuluruz.
Böyle bir zorunluluk yoktur. O ifadeler bizim Müslüman toplumumuzun oluşturduğu bir örf durumundadır. Hayırlı ve bereketli olsun.