Fetva Meclisi
Soru
Benim ismim Mevlana. Araştırmalarıma göre Kur’an-ı Kerim’de Mevlana ismi, ‘sen bizim Mevlamızsın’ şeklinde geçiyor. Ve bazı değerli kişilerden de ismimi değiştirmem hakkında tavsiye aldım. İsmimi değiştirmeli miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah dininizde sabit kalmanızı kolay kılsın. Müslüman olanın isim değiştirmesi şart değildir. Dininizi iyi yaşayın yeter.
Selamünaleyküm. Evet, bir değiştirme vardır. Değiştirebilirseniz iyi olur ama kendinizi mecbur hissetmeyin buna.
Şirk olarak görülmesi yanlıştır ama kız çocuğuna Melek ismi verilmesi de kerih bir iştir. Değiştirmeye gerek olacağını zannetmem. Meleklerin isimlerinin insanlara verilmesinde kerahet vardır.
Selamünaleyküm. İsim değiştirilebilir ama bu isimde değiştirilecek bir şey göremedim.
Selamünaleyküm. Dinen bir sıkıtı olmaz, bilakis iyi yapmış olursunuz.
Böyle bir gereklilik yoktur. Müslüman da olsa insan ismi caiz olmayacak bir isim ise değiştirmesi istenir. Öyle bir durum yoksa ismini değiştirmesi gerekmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Dinimizin bizi ikaz ettiği KUL HAKKI konusuna dâhil edilebilecek bir konu değildir bu. İbadetleri ihmal etmek başlığında da ele alınamaz. Bu bir kişilik ve anlayış meselesidir. Yapamayacağınız işe söz vermemeli idiniz. Söz verince de yapmalı idiniz. Yapmadığınız için dininiz tehlikeye girmiş olmaz. Allah Teâlâ’nın emrettiği ibadetleri yapın, haramlardan kaçının; iyi bir Müslüman olmanız için böylesi de yeterli olabilir.
İçki içilmiş bir yerde daha sonra namaz gibi bir ibadetin yapılmasına namazın kabul olması açısından bir sakınca yoktur. Ancak Müslüman insanın, yaptığı işin neye mal olacağına dikkat etmesi gerekmektedir.
Bir bayan bir erkekle evlilik görüşmesini sürdürürken, bir başka erkeğin o bayanla evlenme görüşmesi yapması dinimizce yasaklanmıştır. Bunun haricinde dinen bir bayanla görüştü, ben de o bayanın arkadaşıyım diye bir erkeği yok saymak gerekmiyor. Bunu bir kabullenebilme meselesi olarak görmek daha doğru olur. Eğer aranızdaki samimiyet, birinizin reddettiğini diğerinin de reddetmesini gerektirecek kadar ileri ise bu sizin bileceğiniz bir iştir. Birinizin filtresine takılmış olmak diğeri için de zaten kabul edilmemesi gerekir mantığı oluşturuyorsa o da sizin bileceğiniz özel durumunuzdur. Dinen bunda bir sakınca yoktur. Bunu bir uğursuzluk nedeni gibi de görmek gerekmez. Allah yardımcımız olsun.
Bu şekilde bir rivayeti bilmiyorum. Misafirin rızkı ile geleceğine dair rivayetler ise vardır.
Gıybetin içeriği ve neticesi sabit değildir. Zinanın içeriği ve neticesi ise sabittir. İkisinin kıyas edilmesi bile mümkün değildir. Zina her durumda ağırdır, şirk ve cinayetten sonraki en büyük haramların başındadır.
a- Nikâh kıyılmış olması, ‘nişanlı iken’ süreci değildir artık. Siz nikâhlı idiniz. b- Boşanma eğer karıkoca olmadan ve kapalı bir odada başbaşa kalmadan gerçekleşti ise yani sadece nikâh yapıldı ama karıkocalık ortamı oluşmadı ise boşanma ile beraber yapılması gereken bir şey yoktur. Beklemek yani iddet beklemeniz gerekmez. c- Eğer karıkoca oldu iseniz ya da karıkoca olmaya uygun bir ortamda başbaşa kaldı iseniz boşama anından sonra üç aybaşı geçene kadar beklemeniz gerekir. Bu da yaklaşık olarak üç ay sayılabilir. Daha sonra kadın serbesttir.