Fetva Meclisi
Soru
Ben yaklaşık 2 yıl önce bir tarikattan tevbe aldım fakat yapmam gereken sekiz şartın olduğunu söylediler. Bu benim içime sinmediği için yapmadım. Bunun hükmü nedir? Hakka girmiş olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Mümkün ise, konu belirterek helalleşmek daha doğru olur. Ama umumen de olsa helallik muhakkak alınmalıdır. Çok zor bir yere gidiyoruz. Oraya hak götürmek tehlikelidir. Allah'a emanet olun.
İş yeri idarecinizin izin vermesi veya vermemesine göre değerlendirin bunu.
Buluğ çağından sonraki bütün kul hakları sahipleri ile helalleşilerek kaldırılabilir. Allah'ın hakkı ile kul hakkı arasındaki en önemli fark budur. Sahiplerini bilemeyeceğiniz ya da insan olarak izah edemeyeceğiniz haklar içinse tevbe ve dua imkanı vardır. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Bunu bir kul hakkından önce, ahlâk düşüklüğü olarak görmeliyiz. Bu nedenle de istiğfar etmek gerekir.
Selamünaleyküm. Üzerinizdeki bütün kul haklarını ödeme kararınızda ciddi olun. Ödeyebilmek için de elinizden geleni esirgemeyin. İmkan buldukça da hak sahipleri ile helalleşmeye, gönüllerini almaya gayret edin. Bu şekilde devam ederseniz inşaallah bir sıkıntı olmaz.
1- Sakın bir daha namaz ve benzeri ibadetlerle kul hakkını karıştırmayın. Kul hakkından daha büyük bir hata işlemiş olursunuz. Gırtlağımıza kadar batsak bile Rabbimizin kapısından geri kalamayız. Bu bizim kanunumuzdur. Bin kişiyi öldürmüş olsanız dahi son kapınız Allah'ın kapısıdır; o kapıdan asla ayrılmayın. 2- Tevbenizi yapın ve bundan sonra çok dikkat edin. Helalleşmeniz mümkün olanlarla helalleşin. İçinizden o heyecan kaybolmasın. Gerisini de Allah'a bırakın. Kendinizi iyilerin arasında tutmaya çalışın. Umutsuz kalmayın. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İçki içilmiş bir yerde daha sonra namaz gibi bir ibadetin yapılmasına namazın kabul olması açısından bir sakınca yoktur. Ancak Müslüman insanın, yaptığı işin neye mal olacağına dikkat etmesi gerekmektedir.
Bu şekilde bir rivayeti bilmiyorum. Misafirin rızkı ile geleceğine dair rivayetler ise vardır.
Evet, isminizin kullanılmasında en azından bir kerahet vardır. Değiştirmeniz farzdır diyemesem de değiştirmenizi mesela Muhammed yapmanızı tavsiye ederim.
Gıybetin içeriği ve neticesi sabit değildir. Zinanın içeriği ve neticesi ise sabittir. İkisinin kıyas edilmesi bile mümkün değildir. Zina her durumda ağırdır, şirk ve cinayetten sonraki en büyük haramların başındadır.
Meseleyi dış kıyafet/iç kıyafet diye ayırmayın rahat edersiniz. Şöyle anlayın: Yabancı bir erkek sizi yakın bir mesafeden gördüğünde sizin üzerinizde erkek olarak hoşlanacağı ve gözle de olsa tatmin olacağı bir ayrıntı yakalıyorsa siz tesettürlü değilsiniz demektir. Bunu önlemeniz için üzerinize alacağınız şeyin adının ne olduğu önemli değildir. Önemli olan sizin o gözden korunmanızdır. Adı dış kıyafet olup da sizi bu açıdan korumamış olan şeyin de kıymeti yoktur zaten. Allah yardımcımız olsun.
Fukahanın söz birliği ettiği kural şudur: Muta nikâh değildir, haramı kaldırmaz. Şuradan buradan getirilebilecek bir delil yoktur. Nikâh ile alakalı hususlarda en küçük gevşekliğe bile kapı aralamak tehlikelidir. Mü'minler arasında muta veya başka bir isimle iffeti korumayı zayıflatan her şey tehlikelidir.