Fetva Meclisi
Soru
Kul hakkına girdiğimiz, özellikle de geçmişte gıybetini ettiğimiz kişilerle helalleşirken söylediğimiz sözleri açıkça söylemeli miyiz? Söylediklerimizi hatırlamıyorsak ne yapmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
O kişi sizin söyleminizden zarar gördü ise muhakkak helallik almalısınız. Zarar görme söz konusu değilse, helallik istediğinizde sorun çıkarmayacağını zannediyorsanız yine helallik istemelisiniz. Helallik istemek yeni sorunlar üretecekse tevbe ve istiğfarla yetinebilirsiniz.
Bir kul hakkından helalleşmek için hak sahibine “şu iş” diye bilgi vermek gerekir ki hakkını helal etsin. Bu, günahı açığa vurmak değildir. Yine de böyle bir izahat, yeni bir sorun veya hak oluşturacaksa hak konusunu açıklamadan helalliği sağlayacak işi yapmak doğru olur.
Buna kul hakkı değil de insanlık ayıbı diyelim. Ancak Müslüman olarak iki şeye dikkat etmemiz gerekiyor. Genelleme yaparak konuşmak hatalıdır. Bu bir. Zira Allah Teâlâ, küfür ehlinin bile daha beter olanından, biraz iyi olanından söz etmektedir. İkinci olarak da medyanın insanları yönlendirdiği konularda kimse, adaletli konuşmaktan söz edemez. Görüp gözlediğimiz bir konu gibi ele alamayız onların bize aktardıklarını.
Selamünaleyküm. Tevbe, Allah'a karşı işlenen bir suçun affı içindir. Gıybet kul hakkıdır. Sahibinden helallık alınmalıdır.
Selamünaleyküm. Bunu bir kul hakkından önce, ahlâk düşüklüğü olarak görmeliyiz. Bu nedenle de istiğfar etmek gerekir.
Selamünaleyküm. Özel sıkıntı veren bir hak ihlali olmadıkça genel helallikler yeterli olabilir.
dedikodu konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir kere tenkit, ya siyasi veya idari konumu olan birinin üzerinden yapılır ya da ferden zarar gördüğümüz bir kişi üzerinden yapılır. Bu ikisi de bir hak aramadır ve gıybet hükmünde değildir. Birincisinde toplumun hukuku savunulmaktadır, ikincisinde de şahıs kendi hakkını savunmaktadır. Gıybet ise bir mü'minin arkasından onu rencide edecek şekilde konuşmaktır. Konuşulan şeyin doğru veya yanlış olması bildiğiniz gibi sonucu değiştirmemektedir. Allah hepimizi hayra yönlendirsin.
İsmini vererek zarar görmesine sebep olduğunuz biri varsa ondan özellikle helallik alın. Helallik mümkün değilse veya özellikle ismini vermeden dedikodu yaptı iseniz ya da benzeri genel denebilecek durumlar için toplu istiğfar etmeniz yeterlidir. Allah'ın mağfiretini umar ve umutla yaşarız. Allah yardımcımız olsun.
Derdi paylaşmak dedikodu değildir. Paylaşımı işe yaramayacak kimselerle paylaşmak, en azından moral verip hakkı gösterme kabiliyeti olmayana aktarmak dedikodu olabilir. Bir de özellikle ilave yaparak anlatmak yani yalan katmak asıl dedikodu olur.
Bu bir hastalıktır. Tamamen kurtulmak mümkün olmasa da en asgariye indirmek mümkündür. Bunun için de şunları uygulayabilirsiniz: a- Bununla ilgili âyet ve hadisleri ders olarak hazmedin. Dinimiz bu tür hastalıklar için neler tavsiye ediyor onu bilin. b- Çevre seçici olun. Bu hususta zafiyeti olanları elemeye çalışın. c- Arkadaşlarınızla bu konuyu gündem yapın, çirkinliğini sık sık gündeme getirin. Neticede sizin bu konudaki hassasiyetinizi bilsinler; hem onlar sakınsın hem sizin tutumunuz gereği size saygı göstermek zorunda kalsınlar. d- Sürekli okuyan, yazan biri olmaya bakın. Bu şu demektir: Kendinizi kültürle dolu biri yapın. e- Zikir yapmayı ilke edinin. Zikir şudur: Boş kaldığınızda ezber bildiğiniz âyetleri okuyun. Sureleri tekrar edin. Tesbih yapın. Mesela, on defa ‘subhanellah’ deyin. f- Her şeye rağmen yine bataklığa düşerseniz istiğfar edin, tevbe edin. Tekrar etmemeye azmedin. g- …Ve dua etmeyi unutmayın. Her gün dua edin. Dua mü'minin silahıdır.
Sizinle alakalı bir olayı nakletmek dedikodu olmaz. Derdinizi anlatabilirsiniz ama ilave yapmayın, abartmayın, anlatmamayı tercih etmeye çalışın. Ve asla anlattığınızda size yarar getiremeyecek birine de anlatmayın.
Söz konusu üretilmiş sözlere rağmen bayanın dışarıdan bakıldığında Müslümanca kimliği açık görülebiliyor ve bir sıkıntı hissedilmiyorsa evlenebilirsiniz. Aksi ise yani söylenenleri doğrulayacak işaretler görüyorsanız Müslüman olarak kendinizi böyle bulanık bir suya atmamalısınız. Aynı durum erkek için de geçerlidir.