Fetva Meclisi
Soru
Migren hastasıyım, aç kaldığım zaman aşırı derecede baş ağrısı oluyor ve birkaç gün devam ediyor. Elden ayaktan kesiliyorum. Küçük çocuklarım var, onların bakımını yapamıyorum. Geçen yılarda orucumu hep yarım yamalak tuttum, dolayısıyla borcum da var. Oruç ayında ne yapmam gerektiği konusunda beni bilgilendirmenizi rica ederim.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sıhhatinize kavuşuncaya kadar oruç borçlarınızı erteleyebilirsiniz. Bir kenara not edin, borçlarınızı unutmayın. Tutmaya kararlı olun. Gerisini Allah'a havale edin.
Geçmiş olsun. Çok ağrınızın olduğu günlerde orucu bozabilirsiniz. Sonra da tutamadığınız gün kadar kaza orucu tutarsınız. Yine de oruç konusunu doktorunuzla görüşseniz daha iyi olur.
Migren gibi ağır hastalığı olan birinin o hastalık esnasında orucunu bozmasında sakınca yoktur. O günün yerine kaza olarak bir gün oruç tutar.
Allah şifalar versin. Fidye vermek için iyileşme ümidi olmamak gerekir. Doktor bu konuda size bundan sonra oruç tutamayacağınıza dair kesin bir tanı koyduysa fidye verebilirsiniz. Aksi takdirde fidye verseniz de iyileştiğinizde oruçlarınızı tutmak zorundasınız.
Arkadaşınıza geçmiş olsun. Bu yıl tutamadığı gün kadar iyileştiği zaman oruç tutar yani kaza eder. Endişe edecek bir durum yoktur.
Hamile bir kadın baş ağrısı, mide bulantısı, aşırı halsizlik, görme zafiyeti ve çocuk için risk gibi nedenlerle oruç tutmayabilir. Tutamadığı gün kadarını da daha sonra kaza eder. Sadece tutamadığınız günleri kaza edin. Allah size ve yavrunuza sıhhat versin.
baş ağrısı konusundaki diğer fetvalar
Bize orucu emreden Rabbimiz, orucu sıhhatli bulunma şartımıza göre emretmiştir. Sıhhati elvermeyen mü'min, orucunu kazaya bırakabilir. Elvermeme durumu ise mü'min bir doktorun raporu ile belirlenebilir. Sizin tecrübeniz de bunun için yeterli belge olabilir. Şuurunu kaybedecek düzeyde bir baş ağrısı, günlerce uykusuz kalma gibi nedenler de oruç tutmama veya tutarken bozma gerekçesi olabilir. Bu durumlarda sizin imanınız ve Allah korkunuz temel ölçüdür.
Dinimizde muskayı tavsiye edecek veya kullanılmasını men edecek güçlü delillerimiz bulunmamaktadır. Çocuklar için kullanılmasında cevaz bulunabilse de büyüklerin kullanmaması görüşü daha evladır. Asıl olan ise duaların okunmasıdır. Muskanın içeriği ile ilgili de dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Muskanın içeriği şifre gibi şeylerden oluşuyor ise böyle bir muskayı da kabul edemeyiz. Ayet ve hadislerden oluşan bir muska ancak kabul edilebilir. Bahsettiğiniz sorunlar tıbbi bir tedaviyi gerektirebilir. Doktora gidip teşhis edilmesi ve gereken bir tedavi varsa yapılması da ihmal edilmemelidir. Tabi ki bir mü’min olarak şifa için duayı ihmal etmemeliyiz. Kur’an’ımızın tamamının şifa olduğunu da unutmamak gerekir. Hem tedbir hem de teslimiyet ile bir hayat yaşamak asıl yakalanması gereken nokta olmalıdır. Rabbim şifalar versin.