Fetva Meclisi
Soru
Hocam 1 ya da bir kaç tane evladı olan birisi gayri meşru işler yapan ya da kendine karşı bir ya da birkaç aşırı kötü hareketi olan evlatları varsa evlatlarının bir kısmını ya da hepsini mirasından tamamını mirasından mahrum bırakabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Kişi, mirasçısını mirasından mahrum etme hak ve yetkisine sahip değildir. Ancak vârisin mûrisini öldürmesi, farklı dinlerden olmaları gibi mirasçılığa engel hâller bulunması durumunda mirasçı mirastan mahrum kalır. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 5/115-116) Çocuklar anne-babanın gönlünü incitecek, sevgi ve gönül bağını koparacak davranışlarda bulunmuşlar veya görevlerini yapmamışlarsa, dinen sorumlu olurlar. Onların bu hataları mirastan mahrum bırakılmalarına dinen sebep teşkil etmez. Bu itibarla, anne-babanın hangi sebeple olursa olsun çocuklarını mirastan mahrum etmek için evlatlıktan reddetme yetkisi bulunmadığı gibi mirastan mahrum bırakmak için vasiyette bulunması da caiz değildir. Ailede anne-baba kendi sorumluluklarını, çocuklar da kendi sorumluluklarını bilerek ailevî yaşantılarını bir Müslüman’a yakışır şekilde düzenleyip sürdürmek mecburiyetindedirler.
Dinimizde, başkasının nesebine kaydedilip aslî nesebinin zayi edildiği ve bu bağlamda birtakım hukukî sonuçlar doğuran evlatlık müessesesi kabul edilmemiştir. (el-Ahzâb, 33/4-5; Buhârî, Megâzî, 57 [4326]; Müslim, Îmân, 114-115 [63]) Bununla beraber kimsesiz çocukların evlatlık adı altında ve hiçbir hukukî sonuç doğurmaksızın hayırsever kimseler tarafından bakılıp büyütülmesi de mümkündür. Evlat edinenle evlatlık arasında tek veya çift taraflı bir mirasçılık ilişkisi yoktur. Aralarında mirasçılık söz konusu olmadığından, evlat edinenler hayatta iken diledikleri kadar malı evlatlık olarak büyütülen çocuğa hibe edebilecekleri gibi mallarının üçte birini vasiyet yoluyla da bırakabilirler. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/48) Başkası tarafından evlat edinilen kişi, gerçek babasının nesebinden çıkmış olmadığından ona mirasçı olur.
Bir insan ölmeden malını miras gibi taksim etmemelidir. Miras, ölümden sonrasına kalsa daha iyi olur. Evlatlardan birinin Kur'an'ın hükmüne itiraz etmesi onun bileceği bir iştir; mesele iman meselesidir. Siz karışmayın. Kalan size helaldir. O yasal bir güç kullanıp malına haram karıştıracaksa onun bileceği bir durum.
Çocuğun anne babasını üzmesinin vebali büyüktür, ahiret azabının en büyük sebeplerinden biridir. Bunun yanında “mü'min olduğu sürece” günahkâr olması, ebeveynini üzmesi bir insanın mirastan mahrum edilmesine sebep olmaz. Çünkü insan iyi dindar olması ile değil soy bağı ile mirasçı olur. Bu nedenle öyle bir vasiyetin hükmü yoktur.
Babanın veya annenin mirasını kendi sağlığında taksim etme hakkı yoktur. Yapsa da değeri ve bağlayıcılığı yoktur. O öldükten sonra değiştirebilirsiniz. Sağlığında yaparsa bu bir hibe olur. Çocuklarına sağlığında mal vermiş olur. Buna çocuklardan biri itiraz etmedikçe de sakıncası olmaz. Eğer babanızın taksimine diğer kardeşleriniz gönülden razı iseler, helal olması bakımından size zararı olmaz. Onlardan biri malı hukuk sistemine göre değil de mesela kıza düşecek fazlalığı erkek kardeşine verecek şer’i anlayışa göre iade ederse bu durumda da sakınca olmaz. Ama öyle veya böyle baban yaptığı yanlıştan ötürü vebale girer. Ona rıza gösteren her mirasçı da vebale girer. Bu seçeneklere göre bir tercih yap ama babanı da bir din düşmanını karşına alır gibi alma. Bile bile onu ateşe doğru koşturmuş olursun.
Selamünaleyküm, Kur'an'ın nasıl yapılacağını beyan ettiği bir konuda başka kimsenin söz hakkı olmaz. Miras da buna dâhildir. Kur'an dışında bir kaynaktan miras bölüşümü kuralı almak isteyerek ve beğenerek olursa dinden çıkmaya kadar götürür kişiyi. İstemeyerek ve en azından gönülden karşı koyarak olursa dinden çıkarma nedeni olmayabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
1- İstibranın delili Sünnet'tendir. Sahabelerin bu husustaki uygulamaların ayrıntılarını bilmiyorsak da fukahanın genel çizgisi, onların tutumundan kaynaklanmaktadır. 2- Tuvaletten sonra, abdest alınsın veya alınmasın istibra yapılmalıdır. Aksi durumda çamaşır, namaz açısından uygun olmaz duruma gelebilir.3- İdrarın bir damlası da organdan çıkması durumunda abdesti bozar. Bu hususta vesveseye kaçmadan dikkatli olmak gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Tövbe ettikten ve tövbeyi koruduktan sonra bu ümmetin lideri bile olabilirsiniz. Tövbenize ve onu korumanıza bakın.
Selamünaleyküm. Mü'minler, bir vücudun azaları gibidirler; bir yerdeki sızıyı her yerden hissetmek zorundadırlar. Bir mü'min kardeşin, hatasını görüp de onu hissetmemek bize ait bir tavır değildir. Şu kadar ki, daha ağır bir hataya mesela onun 'boş ver' demesine neden olacak davranışı da kabul etmeyiz. Duruma bakın, yararlı olacak zannederseniz nezaketle ikaz edin. Aksi takdirde susmayı yeğleyin. Siz niyetinizle ve samimiyetinizle kazanırsınız. Nefisleri kabartmadan, incitmeden ve kınamadan yapmak gerekiyor. En azından imamlara, böyle bir hata gördüğünüzü hatırlatarak onlara söyletebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. İstihareden önce gerekli istişare ve araştırma bitirilmelidir. İstihare en son nokta olmalıdır. kimsenin başkası adına istihare etmesinin anlamı yoktur. Karşı taraf sizinle evlenmeyi uygun bulup düşünüyorsa onun istiharesinin sonucu olumlu demektir zaten.
Selamünaleyküm. Putlaştırma düzeyine gelen sevgilerin terk edilmesi gerekiyor. Daha aşağısını terk etmek insanın elinde değildir zaten.
Sorunuzdaki birinci bölümde taklit olarak kimi, nasıl izleyeceğinizi beyan ettiğiniz için benim söyleyebileceğim bir söz kalmamaktadır.İkinci sorudaki meseleye gelince, sadece iğne batırmakla oruç bozulmaz; iğnenin ilaç veya benzeri bir sıvıyı deri altına akıtması ile oruç bozulur. Eğer böyle olduysa yani iğneden deri altına ilaç verildiyse o günün orucu tekrar kaza edilir. Bu kadar.