Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Sorum Mısır ile ilgili; Önce şunu belirteyim hocam, Allah şahittir ki kalbim bir an olsun onları destekten uzak kalmadı. Hakikatte Allah'ın rızasını istediklerinden zerre miktarı da şüphe etmedim. Yani demokrasi için ölmüyorlar. Onların silahsız şekilde tankın önünde durabilmesi şehadet sevdasının zirvesidir. Lakin hocam günlerdir içinden çıkamadığım şey; silahsızsın ve kadın-çocuk, öldürüleceğini bile bile meydanda duruyorlar. Fakat ölüm var, silahsızsın, bu bir yokoluşa gitmek değil mi? Ömer bin Abdülaziz İstanbul surları önünden orduyu çekti sebep; Müslümanlar telef olmasın diye. Dedesi Ömer bin Hattab Muaviye'nin Kıbrıs seferine izin vermedi sebep; Müslümanları tehlikeli sulara atmamak için. Şu durumda Mısır'daki Müslümanların durumunu buna benzetebilir miyim? Yoksa bu olması gereken bir durum mu? Müslümanların kanının aktığı yerde Müslümanların hatası var mıydı diye sorgu içinde değilim hocam, orada akan nihayetinde benim kanım. Benim memleketimde olmayacağını kim garanti eder? Bu kula diyeceklerinizi ve tavsiyelerinizi muhtacın ihtiyacı gibi bekliyorum. Allah yolunuzu açık etsin size olan muhabbeti artırsın. Allah'a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam.Asıl endişe etmeniz gereken durum, bu düşüncenizdir. Şeytan becerip sizi, derin düşünme oyunuyla oyalıyor. Düşünmeyin bir süre bunları. Kibir, riya ne olursa olsun kulluğa devam etmeyi kararlaştırın ve tatbik edin.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim benim, Bu sözlerin çok samimi; ona itirazım yok ama istemekle uygun olanı yapmak aynı şeyler değildir. Hiçbir yerde insana ihtiyaç yok, desteğe ihtiyaç var her yerde. Destek de parayla, siyasetle oluyor. Sen yetiştir kendini, kapasiteli biri ol; binlerce şehit hazırlayacak işler yap. Daha iyi bir iş yapmış olursun. Sana dualar ederim.
Aleykümselam. Habeşistan veya Yusuf aleyhisselam örnekleri yersiz ve açısı farklı örneklerdir. O örnekler üzerinden yola çıkmamızın, nefislerimizi tatminden başka bir anlamı olmaz. Sözünü ettiğiniz kurumlara, HALKINDA Müslüman BULUNAN ülkelerin katılmasını söz ediyorsanız, Müslümanların katılıp katılmaması veya başka bir yönünü soran da yoktur zaten. Müslümanların bizzat bu konu hakkında fikirlerinin ne olması gerektiğini soruyorsanız, onu soran bir yetkili de yoktur. Biz kendi kendimize başkasının parasını sayar gibi bir iş yapıyoruz adeta. Mevcut durumu asla kabul edemeyiz. Bize ait olmayan yerlerde bulunuruz ama bize ait olmadığını bildiğimiz şartlarda bulunuruz. Bizimmiş gibi davranamayız. Allah yardımcımız olsun. Birbirimize dua edelim, aslımızı korumayı unutmayalım.
Selamünaleyküm Esefle ifade etmeliyim ki, müminlerin bir telefon markasını soruşturur gibi birbirlerinin veya bazı isimlerin imanlarını, ahiretlerine ait durumlarını soruşturmaları asla hayra alamet değildir. Zikrettiğiniz ismi şahsen tanımıyorum. İnternet ortamındaki konuşmalarına sadece muttali oldum. O konuşmalarda da şu ana kadar zahiren sakıncalı bir şey görmedim. Allah Teâlâ ona da bize de rızası için çalışmayı kolay kılsın. Şu anda Suriye'de, tarihimizin en ağır vakalarından biri yaşanmaktadır. Rabbimizin huzurunda yüzümüzü kızartacak büyük bir olaylar dizisi ile karşı karşıyayız. Yerden göğe kadar HASBUNELLAH diye haykırmaktan başka yapacak müessir bir iş göremiyorum. Zikrettiğiniz kardeşimizin yaşı çok genç olduğu için yüksek heyecanı, dolu dolu konuşmasını sağlıyor. O konuşmalar da bizdeki gençleri etkiliyor. Bir de silah omuzda fotoğraf çabuk etki ediyor. Suriye'mizde ise sözden çok iş gerekmektedir. Hepimizin yaptıklarını melekler yazıyor, yapmak istediklerimizi de Rabbimiz biliyor. Hepimiz, niyet ve amellerimizin sorgulanacağı yere gidiyoruz. Bu noktada önemli bir hususun altı çizilmelidir: Adeta Suriye'de ilim ehli kimse cihat etmiyor da bir zât geldi, alimler adına da cihad eden biri bulundu şeklinde bir anlayış gayet yersiz olur. Orada nice ilim ehli âlim, cihadın içinde bulunmaktadırlar. Bu kardeşimizin yaptığı da onların yaptığı da inşaallah cihattır. Yeter ki küfrün beli kırılsın, kim kırarsa kırsın ama küfrün beli kırılsın. Ümmetimizi bir bütün olarak alakadar eden hususları ümmet kafası ile düşünmeliyiz. Ben şahsen bir insanın belirli gruplardan olmasını, cihattan men edilmesinin gerekçesi yapılmasını haddi aşmak olarak görüyorum. Cihad ediyor olarak bilinirken diğer müminleri tekfir etmek, cihadın içinde olmadan cihat meydanlarındakileri tekfir edercesine isnatlarda bulunmak ve böylelikle fırkalaşmayı derinleştirmek, tam anlamıyla ümmetin birlik ruhuna vurulan bir darbedir. Bunu asla kabul edemem. Önemli olan küfrün belinin kırılmasıdır; kim kırarsa kırsın onu. Eğer bir gün müminlere silah doğrultulursa, işte o zaman bize saldıran bir düşman gibi görürüz o silahı doğrultanları, velevki cihat (!) ettiklerini zannetsinler.. Suriye gibi bir ateş vadisinde, müminler bir arada görünmelidirler. Allah’tan korkup fitneye alet olmamalıdırlar. Küfür ve uşakları tek yumruk olup üzerimize yürüyorken, her gün yenisi yaşanan acılar yüreklerimizi dağlıyorken, gönül dünyamız artık bu yükü kaldırmaktan yorulmuş ve aciz düşmüşken, yaşanan bunca acı tecrübeler artık aklımızı başımıza getirmiyorsa, gelecek olanı beklemekten başka çare kalmıyor.. Rabbim âhir ve âkıbetimizi hayreylesin.. Selamünaleyküm. Nureddin YILDIZ facebook.com/nureddinyildiz twitter.com/nurettinyildiz instangram.com/nureddinyildiz
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, Şeytan sizi alkol ve benzeri haramlarla vurabileceği gibi temiz duygularınızla da vurabilir. Dikkat etmelisiniz. Güzelin peşinde olmak, helak olmak değildir. Daha teennili olmanız gerekir. Ne orada ne de Türkiye'de aradığınız yer yoktur. Siz, aradığınız yeri icat edeceksiniz biiznillah. Daha kapsamlı ve daha rahat düşünmeye çalışın. Sabırlı olun.
Selamünaleyküm. Çözümü görünmeyen sorunların içinde bocalamayın. İslam'ın berrak yüzü önümüzdedir Siz neden negatiflerle ilgileniyorsunuz? İslam'ın Müslümanlarında sorun var ama Peygamberinde sorun var mı? Kur'an'da sorun var mı? Şeytanın sizi oyalayacağı işlerle ilgilenmeyin, rahat edin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.Geniş bir ferace de dış mekân tesettürü olabilir.
Selamünaleyküm.Sözünü ettiğiniz şekil, sahih ve sarih kaynaklarda yoktur. Dolayısıyla öyle bir zikir için 'Peygamber aleyhisselamın yaptığı zikirdir' diyemeyiz. Öyle diyemediğimiz şeyi de ibadet diye adlandıramayız.
Aleykümselam.Hile ile yapılan işten bereket kalkar. Hilenin boyutuna göre helallik de kalkar.
Aleykümselam. Önce samimi bir tevbe ve istiğfar et sonra da sadece o günleri kaza et.
Aleykümselam.Bozulan yemin için keffaret gerekir. Keffaret, on fakiri doyurmak veya giydirmek ya da bunları yapamayacak kadar fakir olanın üç gün oruç tutmasıdır.
Selamünaleyküm.Bulunduğunuz kurumun yönetimi bu hususta size ne kadar izin veriyorsa o kadarı sizin için helaldir.