Fetva Meclisi
Soru
Mü'min insanın mü'min kardeşine arkasından yaptığı dua ile ne kastedilmektedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Dua bir ibadettir. İbadet, Allah’ın istediği şekilde yapıldığında kabul olur ve ibadet yerine geçer. Rabbimiz dua ederken, onun dualarımızı kabul edeceğinden şüphemiz olmamasını istemektedir. ‘Eh, tutarsa..’ niteliğinde bir dua yanlıştır. Uygun şeyleri, edebine uyarak isteyen için duanın kabul olmasına mani bir şey yoktur. Elbette kabulün ne zaman ve nasıl gerçekleşeceğini kendisine dua ettiğimiz Allah bilecektir.
Mushafların arkasındaki dualar Kur'an'dan değildir. Hatmedene yardımcı olmak için sonradan yazılmıştır. O da okunabilir bir başkası da. Allah bizi kitabından ayırmasın.
Kendimiz için istediğimizi mü'min kardeşimiz için istemeyi ilke olarak dünyevi işler için, yarışmayı da ahiret işleri için diye belirlerseniz sorun kalmaz. Şöyle bir mantıkla meseleyi daha rahat anlayabilirsiniz: Mü'min, iyi işleri en iyisi ile yapan olmak için koşuşturur. Bu iyi işler arasında mü'min kardeşi için de iyilik istemek olacağından kendisi için istediği iyilikleri samimi bir şekilde kardeşleri için de isteyecektir. Vasıflı ve ihlaslı bir mü'min için zor değildir bu.
Duanın kabulü için uygun vakitler vardır. Bu vakitlerde yapılan dualar, diğer vakitlerdekilere göre daha kabule yakın olurlar. Sözünü ettiğiniz vakit de o vakitlerden biridir.
Müminler birbirlerinin kardeşleridirler. Her mümin diğer müminin aynası gibi olmak zorundadır. Şu kadar ki, kaş yaparken göz çıkarmak gibi bir hata işlemekten kaçınmak gerekir. Yaşa başa, birikime dikkat ederek ve tatlı dilli konuşarak iş yapmak gerekiyor.
Selamünaleyküm. Mü'min için asıl olan, Allah'ın razı olacağı amelleri yapmasıdır. Haramlardan kaçınmak ve farzları eda etmek en büyük yatırımdır. Dua da ilk sıradaki ibadetlerdendir. Duayı, kişinin kendi Salih amellerine dayandırması evla olandır. Dua eden mü'minin: 'Peygamber aleyhisselamın hürmetine…' şeklindeki duası etrafında tartışma olmuştur. Bunu insanların, asıl yapmaları gereken işlerin yerine oturtmaları ve görevlerini ihmal etmelerine sebep olan bir vesile kılma hatalı bulunmuştur. Netice olarak, ortada ulemanın farklı yorumladığı bir mesele var. Biz bu meselede şöyle bir tatbikat yapabiliriz: Bu şekilde dua eden bir mü'mini şirk ve benzeri ağır ithamlara maruz bırakmak makul değildir. Ortada cinayet yoktur, kasıt yoktur. Böyle dua etmeyi uygun bulmayana da namaz kılmayan biri muamelesi yapmak yanlıştır.