İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

selamünaleyküm hocam.. şuan okadar kötüyüm ki iyi bir kul olamıyorum sabredemiyorum içimdeki mücale ruhunu bitirdiler...etrafımdaki firavunlarla mücadele edemiyorum çünkü musa değilim..firavunlarla mücadele ederken bende firavuna benzemeye başladım....gerçek müslüman depresyona girmez o her sıkıntının Allahtan geldiğini bilir o sıkıntıdan dersini çıkarır sıkıntısınarazı olur derdim ama şidi ben ne sıkıntıma razı olabiliyorum nede sabır gösterebiliyorum sorum müslüman deprosyana girermi girerse nasıl düşünmeliyaşamak bu kadar anlamsız ve boşken hep kaybederken allahın sevmediği bir kul haline gelirken niye yaşamak ve mücadele etmek zorundayım...allaha emanet olun...

Cevap

Müslüman da bunalır kâfir de. Müslüman bunaldığında çektiklerini ahirette bulacağı için boşa bunalmış olmaz. Kâffirin ise zaten bir dünyası vardı o da bunalımla geçince kökten zarar etmiş olur. Fark budur. Şeytan bu farkı bize unutturmak ister. Bizim daha basiretli davranarak, çilemizi bile ecre dönüştürmemiz gerekir. Durum budur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Öyle bir hak oluşmaz, merak etmeyin. Yeter ki siz onları ebediyyen kafanızdan silin. Katili Allah affettikten sonra maktüllerin de haklarını onlara bizzat Allah verir. Yeter ki o kulunu affetsin. Sağlam basmaya devam edin, Allah yolunuzu açık, kalbinizi ferah kılsın.

Selamünaleyküm. Hocam siz benim için çok değerlisiniz. Sizin ne kadar samimi ve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, aklı olan herkesi hayretler içinde bırakacak, uykusunu kaçıracak ağır bir felaket yaşıyoruz. Allah'ın mülkünde aciz kullar olmanın en net tablosunu oluşturduk. Böyle büyük bir felakette kalbi olan herkes sıkıntı çeker. Hiçbir şey yokmuş gibi olmak mümkün değildir. Sabretmek nedir bunu da anlamış olacağız. Böyle bir durumda psikolojimizin ayakta duramayacak hale gelmemesi için şu hususlara önem vermeliyiz: a- Olayın nedeni, niçinleri gibi ayrıntılarına ve bilimsel boyutlu yorumlarına girmemeliyiz. Bilimsel yorumları ehline bırakmak doğru olandır. Gereksiz zihin meşguliyeti oluşturur, korkuyu artırabilir. b- Bölgede sayısını Allah'tan başkasının bilemeyeceği kadar insan kardeşimiz ya öldü, ya da ölümün kovaladığı zor anlar yaşıyor. Hastalık, soğuk, açlık ve çaresizlik içinde kıvranıyor. Elimizden ne geliyorsa profesyonel yollarla onlara ulaşmalıyız. Bir ekmek, bir bardak su bile olsa bir şeyler yapmaya çalışmalıyız. Bizim desteğimiz kimseyi kurtarmasa da bizi vicdan azabından kurtarır. c- Bu olay bize dünyanın niteliğini ve faniliğini iyice izah eden bir ders olmalıdır. “Dünya budur, böyledir” diyebilmeliyiz. Bir matem ortamı oluşturup kenara çekilmek şeklinde olmayan dersler çıkarmalıyız bu olaydan. Dünyanın dost ayırmadığını ama onu iyi kullananı seçtiğini anlamalıyız. Boş “keşkeler” yerine ciddi değerlendirmeler yapmalıyız. Siyaset başta olmak üzere özel menfaatlerimizi bu afetin ve sonuçlarının önüne geçirmemeliyiz. d- Şeytan, bizi içten çökertmek için bu musibeti kullanabilir. Ona alet olmamak için ne gerekiyorsa ihmal etmeyeceğiz. Günlük ibadetlerimizi aksatmamak en başta yapmamız gerekendir. Muhakkak bir zikir programımız olmalıdır. Günde yüz defa şu zikir, yüz defa bu zikir gibi bir plan yapmalıyız. Çokça Kur'an okumak bir çaredir. Özellikle de bu dönemde KEHF suresini sık sık sesli bir şekilde okumalıyız. e- Aile içi ilişkilerimiz, arkadaş çevremiz, akrabalarımız bir nevi ciğerlerimiz gibi etkilidir. Birbirimizi incitmemeye, zaten gergin olan ortamımızı biraz olsun muhabbetle kollamaya önem vermeliyiz. Bu dönemde bari birbirimize daha müsamahalı, görmezden gelmeye çalışır olmalıyız. f- Bu tür musibetler anında iki yoldan birinden gitmek kaderimizdir. Birincisi: Derdimizi konuşup bir kenarda mızmız ederek vakit geçiririz. Elimizden dünya da gider ahiret de. Bu açıkça felaket üstüne felaket olur. İkincisi ise başımıza gelen felaketten sonra her şeyden önce o felaketten maddi manevi ibretler çıkarırız. Elimizden gelen her türlü çareyi kullanırız. Yeni bir hayat ve yeni bir huzur arayışı içinde oluruz. Sonra da Rabbimize sığınır ve dualar ederiz. Bu da bizim dünyamızı huzur olarak kazanmamız ve ahirette ecir sahibi olmamız anlamına gelir. Bu ikinci yolu tercih etmemiz gerekiyor. Dinimiz bunu emreder, akıl da bunu gösterir. Allah yardımcımız olsun.

Hocam yaşanan olaylar neticesinde bir yanım korku içerisinde bir yanım otur sade
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şunu çok iyi bilin ki sizin içinde bulunduğunuz durum, insanoğlunun genel durumudur. Siz sadece bu durumu hissetmekle farklı hale gelmiş bulunuyorsunuz. Keşke bütün insanlık sizin hissettiklerinizi hissedebilse; kurtuluşu ne çabuk olurdu, bir bilseniz! Sizi tebrik etmek istiyorum. Neden biliyor musunuz? Çünkü sizin sorun ve endişe olarak dillendirdiğiniz şeyler, sizdeki sancılar, büyük bir açılımın, yüreğe su serpen umudun işaretleridir. Siz adeta, Kur'an okuyan kardeşini öldürmeye giden Ömer'deki heyecan ve parlayan gözleri yansıtıyorsunuz. Bu nedenle, gelecekteki huzurlu günleriniz, Allah'a açılan yolunuz nedeniyle sizi tebrik etmek istiyorum. Endişe edecek bir durumunuz yoktur. Ama sizin bu halinizin şeytanı endişelendirebileceğini, o da endişelendikçe beyninize çullanacağını elbette tahmin edersiniz. O da nihayetinde bir kişi kaybetmektedir. Meleklerin kazandığı her insan onun kaybettiği bir dost demektir. Şunu bilin yeter: Rabbimiz bizi büyük bir imtihan için göndermiştir. Gözümüzle gördüğümüz her şey, kulağımıza gelen her ses, elimizle tuttuğumuz ne varsa onlar, Rabbimizin bizi imtihan etmek için önümüze çıkardığı nesneler durumundadır. Bizim iyi veya kötü dememiz, yararlı veya zararlı görmemiz bu gerçeği değiştirmeyecektir. Ve ne kadar imtihan şuuru ve heyecanıyla canlı kalabilirsek kazanma ihtimalimiz de o kadar yüksek olacaktır. Bu kurala, haramlar/farzlar gibi mübahlar da dahildir. Biz imtihan olarak, sadece haramlara bulaşmamayı, alkol tüketmemeyi, faiz yememeyi anlarsak eksik anlamış oluruz. Bilakis, gençliğimizi nasıl geçirdiğimizi, Rabbimizin bize lütfettiği nimetleri, zekâmızı, güzelliğimizi, yeteneklerimizi, çevremizi nasıl kullanıp yönlendirdiğimizi de bir imtihan konusu olarak görmeliyiz. Zenginin malını harcamasını, zekât verip vermediğini, sadakayla ilgilenip ilgilenmediğini irdelediğimiz kadar genç bir kızın gençliğini, tertemiz zekâsını, becerilerini nerede ve ne için tükettiğini, imkânlarını insanlığa baki bir eser olarak kalacak şekilde kullanıp kullanmadığını da soracaktır Rabbimiz. Zor olan da budur zaten. Bunun için sizin, henüz pratik hayata atılmadan önce böyle bir idraki yakalayacak sürece girmiş olmanızdan ötürü tebrik etmek istedim. Fitneler ve kaygan zeminler çağında Allah Teâlâ'nın bir kulunu kendi yolunda kullanması, değeri takdir edilmeyecek büyük bir nimettir; şükür ve tebrik gerektirir. - Allah Teâlâ'ya karşı kulluk hissinizi canlı tutun. O'nun rızasının üstünde bir amaç edinmeyin. O'nun yolunda olmayı gaye edinin. Başınız açık, eteğiniz kısa bile olsa, O'nun kulu olmanın yegâne maksat olacağını, bunun da sizi kurtaracağını yani O'nun kapısında olduktan sonra başı açıkların, eteği kısaların bile kurtulanlardan olacağını bilin. Buna inanın, bununla dolun taşın. Şeytanın sizi ürkütmesine, O'nun kapısının büyüklüğünü bilmeyenlerin sözlerine aldırmayın. - Namazı en büyük gösterge olarak hiç ihmal etmeyin. Yarım vakit bile olsa kılın namazı. O sizi cennete doğru çekecektir. - Yalnız kalmayın. Mü'min bir cemaatin içinde olmaya çalışın. Kiminle ve nerede beraber olacağınız konusunda acele etmemeniz gerekir. Bilgi ve heyecanınız arttıkça bir noktadan sonra yerinizi bulacaksınız biiznillah. - Olaylardan ve sıkıntılardan yılmayın. Sabırsız bir adım dahi gidemezsiniz. Hemen değil vakti gelince olacak her şey. - Anne babanızın dini durumu ne olursa olsun, onları ezecek bir iş yapmayın. - Bilhassa evlenme yani bir erkeğin zimmetine girme konusunda duygusal olmamaya çalışın. - Mezuniyetiniz sonrası ve iş ortamı gibi konularda muhakkak istişareler yapın. Bir insanın aklı bütün insanlığa yetecek çapta olsa dahi kendine yetmeyebilir. - Aralıksız dualar yapın. Kendinize, anne babanıza, bütün insanlara dualar edin. Allah'tan bıkmadan usanmadan isteyin. Size dualar ediyor, iyi haberlerinizi bekliyorum. Allah yâranınız yardımcınız olsun.

Ben üniversite 4. sınıf öğrencisiyim. Bulunduğum çevrenin uzaktan yakından İslam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Asıl endişe etmeniz gereken durum, bu düşüncenizdir. Şeytan becerip sizi, derin düşünme oyunuyla oyalıyor. Düşünmeyin bir süre bunları. Kibir, riya ne olursa olsun kulluğa devam etmeyi kararlaştırın ve tatbik edin.

Selamünaleyküm hocam.Benim bir sıkıntım var hocam, ne yapacağımı şaşırdım; Dışar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Mü'min, her çiçeği izleyen arı gibi olmalıdır. Kovanını unutmadığı sürece çiçekten çiçeğe dolaşmasında da sakınca yoktur. Bulunduğu çiçeğin üzerinde yapışıp kalan arı ise bal yapamaz. Kendinizi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden başka kimsenin bağımlısı görmemelisiniz. Kimseyi de hor görmemelisiniz. Hepimiz kuluz, kulluk yapmaya çalışıyoruz. Birbirimizin farklılıklarına tahammül etmeye de mecburuz. Sözünü ettiğiniz yerden size fayda olarak ne gelecekse onu alın. Biiznillah zarar da gelmez. Ortalama bir yol tutturmalısınız. Sabırlı ve sebatlı gidilen her yol neticede hayra ulaşır. Allah yardımcınız olsun.

Selamünaleyküm hocam. Yurt dışında yaşadığım için burada ilim alabileceğim ve is
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim insanlar bazen bilerek, bazen bilmeyerek kalp kırabiliyorlar. Keşke böyle olmasa ama oluyor maalesef. Tabii ki onlara tepkimizi gösterebiliriz. Ama unutmamamız gerekiyor biz de her gün Allah'a karşı suç ve günah işliyoruz ve Allah'tan bağışlanmayı diliyoruz. Öyleyse bağışlanmayı dileyen kullar olarak bizim de Allah'ın kullarını bağışlamamız gerekmez mi? Gerekir. Allah'ın kullarına merhamet edelim ki Allah da bize merhamet etsin. Sen özünde iyi olan insanlara karşı daima affedici olmaya çalış. Hoş gör. Bu sana olgunluk ve büyüklük katar inşaallah. Hadisler konusunda da aşağıdaki hadisleri dikkatine sunarım. Allah'a emanet ol. "Birbirinizle ilginizi kesmeyiniz, sırt dönmeyiniz, kin tutmayınız ve hased etmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz. Bir Müslümanın, din kardeşini üç günden fazla terk edip küs durması helâl değildir." (Buhârî, Edeb; Müslim, Birr) "Bir Müslümanın, din kardeşini üç gün üç geceden fazla terkedip küs durması helâl değildir: İki Müslüman karşılaşırlar biri bir tarafa öteki öbür tarafa döner. Hâlbuki o ikisinin en iyisi önce selâm verendir." (Buhârî, Edeb, İsti'zân; Müslim, Birr) "Her pazartesi ve perşembe günü ameller Allah'a arzolunur. Din kardeşi ile arasında düşmanlık bulunan kişi dışında Allah'a şirk koşmayan her kulun günahları bağışlanır. (Meleklere) siz şu iki kişiyi birbiriyle barışıncaya kadar tehir edin, buyurulur." (Müslim, Birr)

Hocam ben uzun bir zaman önce bir konuda danışmak üzere bir arkadaşıma mesaj atm

depresyon konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hastalık da Allah'ın kaderi iledir. Allah Teâlâ, bize hastalık yazdığı gibi şifa yollarını da yazmıştır. Her mü'min, başına gelen musibetin çarelerini aramak zorundadır. Bu tıpkı namaz kılmak için cami aramamız gibi bir durumdur. Herhangi bir hastalıkla imtihan olunan mü'min, o hastalığın çarelerini araştırmalı, tıbbın elindeki imkânları kullanmalıdır. Tıbben tavsiye edilenleri ihmal etmek caiz olmaz. Sabredip sonuna kadar ilaçları kullanacağız. Allah size acil şifalar ihsan etsin.

Hocam depresyon hastalığına dinimiz nasıl bakmakta ve depresyondan kurtulmak içi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikli olarak tıbben gerekenleri sonuna kadar yapmalısın. Doktor tamam demedikçe geri adım atma. İlave olarak da günlük hayatında ve çevrende değişiklikler yap. Bir yere kilitlenip kalma. Bunu da doktorun tavsiyesine göre ayarlamaya çalış. Allah Teâlâ şifa versin sana.

Ben medrese eğitimi görmüş biriyim. Namazımı kılıyor, orucumu tutuyorum. Elimden
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanız, böyle inişler, ardından çıkışlar normaldir. Normal olmayan ise bunu benimsemektir. Her kalktığınız sabahı sizin için yeni bir doğum günü kabul ederek silkinmeye çalışın. Şeytanın “bittin, toparlanamazsın” türünden vesveselerini reddedin. Bunu fiziki bir hastalık gibi görmeye çalışın. Tedavi olduğunuzda bu da geçecek olarak inanın. Sabredin, acele etmeyin. Son nefese kadar mücadeleye hazır olun. Namaz dinin direğidir, onu sarsmamak en büyük hedefiniz olsun. Dua ederiz sizin için, Allah yardımcınız olsun. Âmin.

Hocam namaz konusunda her zaman eksiğim oldu. Bir türlü düzenli kılamıyorum. Zam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir psikologla durumu değerlendirip onun tavsiyeleri ile bize tekrar yazmalısınız.

Hocam yakın zamanda Allah’ın izni ile yuva kuracağım ama hayattan zevk alamıyoru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu durum pek çok insanda olur, hayat böyle iniş çıkışlarla doludur. Buna takılıp kalmaz ve ilerlemeye devam ederseniz geçer biiznillah. Takılıp kalırsanız şeytan bu noktadan sizi çökertebilir ve bir daha da geri dönemeyebilirsiniz. Bu mantıkla bakın meseleye. Bir şey yokmuş gibi devam edin siz. İbadet yapın. Bir kelime de olsa ilim öğrenin ama kendi kendinizle “şöyle olmalı idi, böylesi olmadı...” türünden iç tartışmalara girmeyin. Zamanla rahatladığınızı ve eskisinden daha heyecanlı günlere erdiğinizi göreceksiniz biiznillah.

Hocam ben bundan aylar önce bir olay yaşadım ve imanımı kaybedecektim, vesvesele
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kere doktorun tedavisini ihmal etmeniz caiz değildir. Muhakkak yeniden gidin ve istikrarlı bir tedavi başlatın. Doktorun tedavisini ihmal etmeniz sizi vebale sokar. Doktor tedavisinden bir iki ay sonra tekrar bize yazarsanız biiznillah size nasihatimiz olur.

Hocam, son birkaç senedir inanılmaz sinirli ve birileri bir şey söylese hemen pa

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.