Fetva Meclisi
Soru
Ehl-i dünya insanlar tarafından haksızlığa şahsımıza yapılan bir haksızlık ve rencide ediş karşısında ne yapmalıyız? Sükûnetimizi koruyalım mı yoksa nezaket çerçevesinde uyaralım mı haksızlığa uğradığımızı ve kırıldığımızı izah mı edelim. Dinen bu konudaki sorumluluğumuz ve davranış şeklimiz ne olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Müslüman zulmetmez zulme razı olmaz. Zalim de mazlum da olmayız. Bize karşı yapılan bir haksızlığı şahsiyetimizi rencide etmeyecek bir metotla gidermeye mecburuz.
Aleykümselam. Biz Müslüman'ız yani Allah'a teslim olmuşuz. Allah'ın helal ettiğine helal, haram ettiğine de haram deriz. Allah'ın helaline yasak diyeni de olduğu gibi yok sayarız. Eti yenebilen hayvanların kesilmesine karşı çıkanların yaptığı, Allah'ın yaratmasını Allah'tan iyi bilmek iddiasıdır. Her zaman böyle havadan konuşan bir nesil bulunur biz işimize bakarız. Dinimiz bize yeter. Her sese kulak verirsek elimizdeki dini de tahrip edebiliriz maazallah.
Aleykümselam. Takdir edersiniz ki böyle uzun bir zamanı ve geniş bir alanı alakadar eden hususlarda münferit kararlar sakıncalıdır. Siz veya biz, kendimizle alakalı bir kararı verebiliriz ama mü'minleri topluca alakadar eden bir konudaki kararlarda iki hususa dikkat edilmelidir. Birincisi o kararı, mü'minlerin yöneticisi, önderi durumunda olanlar vermelidir. İkincisi de karar verme durumunda olanlar muhakkak kapsamlı bir istişare ile karar vermelidirler. Aksi durumda, iyi niyetle başlayan işlerin kötü bitmesi muhtemel olur. Kimden hangi yardımın alınabileceğini de bu anlayışla düşünmeliyiz. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Mesafeli durabilirsiniz. Zorunlu insanî ilişkileri yerine getirir ileri gitmezsiniz.
Merhametin gereği ve bir insan olarak yapabileceğin her şeyi kapsıyor. Kanunen ve dinen yapman gereken bir şey olmadığını anlatıyor. Eşinin hatırını kırmamaya özen göstermeni tavsiye ediyor.
Selamünaleyküm. İki kuralı bir kenara yazalım: 1- Öyle Rahîm, öyle Ğafûr bir Rabbimiz var ki, O'nun rahmeti sayesinde hata denizlerinde boğulmadan yüzüp duruyoruz. 2- Şeriat'ımız hata ve unutmayı özür kabul etmektedir. Mü'min, hata ettiğinde Rabbi onu hatasından dolayı muahaza etmez. Yeter ki kulun hatası dalgınlıktan, bilememesi normal olan bir işten dolayı olmuş olsun. Ancak ilim erbabının idrak edebileceği meselelerden dolayı sıradan bir Müslüman, yanlış konuştu diye kınanamaz, ikaz edilir, doğrusu öğretilir. İtiraz etmez, doğruya yönelirse sorun biter. Allah'a iman, meleklerin varlığı gibi çok açık ve sıradan konularda ise ancak yıllarca dinden söz edilmemiş uzak kalmış diyarların insanları için bir özür olabilir. Haramlara karşı kullanrılan sözler için de bu temel ilkeler geçerlidir. Bir de dinimizle alakalı bir husus olarak, bu tür hataların ortaya çıkmasına karşı hepimizin tebliğ ve emribilmaruf ve nehyianilmünker gibi görevlerine dikkat etmesi gerektiğini de hatırlamakta yarar vardır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Mali konularda böyle hatır ilişkisi doğru değildir, herkes kendi mesuliyetini taşımalıdır. Elbette siz de o vebale dahil oluyorsunuzdur.
Selamünaleyküm. Size ait bir şeyi satmanızda sakınca yoktur. Eğer bu yaptığınız şekilde bir satış yapmamanız konusunda sizden taahhüt alınıyorsa sözünüze sadık kalmanız gerekir.
Selamünaleyküm. -Haber-i vahid, sahih ise akidede delildir elbette. -Sahih bir hadisin inkârı Kur'an'ın inkârı gibi görülmez ama üzerinde icma bulunan bir konuda ise o hadis durum tehlikelidir.
Selamünaleyküm. Siz, kendi dilinizle zulmü itiraf ediyorsunuz yani zalimsiniz. Eşinizin sizin zulmünüzden kaçması hakkıdır. Siz de aklınızı başınıza alın. Allah'tan korkun. İş hilesinden vaz geçin. Ahiretinizi harap etmeyin.
Selamünaleyküm. Nasıl kazaya kaldı ise öyle kılınır. İki rekât olarak kazaya kaldığına göre iki rekât olarak kaza edilir.
Selamünaleyküm. Bu genel bir kuraldır.