Fetva Meclisi
Soru
Huşu içinde kılınmayan namaz kabul olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Huşu’ namazda Allah’ın huzurunda bulunduğun idraki ve pratiği ile namazı kılmaktır. Bu da dünyalık düşünceleri dışarıda bırakmak demektir. Tam bir huşu’ ile namaz kılmak mümkün değildir denemez. Mümkün olmayan bir şeyi Rabbimiz bizden istemez. Başlar başlamaz, namazları huşu’ ile kılmak da zordur. Bunun ortalaması şöyle bulunabilir: Her kılınan namaz, kılanı biraz daha huşu’ ile kılmaya yaklaştırır. Bu belki yıllar alır ama her namaz, aynı zamanda bir eğitim olur onun için. Dünya meşgalesi içinden geçilen bir namazda zihin meşguliyetlerinin olması biraz normaldir de. Mümkün olduğu kadar namaz öncesinde gergin olmamaya gayret edilir. Namaz kılınan ortam cami ve benzeri namaza tahsis edilmiş yer olur. Ses kirliliği, görüntü yoğunluğu gibi sıkıntılara karşı mümkün olduğu kadar tedbir alınırsa bir nebze huzurlu bir namaz kılınabilir. Netice olarak, namaz huşusuz olunca kabul olmaz diye bir kural yoktur. Huşu’ hedefine doğru yürüdükçe biiznillah sıkıntı da olmaz. Allah yardımcımız olsun.
Sürekli aynı tempoda kalamayabilirsiniz. Bugünkü durum da geçer ve eskisinden de iyi olabilirsiniz. Eskinize göre dünya meşgalesini arttırmışsınızdır. Haramlara yakın ortamlarda bulunuyorsunuzdur. Gıybet başta olmak üzere caiz olmayan işleri en azından uzaktan seyrediyorsunuzdur. Bunlardan kurtulun, namaz heyecanınız geri gelsin. Namazlardan önce mesela Kur'an okuyarak kendinizi toparlayacak bir iş yapmaya bakın. Her namaz için abdestiniz olsa da tekrarlamaya bakın. Namazı daha sessiz ve sade ortamlarda kılın.
Aleykümselam. Şu kadar veya bu kadar herkesin namazında vardır bunlar. Namazın kendisi bir eğitimdir. Namaz zaten bu esintileri düzeltmek içindir. Her şeye rağmen yılmayıp namaza devam edeceksiniz ve bir zaman sonra bunlar gitgide azalacak ama tamamen bitmesi yoktur. Çünkü namaz bir mücadeledir. O mücadelenin içinde sıkıntının olması kadar tabii ne vardır?
Kur’ân-ı Kerîm’de huşû ile namaz kılmak, müminin ayırıcı niteliklerinden biri olarak zikredilir. (el-Mü’minûn, 23/2) Resûlullah (s.a.s.), “Namaz gözümün nuru kılındı.” (Nesâî, ‘İşratü’n-nisâ, 1 [3939-3940]) buyurarak namazın özel durumuna işaret etmektedir. Namazda huşû; dikkati dağıtacak dış etkenlerden uzak olup kalbin Allah’a (c.c.) bağlanabilmesi ile gerçekleşir. Kişinin iç dünyasında yaşadıkları, düşünceleri namazındaki huşûunu etkiler ve davranışlarına da yansır. Bu sebeple namaz kılarken kişi Allah’ın huzurunda bulunduğunun bilincinde olmalı, zihin ve gönül dünyası ile namaza yönelmeli; sağa sola bakmak, elbisesiyle oynamak ve ta’dîl-i erkânariâyet etmemek gibi hâl ve hareketlerden kaçınmalıdır. Okuduğu sûre ve zikirlerin anlamına odaklanmaya çalışmalıdır. Bunun yanında namazda iken akla gelen haricî düşüncelerin peşine düşmemeye ve Rabbinin huzurunda olduğunu hatırlayarak zihnini toparlamaya gayret etmelidir.
Selamünaleyküm. Namazda esas olan huşu ile kılmaktır. Bu nedenle de secde mahalline bakmak tavsiye edilmiştir. Kâ'be'de ise huşua katkısı bakımından Kâ'be'ye bakılabilir. Eğer tavaf edenler ve benzeri huşu dağıtıcı nedenler varsa yinei secde mahalline bakmak esastır.
Aleykümselam.O kılların uzunluğu gusle ve namaza mani değildir. Sünnet olan bir emrin yerine getirilmemiş olması bakımından ayrıca bir vebali vardır.