Fetva Meclisi
Soru
Selâmün Aleyküm hocam. 30 yaşındayım, 12 yaşındayken bir trafik kazasında iki bacağım da kırıldı. Sağ bacağıma platin takıldı, sol bacağımda da hareket kısıtlılığı kaldı. Bu nedenle diz çöküp oturamıyorum. Yıllardır secde ve tahiyatta ayağımı uzatarak namaz kılıyor ancak kıyama, sağ ayağımdan (zaman zaman zor olsa da) destek alarak kalkıyorum. Son zamanlarda oturduğum yerden tek bacağımın desteğiyle tüm vücudumu taşıyarak kalkmak iyiden iyiye zor gelmeye başladı. Bu, zaman zaman ağrılara, kasılmalara ya da dizimde batmalara neden olabiliyor(ki önceden nadiren oluyordu lakin şimdi daha sık ve şiddetli olmaya başladı). Bu nedenle ilk tekbirden sonraki kıyamda namaza ayakta başlıyor, ilk secdeden sonra tekrar ayağa kalkmadan namazımı tamamlıyorum. Ayakta başlayıp namazı oturarak tamamlamak uygun bir davranış mıdır? Oturarak kılma niyetindeysek oturarak mı başlamak icap eder yoksa yine de her şartta ayağa kalkmak mı doğru olur? Duanızda yer bulmak ümidiyle. Selâmün Aleyküm.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Namazı, NASIL KILABİLİYORSAK ÖYLE KILMAMIZ genel bir kuraldır. Yapmakta zorlandığınız ya da yaparsanız sağlığınıza zarar verecek şeyi yapmayın. Yapabildiğiniz gibi yapın. Sizin YAPAMADIĞINIZI GÖRSÜN Allah yeter.
Aleykümselam. Doğrusunu bildiğinize göre onu yapacaksınız. Yapmakta zorlanıyorsanız ya da bir ağrınız varsa sıkıntı olmaz. Ayağınızı özellikle yerden kesmedikçe eğerkenki yerden kesmesi namaz bozulmaz.
Allah babaannene afiyet ve hayırlı uzun ömür versin kardeşim. Namazda kıyam (ayakta durmak), farzdır. Ancak kişi ayakta durduğunda ağrı, baş dönmesi, düşme riski yaşıyorsa, eğilirken ciddi zorlanma, dengesizlik hissediyorsa, ayakta kılmakla yükümlü olmaz, oturarak kılabilir. Babaannen ev içinde dolaşabiliyor ama namaz esnasında ayakta durmakta veya eğilmekte zorluk ve sıkıntı yaşıyorsa, namazı oturarak kılması caizdir.
Selamünaleyküm. Allah'ın emri olan namazı men edebilecek bir kul veya makam yoktur. Yaşadığımız dünyada hiçbir beşeri sistem de böyle bir yasaklamadan yana tavır koyamamaktadır. Kişisel hakların putlaştırıldığı bir zamanda ailen sana karşı zulmetmektedir. Tek ihtimal senin namazı öne çıkararak ders çalışmamak, evdeki vazifelerini ihmal etmek gibi hatalar işliyor olabilmendir. Bunun dışında zulme razı olma. Farz olduğu gibi kıl namazını, taviz verme. En azından şimdilik farzları kıl. Dosdoğru kıl hemde!
Şu andaki tespit doğru ise o hastalık sahiplerinin oturarak kılması gerekmektedir. Belki ilerlememiş bir düzey için mesela sünnetleri oturarak gerisini ayakta kılabilirsiniz. Hastalık veren de Allah'tır, hasta kuluna ruhsatlar veren de Allah'tır. Hastalığa rağmen, hastalığı ilerletecek bir zorlama yapmanız doğru olmaz. Kendinizi uzun bir ömrü Allah'a kul olarak yaşamaya hazırlayın. Şeytan size pilinizi erken bitirtme oyunu oynamasın.
Aleykümselam. Yine oturarak kılabilirsiniz. Allah kabul etsin.
namaz konusundaki diğer fetvalar
Bacım, dinin İslam sana mübarek olsun. Hoş geldin mü'min bacımız olarak, hoş geldin. Şöyle yap: Gittiğiniz yerde ne kadar duracağınızı bilmiyorsanız bir aydan fazla bile dursanız hep seferi olarak yani dört rekat farzları iki olarak kıl. Eğer gittiğiniz yerde on beş günden fazla duracağınız önceden belli ise o zaman namazları sadece o gideceğiniz yere giderken yol boyunca kısa kılacaksın. Orada ise tam kılacaksın. Ailenle sürtüşmemek için namazların sünnetlerini kılmayabilirsin. Sadece farzları kılarsın. Seni tebrik ederim. Sana dualar ederim. Allah seni korusun.
Bir namazı camide kıldıktan sonra diğer namaza kadar oradan ayrılmadan beklemek bir sünnet çeşididir. Bu sünneti öğlen ile ikindi arasında gerçekleştirebiliriz. Ya da başka iki namaz arasında da olabilir. Muhakkak öğlen-ikindi şartı yoktur.
Güneş istikametine doğru uzun yolculuk yapanların namazla ilgili durumu şöyle takip edilecektir: Uçağa binmeden önceki kılınan son namaz mesela öğlen namazı ise, ikindi ancak vakti girince kılınır. Vakti girmeyen namaz farz olmaz. İkindi ise uçağın gidişi nedeniyle vakti girmeyen bir namaz durumunda olmaktadır. Vaktinin girdiğini uçakta veya indiğimiz yerde gördüğümüz zaman ikindiyi kılarız. Bu görme beklentisi bizi saatlerce götürse de durum böyledir. Muasır ulemanın konu ile alakalı görüşlerinin özeti böyledir.
Namazın kendisi bir sabır tarzıdır. Namazın hakkını vermek sabır üzere olmanın işaretlerindendir. Bu nedenle ‘namazla yardım istemek’ namazın hakkını vererek onu eda etmek şeklinde anlaşılabilir. İyi bir namaz mü'min için yardım kapılarının açılması demektir.
Tesettür ve kendini korumaya daha yakın olsun diye hanımların secdede erkeklerden farklı olarak kollarını kendilerine doğru çekmeleri yani beline yapışık gibi tutmaları müstahab görülmüştür.
Uçakta namaz kaçırmanı gerektirecek bir durum yoktur. Bulunduğun koltukta ima ile namazını kılabilirsin. Abdestli olarak uçağa bin. Vaktin geldiğini anlayınca da iki rekaat namazı oturarak ve ima ile kıl. İma şu demektir. Normal kılar gibi niyet edip başlarsın. Okuyacağını okursun. Rüku sırası gelince boynunu bükersin, o rüku olur. Secde için de biraz daha fazla bükersin, secde olur. Böyle yap.