Fetva Meclisi
Soru
Uçakla uzun yolculuk yapılırken (mesela Amerika'ya durmaksızın 16 saatlik bir uçuş gerçekleşiyor) bir kaç namaz vaktinin girecek olacağı muhakkaktır. Bu durumda hangi şehrin namaz vaktine uyulacak? Yolculuk esnasında üzerinden uçulacak olan şehirler tespit edilip uçuş öncesi bunların namaz vakti not mu edilmelidir? Zira uçaklarda hangi şehir üzerinden geçildiği ekranlarda gösterilmekte. Bunu da yapmaya imkânı olmayan ne yapmalıdır? Hangi şehrin namaz vaktini esas almalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Hangi mezhepten iseniz gereğini yapınız.
Oturarak namaz kılabilirsiniz. Hanefi mezhebinden değilseniz akşam namazını gittiğinizde yatsı ile beraber kılacak şekilde iki namazı cem edebilirsiniz yani birleştirebilirsiniz de. Hangisi kolayınıza geliyorsa onu yapın.
Cem etmeyi de yapabilirsiniz. Hanefi mezhebi dışındaki mezheplerde cem etme vardır. Uçakta zaten koltukta kılmaktan başka bir imkânınız yoktur. Allah kabul etsin.
Her ikisini de yapmanız mümkündür ama uçakta koltukta oturarak namaz kılabilirsiniz. Uçak indiğinde namaz vakti geçecek ise koltukta otururken kılın.
Şunu öncelikle bilmekte yarar vardır: Yatsıdan sonra uyumanın dışında uykunun sağlığa zarar vermediği tek vakit, öğle ikindi arasındaki kaylule vaktidir. Bunun dışında akşamdan önce veya yatsıdan önce uyumanın sakıncası vardır. İkindiden sonraki uyumanın keraheti de akşam namazınını vaktinin kısa olması nedeniyle namazı geciktirmeye sebep olacağı endişesindendir. İlke olarak yatsı namazını kılıp yatmaya, sabah namazına kalktıktan sonra da uyumamaya alışalım. Allah'tan yardımını dileriz.
Seferi durumundaki bir mü'min, cemaate tabi olduğunda imam seferi ise onun gibi seferi olarak, mukim ise onun gibi mukim olarak namazını kılar. Özellikle imama uymaması diye bir şey olmaz. Çünkü bu seferilikle ilgili hüküm bir ruhsattır yani izindir. Ruhsat ise gerektikçe kullanılmalıdır. Nafilelerde ise durumuna bakarak sıkışmadıkça kılması münasip olandır. Ama nafileleri kılmaması bir eksiklik değildir. Allah'a emanet olunuz.
namaz konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ size afiyetinizi iade etsin. Sıkıntınızı hasenatınıza tebdil etsin. Sizin için nasıl sıkıntısız kılmak mümkün oluyorsa öyle kılın. Ne kadarını aslı gibi yapabiliyorsanız o kadarını aslı gibi, gerisini oturarak veya nasıl yapabiliyorsanız öyle yapın.
Bacım, dinin İslam sana mübarek olsun. Hoş geldin mü'min bacımız olarak, hoş geldin. Şöyle yap: Gittiğiniz yerde ne kadar duracağınızı bilmiyorsanız bir aydan fazla bile dursanız hep seferi olarak yani dört rekat farzları iki olarak kıl. Eğer gittiğiniz yerde on beş günden fazla duracağınız önceden belli ise o zaman namazları sadece o gideceğiniz yere giderken yol boyunca kısa kılacaksın. Orada ise tam kılacaksın. Ailenle sürtüşmemek için namazların sünnetlerini kılmayabilirsin. Sadece farzları kılarsın. Seni tebrik ederim. Sana dualar ederim. Allah seni korusun.
Bir namazı camide kıldıktan sonra diğer namaza kadar oradan ayrılmadan beklemek bir sünnet çeşididir. Bu sünneti öğlen ile ikindi arasında gerçekleştirebiliriz. Ya da başka iki namaz arasında da olabilir. Muhakkak öğlen-ikindi şartı yoktur.
Tesettür ve kendini korumaya daha yakın olsun diye hanımların secdede erkeklerden farklı olarak kollarını kendilerine doğru çekmeleri yani beline yapışık gibi tutmaları müstahab görülmüştür.
Uçakta namaz kaçırmanı gerektirecek bir durum yoktur. Bulunduğun koltukta ima ile namazını kılabilirsin. Abdestli olarak uçağa bin. Vaktin geldiğini anlayınca da iki rekaat namazı oturarak ve ima ile kıl. İma şu demektir. Normal kılar gibi niyet edip başlarsın. Okuyacağını okursun. Rüku sırası gelince boynunu bükersin, o rüku olur. Secde için de biraz daha fazla bükersin, secde olur. Böyle yap.
Namazın kendisi bir sabır tarzıdır. Namazın hakkını vermek sabır üzere olmanın işaretlerindendir. Bu nedenle ‘namazla yardım istemek’ namazın hakkını vererek onu eda etmek şeklinde anlaşılabilir. İyi bir namaz mü'min için yardım kapılarının açılması demektir.