Fetva Meclisi
Soru
Hocam uzaktan öğretimle üniversite okuyorum ve sınavlarıma gitmek için sık sık uçak yolculuğu yapıyorum. Uçak saati bazen namaz vakitlerine denk geliyor. Uçağa binmeden önce öğle namazının vakti girmişse, öğle ve ikindi namazlarını cem etmek mi, yoksa uçakta ikindi namazımı vakti içinde oturarak kılmak mı daha faziletlidir? Bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Her ikisini de yapmanız mümkündür ama uçakta koltukta oturarak namaz kılabilirsiniz. Uçak indiğinde namaz vakti geçecek ise koltukta otururken kılın.
Cem etmeyi de yapabilirsiniz. Hanefi mezhebi dışındaki mezheplerde cem etme vardır. Uçakta zaten koltukta kılmaktan başka bir imkânınız yoktur. Allah kabul etsin.
Oturarak namaz kılabilirsiniz. Hanefi mezhebinden değilseniz akşam namazını gittiğinizde yatsı ile beraber kılacak şekilde iki namazı cem edebilirsiniz yani birleştirebilirsiniz de. Hangisi kolayınıza geliyorsa onu yapın.
Caiz olmasına caiz olur ama o vakit çok geç. Bir saat kadar ertelemeniz yeterli olmalıdır. Özellikle de cemaati kaçırmamaya özen göstermelisiniz. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Bu mümkün değildir. Her namazı vakti çıkmadan önce kılmalısınız. Bir teneffüs saatinde bir koridorun kenarında kılmanız yeterlidir, camiye gitmek zorunda değilsiniz. İdareye başvurun ve namaz kılmak için yer isteyin.
Güneş istikametine doğru uzun yolculuk yapanların namazla ilgili durumu şöyle takip edilecektir: Uçağa binmeden önceki kılınan son namaz mesela öğlen namazı ise, ikindi ancak vakti girince kılınır. Vakti girmeyen namaz farz olmaz. İkindi ise uçağın gidişi nedeniyle vakti girmeyen bir namaz durumunda olmaktadır. Vaktinin girdiğini uçakta veya indiğimiz yerde gördüğümüz zaman ikindiyi kılarız. Bu görme beklentisi bizi saatlerce götürse de durum böyledir. Muasır ulemanın konu ile alakalı görüşlerinin özeti böyledir.
cem etmek konusundaki diğer fetvalar
İbadet, Allah Teâlâ’nın emridir. Kul, ibadetleri hayatına uydurmaya değil, hayatını ibadetlere uydurmaya gayret etmelidir. Her ne kadar mezhep kolaylıkları zaman zaman zaruretlerde istisna uygulanabilse de bu tür geçici ruhsatlara başvurmadan önce kişinin, kendi şartlarını ibadetlere göre yeniden düzenleme çabası içinde olması gerekir. Hanefî mezhebine göre vakitlerin birleştirilmesi (cem') caiz değildir. Ne namazı erkene almak (cem-i takdim), ne de geciktirerek kılmak (cem-i tehir) mümkündür. Ancak sûrî cem adı verilen uygulama ile bir namazı vaktinin sonunda, diğerini de kendi vaktinin başında kılmak suretiyle zorluk bir ölçüde aşılabilir. Örneğin, öğle namazı vaktinin sonunda öğle, ikindinin vakti girmesiyle hemen akabinde ikindi namazı kılınabilir. İş ortamı zorsa, kişinin ilgili amirle görüşüp namaz molası konusunda çözüm araması, yalnızca farzları kılarak süreyi asgariye indirmesi, mescide gitmek yerine uygun bir köşe veya odada kılması, vakti kaçırma riski varsa yukarıda bahsedilen sûrî cem yöntemini kullanması mümkündür. Ama bütün bunlara rağmen hâlâ çözüm bulunamıyorsa, kişi hem işini hem ibadetini koruyacak şekilde meşru çözüm arayışına devam etmelidir. Asıl olan, kolay yolu değil doğru yolu tercih etmek, kolaylık varsa da doğru olanda aramaktır. Son söz olarak, Rabbimiz bize namazda sebat göstermeyi emretmiş, kolaylığı da kulluk içinde aramamızı istemiştir. Niyet halis olduktan sonra, samimi gayretin mutlaka bir karşılığı olacaktır.
Özellikle Hanefi mezhebi içtihatlarında böyle bir şey yoktur ama ulemamız genel olarak belirttiğiniz hasta gibi bir hastanın öğle ile ikindiyi cem etmesine ruhsat vermiştir. Belirttiğiniz hastanın şartlarında öğle ile ikindi birleştirilebilir. Geçmiş olsun.
Namazları cem etmek öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı ya önceki ile birleştirmek veya sonrakinin vaktinde kılmak demektir. Hanefi mezhebi görüşünde hac günleri dışında cem etmek yoktur. Diğer mezheplerde ise vardır. Yalnız bu üç mezhebin ortak olabilir dediği seferîlik şartları için geçerlidir. Hastalık gibi ağır bir özür nedeniyle namazları cem etmek Maliki ve Hanbeli mezhebine göre vardır. Bu duruma göre hastamızın hiç kılamamak gibi bir durumu olmaktansa cem etmesini uygun bulabiliriz.
Önce şunu bilmelisiniz: Namazların cem edilmesi Hanefi mezhebi fukahasınca tatbik edilmez. Eğer diğer mezheplerden birinden iseniz yaptığınızda hiçbir sakınca yoktur. Vakit bitmeden evinize dönmüş olsanız bile tekrar kılmanız gerekmez. Allah kabul etsin.
Muasır ulema arasında Hanefi mezhebi uleması arasında fetvasına itibar ettiklerimizden, 'trafik sıkışıklığı nedeniyle namazı araç içinde iken cem etme' yönünde bir cevaz vereni bilemiyorum. Zira Hanefi mezhebinde cem etmek yoktur. Hanbeli mezhebinde ise cem etmede 'zorluklar' dikkate alınarak ruhsat verilmektedir. Zannımız odur ki, muasır Hanbeli uleması, trafik sıkışıklığını özür kabul etmektedirler. Size tercih yapmanız yönünde bir tavsiyede bulunamayacağız ama genel durum budur. Allah yardımcımız olsun, hatalarımızı mağfiret buyursun.
Bu nedenle namazı cem etmeniz mümkün değildir.