Fetva Meclisi
Soru
Hocam anneannem haftanın üç günü diyalize gidiyor. Bundan dolayı da öğle namazını kaçırmış oluyor. Annem de namazını ikindinin üstüne atmasını söyledi bu ne kadar doğrudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Önce şunu bilmelisiniz: Namazların cem edilmesi Hanefi mezhebi fukahasınca tatbik edilmez. Eğer diğer mezheplerden birinden iseniz yaptığınızda hiçbir sakınca yoktur. Vakit bitmeden evinize dönmüş olsanız bile tekrar kılmanız gerekmez. Allah kabul etsin.
Namazları cem etmek öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı ya önceki ile birleştirmek veya sonrakinin vaktinde kılmak demektir. Hanefi mezhebi görüşünde hac günleri dışında cem etmek yoktur. Diğer mezheplerde ise vardır. Yalnız bu üç mezhebin ortak olabilir dediği seferîlik şartları için geçerlidir. Hastalık gibi ağır bir özür nedeniyle namazları cem etmek Maliki ve Hanbeli mezhebine göre vardır. Bu duruma göre hastamızın hiç kılamamak gibi bir durumu olmaktansa cem etmesini uygun bulabiliriz.
Cuma namazının vakti öğlen namazının vaktidir. Üç mezhebin görüşü bu şekildedir. Sadece Hanbeli mezhebi fukahası öğlen vaktinden önce de kılınabileceğini söylemişlerdir. Sizin oradaki kardeşler oradaki şartlar nedeniyle bu içtihada uyuyorlarsa yaptıklarında sakınca yoktur deriz. Bunu onlara sorup öğrenin. Eğer bu ise tutumlarının nedeni sıkıntı yok kabul edin. Siz de cuma kılmamaktan ise onlarla beraber kılabilirsiniz. Cuma kılamadığınız zamanlarda ise muhakkak öğlen namazını kılın. Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Âmin.
Hangi mezhepten iseniz gereğini yapınız.
Selamünaleyküm. Bu mümkün değildir. Her namazı vakti çıkmadan önce kılmalısınız. Bir teneffüs saatinde bir koridorun kenarında kılmanız yeterlidir, camiye gitmek zorunda değilsiniz. İdareye başvurun ve namaz kılmak için yer isteyin.
Namazın cem edilmesi meselesi bir şahıs görüşünden ziyade mezhep ulemasının kanaatidir. Namazı kaçırma durumundan daha iyi olan cem etmektir. Bu bir hafife alma olmadıkça bir sakıncası olmaz. Allah'a emanet olun.
cem etmek konusundaki diğer fetvalar
İbadet, Allah Teâlâ’nın emridir. Kul, ibadetleri hayatına uydurmaya değil, hayatını ibadetlere uydurmaya gayret etmelidir. Her ne kadar mezhep kolaylıkları zaman zaman zaruretlerde istisna uygulanabilse de bu tür geçici ruhsatlara başvurmadan önce kişinin, kendi şartlarını ibadetlere göre yeniden düzenleme çabası içinde olması gerekir. Hanefî mezhebine göre vakitlerin birleştirilmesi (cem') caiz değildir. Ne namazı erkene almak (cem-i takdim), ne de geciktirerek kılmak (cem-i tehir) mümkündür. Ancak sûrî cem adı verilen uygulama ile bir namazı vaktinin sonunda, diğerini de kendi vaktinin başında kılmak suretiyle zorluk bir ölçüde aşılabilir. Örneğin, öğle namazı vaktinin sonunda öğle, ikindinin vakti girmesiyle hemen akabinde ikindi namazı kılınabilir. İş ortamı zorsa, kişinin ilgili amirle görüşüp namaz molası konusunda çözüm araması, yalnızca farzları kılarak süreyi asgariye indirmesi, mescide gitmek yerine uygun bir köşe veya odada kılması, vakti kaçırma riski varsa yukarıda bahsedilen sûrî cem yöntemini kullanması mümkündür. Ama bütün bunlara rağmen hâlâ çözüm bulunamıyorsa, kişi hem işini hem ibadetini koruyacak şekilde meşru çözüm arayışına devam etmelidir. Asıl olan, kolay yolu değil doğru yolu tercih etmek, kolaylık varsa da doğru olanda aramaktır. Son söz olarak, Rabbimiz bize namazda sebat göstermeyi emretmiş, kolaylığı da kulluk içinde aramamızı istemiştir. Niyet halis olduktan sonra, samimi gayretin mutlaka bir karşılığı olacaktır.
Muasır ulema arasında Hanefi mezhebi uleması arasında fetvasına itibar ettiklerimizden, 'trafik sıkışıklığı nedeniyle namazı araç içinde iken cem etme' yönünde bir cevaz vereni bilemiyorum. Zira Hanefi mezhebinde cem etmek yoktur. Hanbeli mezhebinde ise cem etmede 'zorluklar' dikkate alınarak ruhsat verilmektedir. Zannımız odur ki, muasır Hanbeli uleması, trafik sıkışıklığını özür kabul etmektedirler. Size tercih yapmanız yönünde bir tavsiyede bulunamayacağız ama genel durum budur. Allah yardımcımız olsun, hatalarımızı mağfiret buyursun.
Bu nedenle namazı cem etmeniz mümkün değildir.