Fetva Meclisi
Soru
Hocam Allah, sizlere sağlıklı ömürler versin ve dinimize hizmetinizi daim kılsın. Benim kızım on aylık bir sözlülük dönemi geçirdi. Nişan öncesinde kayınvalidesi tarafından alaycı ve küçümseyici sözlere maruz kaldı. Bu duruma dayanamayarak yüzüğü iade etti. Ancak kayınbabası gelip yüzüğü tekrar taktı ve "Bu yüzük bir daha çıkmasın." dedi. Daha sonra nişan alışverişi yapılırken kayınvalidesi aynı tavrı sürdürdü. Kızım ise saygısını hiç bozmamasına rağmen, bu şekilde devam edemeyeceğini belirtti. Bunun üzerine kayınbabası da öfkelenerek ağır hakaretlerde bulundu ve "Bu iş bitti, seni istemiyoruz." diyerek nişanı sona erdirdi. Şu an kızımda bir bilezik ve bir yüzük var. Kızım, yaşadığı haksızlık ve gördüğü kötü muamele nedeniyle bunları geri vermek istemiyor. Bu takıları iade etmemiz gerekir mi? Ne yapmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Nişanı bozan sen isen sana verilenleri geri vermen gerekirdi. Elinde bıraktığını da şimdi bir yolla ulaştırabilirsin. En azından yaklaşık değerini gönder.
Konuyu sizin verdiğiniz bilgilerin sahihliği çerçevesinde tahlil etmeye çalışacağım. Diğer tarafı dinlemeden hüküm tespit etme çabası doğru olmadığından ifadelerimi bir ağabeyinizin cümleleriniz üzerinden tahlil ve nasihati olarak görün. Eşinizin, ailesine sadık biri ama bu durum evlilik sınırlarını çizememesine sebep olmuş gibi görünüyor. Sizinle ilgili konuşmaların yanlış lanse edilmesi, olmayan şeylerin söylenmesi ve eşinizin sözlerin gerçekliğini doğrulamadan bunlara inanması sizi yıpratıyor. Evliliğinize müdahale ediliyor ve bu, eşiniz tarafından doğal karşılanıyor. Eşiniz ailesine çok bağlı biri ama evlendikten sonra önceliği eşi ve kurduğu yuva olmalıdır. Kocanız ailesinin her dediğini doğru kabul ediyorsa, kendi evinin huzurunu sağlayamaz. Kendi kararlarını vermekte zorlanıyorsa, bu hem sizi hem de onu ilerleyen yıllarda yıpratır. Sizin hislerinizi anlamakta zorlanıyor ve ailesinin söylediklerine göre hareket ediyorsa, evliliğinizde güven sarsılıyor. Dışarıdan yönetilen bir evlilik temelleri zayıf olan bina gibidir. Küçük bir sarsıntıda yıkılır. Dolayısıyla bir yuvaya dışarıdan müdahale edilmemelidir. Bu duruma karşı, kocanızla savaş halinde olmanız size bir şey kazandırmaz. Ona "senin ailen ya da benim ailem" gibi bir rest çekmek yerine, "biz bir aileyiz ve sorunları beraber çözmeliyiz" mesajını vermelisiniz. "Aileni seviyorum ve saygı duyuyorum ama bizim de bir evliliğimiz var. Bizim hayatımıza çok fazla müdahale edildiğinde, biz zarar görüyoruz. Bunu birlikte korumamız lazım.”, "Beni seviyorsan, benim de anlatacaklarımı dinle. Her iki tarafı da dinlemeden karar verme.", "Ben çok üzülüyorum çünkü bu evlilik benim için kıymetli.", "Seninle mutlu olmak istiyorum ama sürekli baskı altında hissediyorum.", "Birlikte bir çözüm bulmamız lazım." şeklinde yuva kurtaran altın sözlerle kocanıza telkinlerde bulunmanız gerekir.
Hanımların hayattan ve evlilikten ne anladıklarına bağlı bir cevap vermem gerekiyor size. Bu dünya, 'bildiği sureleri bana öğretsin yeter' diyen hanımlar da gördü. Mobilya mağazasını evine taşıtmadan masaya oturmayan hanımlar da görüyor. Ortasını herkesin imanı ve hayattan ne beklediği bulabilir.
Nikâh kıydığınız eşinizle cinsel ilişki kurmadı iseniz veya cinsel ilişki kurabileceğiniz bir ortamda baş başa kalmadı iseniz sizin iddet beklemeniz gerekmez. İddet beklemeyeceğinize göre dilediğiniz an evlenebilirsiniz. Bu durumda da aileniz ve çevre örfünüze dikkat ederek bu kararı verin.
Bu konuyu kişisel algılamadan önce sizin ve eşinizin örfünü dikkate almanız gerekiyor. Örf buysa eğer, bunu bir kasıt olduğu için değil örf böyle olduğu için böyle yapmışlardır. Geçmişe dair telafisi mümkün olmayan şeyler yüzünden ailenizdeki huzuru gözden çıkarmayın derim. Affedin. Doğru olan bunun en başta konuşulması idi ama hem sizin çekinceleriniz hem onlarınki... Sonuç böyle olmuş. Ailenizle huzurunuzu tesis etmeye bakın. Allah azze ve celle size bol, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan etsin. Eşinizi de çalışması için tatlı dille teşvik edin. İlla mezun olduğu alanda işe gitmesi şart değil. Olmuyorsa başka alanlardan devam edebilir. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kuracağınız yuvanın zeminini oyuyorsunuz. Böyle bir yuva kurulmaz, kurulsa da huzur vermez. Nikâhı oyununuza alet etmeyin. Düğün yapacağınız zaman yeniden nikâh kıyacağınıza göre siz şimdi kıyacağınız nikâhı bir maske olarak kullanacaksınız. Allah'ın emirleri ile bu şekilde oynanması büyük bir risktir. Acilen tevbe edin; geleceğiniz kararmasın. Sonra da evlenmeyi düşündüğünüzü, hatırı kırılmayacak yakınlarınız aracılığı ile iletin. Acilen evlenin. Ebeveynin yaptığı da sizinkinden çok geri kalır bir hata değil. Görüyorsunuz, şeytan için imamlık müezzinlik fark etmiyor. Ciddi ve aleni nikâh yapmaktan başka çareniz yoktur. Allah korkunuz, ebeveyn değil bütün âlem engelini aşmalıdır.
ayrılık konusundaki diğer fetvalar
Tam bu anlattığınız gibi bir eş dinden çıkmış sayılır. Bir Müslüman olarak siz onun eşi olamazsınız. Onu karşınıza oturtup durumun vahametini konuşun. Konunun eşliğin bitmesi veya devam etmesi olarak anlaşılmasını söyleyin. Son sözleri bu sözler olan bir erkek, Müslüman kadının kocası olarak kalamaz. Ayrılmanız gerekir. Tabii bu arada eşinizin ailesiyle de görüşün ve destek isteyin.
Üzerinize düşeni yapın, babanız hakkını helal etmese bile kendinize sıkıntı yapmayın. İhtiyacı olduğunda yanında olun, eski günleri açmayın, babanızla tartışmadan uzak durun. Dua etmeyi de unutmayın.
Bacı, Allah yardımcın olsun, sonunu hayır kılsın. Eşinize de şifa ihsan etsin. Aslında eşinizin sorunu sağlıkla alakalıdır. Şu ana kadar gördüklerimizin ana sorununun sağlık olduğunu fikri ve imanî bir düşünceyi kendilerine takıntı yaptıklarını gördük. Size boşanmayın, barışın muhakkak diyemem ama hastaya davranılması gereken gibi davranın, sabredin derim. Bir zaman sonra özüne dönebilir de. Bu zaman ne kadar sürer bilemem ama döner. Bu arada siz asla onunla tartışmayın, inadını artırmayın ki süre uzamasın. Eğer aile büyükleriniz size boşanma yönünde tavsiyede bulunurlarsa zaten bir mani yok boşanabilirsiniz. Bu durumda dinen boşanmayı istemenizi yanlış görmeyiz. Allah’a emanet olun.
Ne söz verdi isen onu vereceksin.
Bu sorunun cevabı bir kelime ile verilemez. Çünkü fıkhımızda boşama kademeler üzerinden yürür. Şöyle özetleyebiliriz: Erkeğin boşaması birinci ve ikinci kademelerde gerçekleşti ise yani üçüncü kademe kullanılmadı ise boşadığı kadınla YENİ BİR NİKÂH YAPARAK tekrar evlenebilir. Boşama üç kademede gerçekleşti ise bu durumda aynı kadınla tekrar nikâhlanabilmesi için kadının BAŞKA BİR ERKEKLE NORMAL BİR EVLİLİK YAPIP NORMAL BİR BOŞANMA yaşaması gerekir. O boşanmadan sonra günü gelince eski kocası onunla evlenebilir. Bu boşama kademelerinin muhakkak bir bilenden kişiye özel öğrenilmesi gerekir.
Böylesine hassas bir konunun en yakın müftülüğe giderek yüz yüze konuşulması, tüm detaylarıyla anlatılması ve ona göre bir cevap alınması icap eder.