Fetva Meclisi
Soru
Selamün aleyküm hocam, şu an için zor bir durumdayım . Evlenmem için ailem bir kız buldu. Konuştuk anlaştık ve nişan yapıldı. Anlaşabileceğim iyi bir insan fakat dini yönden baya eksikleri var ve şimdiden benim yönlendirmemle süreleri ezberledi, namazlarını kılmaya başladı , hadisler okuyor hayatında pratiğe dökmeye çalışıyor ve bunlar benim çok hoşuma gidiyor. Bir hafta önceye kadar her şey çok güzeldi ve yolunda gidiyordu ama bir hafta önce bana bir günahını itiraf etti , kız olmadığını zina ettiğini söyledi. Kafamdan aşağı kaynar sular döküldü. Umudumu kaybettim, karamsarlaştım iyice, içime kapandım bunu öğrendikten sonra , insanlardan daha doğrusu erkeklerden nefret eder durama geldim hatta. Nişanlımın birlikte olduğu kişi bir polismiş her polis gördüğümde saldırasım geliyor polislere. Ruhsal yönden feci çöküntüdeyim. Ne yapacağımı bilmiyorum, kimselere açamadım bu konuyu, nişanı bu yüzden attığımda nişanlımın durumunu düşünüyorum onun içinde rencide edici kötü bir durum bunu hemen yapmayada vicdanım el vermedi, birde onu dine yönlendiren yol gösteren ben oldum nişanı atsam islama karşı bir tepki oluşur nişanlımda diye korkuyorum. Ayrıca aslen iyi biri İslamdan uzak yaşamasınada gönlüm el vermiyor. Ben bu olayı kafama fazlasıyla takıyorum hocam ve ne yapacağımı bilmiyorum. Lafı uzatmayayım, benim bir mümin olarak bu durumda nasıl davranmam gerekir? Nasıl bir yol izlemeliyim. Kimseyi kırmak istemiyorum. Bu yaza düğün yapmayı düşünüyorduk, zaman ilerliyor bir karar vermem gerek. Size soracağım asıl şey Resulallah sav olsa böyle bir durumda nasıl davranırdı? Evlenmeli sabretmeli, günahlarını örtüp ona islamı sevdirip doğru yolu bulması için, tövbe etmesi için onun yanında olup ona destek mi olmalıyım? Yoksa geleceği düşünüp bunun mesele olabileceğini göz önünde bulundurup insanları kırmadan usulünce nişanı mı atmalıyım? Lütfen yol gösterin hocam. Allah şimdiden sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sözünü ettiğiniz hadis 'saliha kadını' değil 'güzel kadını' konu etmektedir. Siz sadece güzelliğinizden ötürü kendinizi ona kıyaslıyorsanız size uyuyor olabilir. Hayır mü'min bir kadın olduğunuz için 'çöplükte biten' ifadesi size uyar mı diye endişe ediyorsanız gereksiz bir endişe taşıyorsunuz. Kimsenin kimseyi düzeltmeye güç yetiremediği bir zamanda yaşıyoruz. Mevcut görüntüsü iyi olmayan biri ile ileride onu iyileştireceğinize güvenerek evlenmeyin. Kiminle yaşayabilecekseniz onunla evlenin. Hayatı imtihan olarak gören bir mü'min, sıkıntılardan usanmaz; tedbir alır, çare üretir ama hiçbir şey yokmuş gibi de devam eder. Siz de öyle yapın.
Selamünaleyküm.Dinimize göre, nikâhlanan bir kadının üzerinde söz hakkı baba ve anneden kocaya geçer. Onların sizden beklentilerine cevap vermeniz şart değildir. Nezaketinizi bozmadan ilişkilerinizi seviyeli şekilde devam ettirin. Acele etmenize gerek yok. Dünya evden, koltuktan ibaret değil ki?
Aleykümselam. Haramı ve hele hele zinayı en ağır ölüm olarak bilmen gerekir. Bile bile annene bir kötülük yapmanın da ondan aşağı kalmaz bir ölüm olacağını bil. İkisinin ortasında da dengeyi kur. Ne harama kay ne de onları üz. Ortası, onların bilmemesi ise onu yap.
Selamünaleyküm. Eğer iki şahit ile nikâh yapmış idiyseniz siz nikâhlı idiniz. Eşinizin yaptığı da tam anlamıyla bir boşamadır ve siz ondan boş durumdasınız. Şahitsiz bir nikâh yapıldı ise o nikâh değildi siz zina durumunda idiniz. Şu anda yapacağınız şey, bir müftülüğe gidip yüz yüze fetva almanızdır.
Konuyu sizin verdiğiniz bilgilerin sahihliği çerçevesinde tahlil etmeye çalışacağım. Diğer tarafı dinlemeden hüküm tespit etme çabası doğru olmadığından ifadelerimi bir ağabeyinizin cümleleriniz üzerinden tahlil ve nasihati olarak görün. Eşinizin, ailesine sadık biri ama bu durum evlilik sınırlarını çizememesine sebep olmuş gibi görünüyor. Sizinle ilgili konuşmaların yanlış lanse edilmesi, olmayan şeylerin söylenmesi ve eşinizin sözlerin gerçekliğini doğrulamadan bunlara inanması sizi yıpratıyor. Evliliğinize müdahale ediliyor ve bu, eşiniz tarafından doğal karşılanıyor. Eşiniz ailesine çok bağlı biri ama evlendikten sonra önceliği eşi ve kurduğu yuva olmalıdır. Kocanız ailesinin her dediğini doğru kabul ediyorsa, kendi evinin huzurunu sağlayamaz. Kendi kararlarını vermekte zorlanıyorsa, bu hem sizi hem de onu ilerleyen yıllarda yıpratır. Sizin hislerinizi anlamakta zorlanıyor ve ailesinin söylediklerine göre hareket ediyorsa, evliliğinizde güven sarsılıyor. Dışarıdan yönetilen bir evlilik temelleri zayıf olan bina gibidir. Küçük bir sarsıntıda yıkılır. Dolayısıyla bir yuvaya dışarıdan müdahale edilmemelidir. Bu duruma karşı, kocanızla savaş halinde olmanız size bir şey kazandırmaz. Ona "senin ailen ya da benim ailem" gibi bir rest çekmek yerine, "biz bir aileyiz ve sorunları beraber çözmeliyiz" mesajını vermelisiniz. "Aileni seviyorum ve saygı duyuyorum ama bizim de bir evliliğimiz var. Bizim hayatımıza çok fazla müdahale edildiğinde, biz zarar görüyoruz. Bunu birlikte korumamız lazım.”, "Beni seviyorsan, benim de anlatacaklarımı dinle. Her iki tarafı da dinlemeden karar verme.", "Ben çok üzülüyorum çünkü bu evlilik benim için kıymetli.", "Seninle mutlu olmak istiyorum ama sürekli baskı altında hissediyorum.", "Birlikte bir çözüm bulmamız lazım." şeklinde yuva kurtaran altın sözlerle kocanıza telkinlerde bulunmanız gerekir.
Rabbim evliliğinizi yeni bir hayatın başlangıcı olarak size yaşatsın ve tevbe etmiş olduğunuz günahlardan sizi arınmış kılsın. Tebrik ederim sizi. Güzel bir anne, örnek bir eş olasınız. Geçmişte yapmış olduğunuz günahınızın farkındasınız, bu farkındalığı asla kaybetmeyin. Ama tevbe etti iseniz bir daha dönüp o günahın size etki etmesine izin vermeyin. Günahın büyüklüğünü bilin ömür boyu pişmanlığını çekin ama kimseye anlatmayın. Rabbimizin en büyük rahmeti, tevbe ile bizi temizliyor olmasıdır. Ne büyük kapı ne büyük bir temizlik sürecidir, elhamdülillah! Nişanlınız size önceki hayatınızı, kendisinden öncesini sorsa bile yalan söylemeyin ama sakın anlatmayın da. Allah'ın kapamış olduğu konuları kimseye açmayın. Fıkhen de anlatmak zorunda değilsiniz. Sorduğunda cevap vermek zorunda değilsiniz. Tekrar tevbenizi hatırlayın, Allah'ın affına sığının ve düğününüze hazırlanın. Şeytanın en mutlu anınızda sizi kandırmasına izin vermeyin. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hanımların bu husustaki hassasiyeti yüksektir. Bir nebze siz de abartıyor olabilirsiniz ama eşinizin hatalı tutum içinde olması mümkündür. O da, dindar olsa bile nihayetinde insandır. Zafiyetleri de olabilir. Bunun ortasını bulmaya çalışın. İnatlaşma seviyesine getirmeyin hepten batar, siz de kahrolursunuz. Sabırlı olun, dua edin. Çevresini daraltmaya çalışın.
Selamünaleyküm. Evham düzeyine getirmeden kul hakkı riayeti önemlidir. Bilhassa kişilerin özel haklarına riayet etmeyi öncelikli tutunuz. Devletin kaldırımı nispeten daha kolaydır, sizin de o kaldırımda bir hakkınız var ama şahısların hakları çok risklidir.
Selamünaleyküm. Bu mümkün değildir. Her namazı vakti çıkmadan önce kılmalısınız. Bir teneffüs saatinde bir koridorun kenarında kılmanız yeterlidir, camiye gitmek zorunda değilsiniz. İdareye başvurun ve namaz kılmak için yer isteyin.
Selamünaleyküm. Kayseri'den Kırşehir'e gidene kadar yolda namaz kılarsanız seferi olarak kılın. Kırşehir'de, annenizin köyünde, size ait olacak bir ev, tarla varsa; orada normal namaz kılın. Yoksa seferi kılın.
Selamünaleyküm. Bayanın kardeşleri ile arasındaki hukuk en üst dereceden bir hukuktur ama öpme, bizim ahlakımızda hoş olmayan risk taşıyan işlerdendir. Genç yaşta kardeşlerin birbirlerini öpmelerini dini edebimiz uygun görmez.
Selamünaleyküm. Kilisede namaz kılmayı, camiyi basit görmek veya kiliseyi saygın görmekten kaynaklanan bir anlayışla olursa bu durum itikat açısından tehlikelidir. Kapalı başka bir yer bulunamadığı gibi bir nedenle kıbleye dönülerek temiz bir yerde namaz kılınması durumunda namaza zarar gelmez.