Fetva Meclisi
Soru
Hocam, okuduğum okulda ders saatiyle cuma saati çakışıyor. Namaza gitmem sonucunda derse girememem söz konusu. Fakültenin mescidinde cuma namazı kıldıran arkadaşlar var. Burada Cuma namazını kılmamızda bir beis var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Cuma saatinde ders almamalısınız. Sizin Cuma namazı kılmanız hakkınızdır. O saatten ise ders konsa da siz derse gitmediğiniz için vebale girmezsiniz. Ücreti geri vermekle ise faziletli bir davranış yapmış olursunuz.
Sizin özel bir durumunuz var; eğer cuma namazını tek değil de cemaatle kılıyorsanız inşaallah bir sıkıntısı yoktur.
Şu Nasruddin hocanın misalindeki 'hiç mi hırsızın suçu yok!' sözünden hareketle bir şey sormak isterim: Cuma namazımızın kabul olmaması için mi çalışalım kabul olması için mi? Mesela sabah namazı için aynı titizliği gösterebiliyor muyuz? Sabah namazını evinde kılanların evlerini yakmayı isteyen peygamberimizin sünnetinden ne kadar nasibimiz var? Evet cuma namazının sıhhati ile ilgili bilhassa Hanefi mezhebi ulemasının ileri sürdüğü şartlar vardır. Bunlar da naslardan çıkarılmış dikkate alınması gereken hükümlerdir. Ama namazın terk edilmesini teşvik eder bir anlayış değildir onların anlayışı. Papaza kızıp yorgan yakmanın anlamı yoktur. Türkiye'de veya başka bir ülkede Cuma namazını kılmanın ittifak edilmiş bir engeli yoktur. Fukahanın ihtilafındaki rahmet de burada tecelli etmektedir. Allah'a emanet olunuz.
Kılmamak için kalın kitapların arasından bir ruhsat aranacaksa cuma kılınmayabilir. Bunun dışında cuma namazı yeryüzünün her yerinde cuma namazıdır. Biz, kılmak için uğraşmalıyız. Allah'a emanet olun.
Daha büyük camiye gidebiliyorsan orada cuma namazını kıl. Bütün talebelerin toplandığı bir yerde kıldırman gerekiyorsa orada kıl. İHL mescidi öyle bir namaz için uygundur biiznillah.
O yörede en azından muteber bir fıkıh içtihadına göre vakit girmeden kılınan bir namaz, namaz değildir. Katılsanız da o namazı daha sonra yeniden kılmanız gerekir.
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Müslüman, akidesini esas alarak yaşayan insandır. En hassas noktalarda bile akidesinden taviz vermeyen yani haramlar ve helaller ölçüsünü kullanarak yaşayan insandır. Böyle bir mü'min, şu veya bu cemaatin içinde olmasa da Allah'ın istediği gibi yaşadığı için cennete girecektir biiznillah. Ama şu cemaatin içinde bulunan hatta o cemaatin bel kemiği olan biri haramlar karşısında eziliyorsa, Allah'ın farzlarında gevşek kalıyorsa o mü'min, Allah'ın huzuruna eksik çıkacaktır. Bu şuna benzer: Bir kavanozun üzerindeki etikette baldır yazdığı halde kapağını açtığınızda içini boş ya da balı tüketilmiş olarak görüyorsanız, o kavanozun üzerinde bal yazmasının bir anlamı olmayacaktır. Mü'min de elbette bir yer ve beraberlik belgesi ispat edecektir ama esas olan Allah'ın emirlerini ve yasaklarını dikkate alarak yaşamaktır.
Sadece farzdan sonra nafile kılınan namazlarda dağılmak için geçerli bir kuraldır o. Sabah namazında ise bu yoktur. Allah'a emanet olun.
Sabah namazından sonra namazdan dağılmak yani camiden çıkmak diğer namazlar gibidir. Ancak sabah namazından sonra işrak vaktine kadar bekleyip iki rekât namaz kılmak ayrı bir Sünnet'tir.
Yatsı ve sabah namazı uyku ve yorgunluk gibi nedenlerle namazın ağır geldiği vakitlerde eda edilmektedir. Bu vakitlerde fedakârlık yapmak diğer vakitlere göre daha zor olmaktadır. Mü'min, Allah'ın emri olduğu zaman, hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan insandır. Münafık ise keyfi yerinde iken görüntü veren insandır. Bu nedenle münafıklar için yatsı ve sabah namazı vakitleri iyi bir sınav oluşturmaktadır. Buna rağmen, yatsı ve sabah namazına gelemeyenlere münafık muamelesi yapmaya yönelik bir emir yoktur. Bu bir uyarıdır, imanına dikkat etmesi bakımından mü'minleri ikaz etmektir. Müslümanları bilhassa sabah namazının cemaatle eda edilmesi konusunda sürekli ikaz etmek, bu konudaki hadisleri hatırlatmak hoca efendilerin önemli bir vazifesidir. Allah Teâlâ, kendisine davette muvaffak olmaya hepimizi ehil kılsın. Dua edin.
İki kişi ile cemaat oluşur. Ondan sonra da ne kadar kalabalıklaşırsa ecir de o kadar çoğalır. Allah'a emanet olun.
Topladıklarını dini hizmetlerde kullananlarla, din üzerinden geçimini sağlayanlar arasında bir bağlantı kurulması doğru olmaz. Allah'a emanet olun.