Fetva Meclisi
Soru
Hocam, imamların çoğu cuma namazında hutbede önüne gelen şeyi okuduğundan dolayı cuma namazını mescidlerde kılmaya çalışıyordum ama Diyanet mescide imam tayin edince bir vakıfta kılmaya başladım. Ama vakıfta kılmanın fıkha uygun olmadığını söyleyenler var, bu doğru mu? Kılınan cuma namazları fıkha uygun olmadığından yani cumanın şartları yerine gelmediğinden geçersiz olur mu? Bir de cuma namazının sıhhat şartlarının (Hanefi mezhebine göre) oluşmadığını biliyorum ama biz kılmak istediğimizden diğer mezheplere göre amel ediyoruz, o yüzden vakıfta kılınca sıhhat şartları oluşmuyorsa o zaman cuma da kılmayalım.
Cevap
Benzer fetvalar
Cuma namazının vakti öğlen namazının vaktidir. Üç mezhebin görüşü bu şekildedir. Sadece Hanbeli mezhebi fukahası öğlen vaktinden önce de kılınabileceğini söylemişlerdir. Sizin oradaki kardeşler oradaki şartlar nedeniyle bu içtihada uyuyorlarsa yaptıklarında sakınca yoktur deriz. Bunu onlara sorup öğrenin. Eğer bu ise tutumlarının nedeni sıkıntı yok kabul edin. Siz de cuma kılmamaktan ise onlarla beraber kılabilirsiniz. Cuma kılamadığınız zamanlarda ise muhakkak öğlen namazını kılın. Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Âmin.
Bayram namazının şartları Cuma namazının şartları gibidir. Özellikle Hanefi mezhebi fukahası, evde bayram namazı kılınamayacağına hükmetmişlerdir. Diğer Fukaha ise bayram namazına gidemeyenlerin evlerinde kendi başlarına veya ailece cemaat yaparak camideki gibi kılabileceklerini söylemişlerdir. Ev şartları uygun olanlar vaktinde yani güneş doğduktan kırk dakika sonra cemaat yapıp bayram namazı kılabilirler. Bunun bir zararı olmaz. Kılınamıyor olmasının da bir sakıncası yoktur biiznillah.
Selamünaleyküm. Yörenizdeki âlimlerin fetvasına göre hareket etmelisiniz.
Değerli kardeşim, Suudi Arabistan'da camilerde Hanbelî mezhebine göre namaz kıldırılmaktadır. Orada kılınan namazlarda fıkıh açısından bu ümmetin temel ilkelerine ters bir durum yoktur. Sizin “Vahhabî” olarak isimlendirdiğiniz olgu ise camide namazı etkileyecek bir farklılık değildir. “Vahhabilik” daha çok siyasi bir olgunun adıdır. Zannederim ki, şeytan sizi cemaatle namaz gibi büyük bir sevap kaynağından mahrum bırakıyor. Acilen camiye dönün. Caminin aramızdaki açığı kapatmadığı bir dünyada bizim Ümmet-i Muhammed olma iddiamız ispat edilemez bir iddia olarak bu gök kubbenin altında sönüp gidecektir. Ezanların ve camilerin bizi birleştirmediği bir dünyada biz aramızdaki fitneleri Siyonizm'e yükleyerek sadece kendimizi kandırırız. Hemen camiye dönün. Hak mezheplerden biri olan bir mezhebin bağlılarının arkasında namazınız olur. Büyük bir ecri kaybediyorsunuz. Bir de gereksiz bir fitne içinde kendinize bataklık ayırıyorsunuz. “Vahhabilik” siyasi bir akımdır, akide konularını kurcalayarak bu ümmeti parçalama yoluna giden taraftar ve karşıtlarının kullandığı bir ismi sevap kaybı nedeniniz yapmayın. Zaten siz camide konuşulanları yani vaazları anlamıyorsunuz. Kıldığınız bir namazdır. O namaz da “vahhabiliğe” göre değildir. Hanbelî fıkhına göre kılacaksınız biiznillah.
Fıkıh kitaplarındaki ayrıntılara dikkat edilecek olsa sizin orada cuma namazı kılmanız caiz olmaz. Ama bu topraklarda fıkıh kurallarının itibara alınmadığı şartlarda yaşıyoruz. İki haneli bir rakama ulaşmış kalabalıkla kılabiliyorsanız Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Yaptığınız tilavetin namaza zararı yoktur. Söz ettiğiniz gibi, namaz ahkâmını bilmeyenlerin bulunabileceği bir yerde tek olarak kılmak daha uygundur. Ne yazık ki müezzinlerimiz, orada namaz kılanlardan daha fazla namaz fıkhını bilmeyebiliyorlar. Bundan da vahimi bu bilgisizliklerinden arlanmıyorlar. Daha da vahimi, o mesleği en takva şartlarda yapmanın gereğine vakıf değiller. Allah sonumuzu hayretsin.
cuma namazı konusundaki diğer fetvalar
Kılmamak için kalın kitapların arasından bir ruhsat aranacaksa cuma kılınmayabilir. Bunun dışında cuma namazı yeryüzünün her yerinde cuma namazıdır. Biz, kılmak için uğraşmalıyız. Allah'a emanet olun.
Yaptığınız bir aşırılıktır. Papaza kızıp oruç bozuyorsunuz. Camileri terk ede ede o hale getirdik zaten. Camiye muhakkak gidilmelidir. Cumayı terk edip de o saatte hangi amelle meşgul oluyorsunuz ki şüpheli haliyle bile olsa Cuma namazından daha faziletli bir iş yapmış olasınız. Daha makul düşünmelisiniz. Fıkıh olarak bir tutanağı olmayan iştir yaptığınız. Allah'a emanet olunuz.
Biliyorsunuz, Suudi Arabistan'daki Müslümanlar Hanbeli mezhebini taklit etmektedirler. Hanbeli fıkhında da Cuma namazından önce Sünnet namaz yoktur. Hanefi mezhebinde ise vardır. Siz de Hanefi iseniz ne yapacağınız bellidir.
Bu, sınavın niteliğine bağlıdır. Hayatî kıymeti olan sınav başka sıradan bir sınav başkadır.
'Zuhriahir' olarak kılınan namazın ilk kitaplardan çok, sonraki dönemlere ait bir bilgi olduğunu söyleyebiliriz. Ve özellikle Hanefi mezhebine ait bir uygulamadır. Hanefi mezhebi içinde de görüş birliği ile uygulanmamaktadır. Kılınmasında sakınca olduğunu söyleyemeyiz. Kılmayan için de abes bir iş yaptı denmesi yanlıştır. Herkes niyetini tashih ederek ve mutemet bir ilim adamına uyarak hareket ederse doğruya daha yakın iş yapmış olur. Allah'a emanet olun.
Sevgili kardeşim, herhâlde ‘şirk’ kelimesinin içeriğini bilmiyorsunuz? Böyle ağır bir kavramı böyle bir iş için kullanmayın lütfen. Zira şirk, daha ilerisi olmayan en büyük cinayettir. Allah hepimizi ondan muhafaza buyursun. Müslüman olarak bizim imanımız, rızkımızı Allah Teâlâ’nın tekeffül ettiği şeklindedir. İş yeri sahiplerinize cuma namazı konusunda son sözlerini sorun. İzin vermeyeceklerse ayrılın, rızkınızı başka kapılarda arayın. Allah kolaylık versin.