Fetva Meclisi
Soru
Suudi Arabistan'da Cuma namazının ilk dört rekat sünneti kılınmıyor. Cuma hutbesinden önce kılınan dört rekatlık sünnet namaz yok mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Mesele şöyledir: Cemaatle namaza yetişme açısından bir sıkıntı olacaksa namazın iki rekaatte bırakılıp farza yetişilmesi vaciptir. Hayır imama yetişmede sıkıntı olmayacaksa nafile de olsa başlanan namaz tamamlanmalıdır. Meseleyi bu şekilde anlamalısınız. Şafii veya bir başka mezhebi taklit yerine bu genel ilkeye bağlı kalırsanız en doğru olanı yapmış olursunuz. Allah yardımcımız olsun.
Cuma namazı vakti girdikten sonra imam hutbeye çıkmadan önce nâfile namaz kılmak sünnettir. Ancak hutbe okunurken nâfile namaza başlamak caiz değildir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/84; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/84; Nevevî, Mecmû‘, 4/550; Saîdî, Hâşiyetü’l-adevî, 1/381; Nefrâvî, el-Fevâkihü’d-devânî, 1/266; İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/237, 240-241) Bu nedenle hacıların Mekke ve Medine’de cuma günü hatip minbere çıktığı andan itibaren cumanın ilk sünneti veya nâfile namaz kılmakla meşgul olmayıp hutbeyi dinlemeleri gerekir. Bu durumda edâ edemedikleri ilk sünneti cumanın farzından sonra kılabilirler.
Aleykümselam. 4+2+4 kılın. Asgari gereken yerine gelmiş olur. Diğer teferruata ise MECBURİ gibi bakmayın, rahat edersiniz. Çünkü fazlanın sınırı yoktur. Sevap peşinde olduğumuza göre kılabildiği kadar herkes kılabilir ama asgari bellidir.
Selamünaleyküm. Cuma namazının iki rekât farzını kılan Cuma kılmış olur; üzerindenf arz düşer. Daha sonra dört rekât Sünnet eda eden de nafileyi yerine getirmiş olur. Bundan sonrası için kimse kimseyi kınamamalı, kalplere hükmetmemeliyiz.
Vakit girdikten sonra kılınmalı.
Cuma namazının farzı iki rek’attır. Bunun yanında farzdan önce dört rek’at, farzdan sonra dört rek’at olmak üzere sekiz rek’at da sünneti vardır. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/269, 285) İmam Ebû Yûsuf’a göre ise farzdan sonra kılınacak sünnet bir selâmla dört ve bir selâmla iki rek’at olmak üzere toplam altı rek’attır. Bu görüşün Hz. Ali’den (r.a.) rivâyet edildiği nakledilmektedir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/285)
cuma namazı konusundaki diğer fetvalar
Yaptığınız bir aşırılıktır. Papaza kızıp oruç bozuyorsunuz. Camileri terk ede ede o hale getirdik zaten. Camiye muhakkak gidilmelidir. Cumayı terk edip de o saatte hangi amelle meşgul oluyorsunuz ki şüpheli haliyle bile olsa Cuma namazından daha faziletli bir iş yapmış olasınız. Daha makul düşünmelisiniz. Fıkıh olarak bir tutanağı olmayan iştir yaptığınız. Allah'a emanet olunuz.
Bu, sınavın niteliğine bağlıdır. Hayatî kıymeti olan sınav başka sıradan bir sınav başkadır.
'Zuhriahir' olarak kılınan namazın ilk kitaplardan çok, sonraki dönemlere ait bir bilgi olduğunu söyleyebiliriz. Ve özellikle Hanefi mezhebine ait bir uygulamadır. Hanefi mezhebi içinde de görüş birliği ile uygulanmamaktadır. Kılınmasında sakınca olduğunu söyleyemeyiz. Kılmayan için de abes bir iş yaptı denmesi yanlıştır. Herkes niyetini tashih ederek ve mutemet bir ilim adamına uyarak hareket ederse doğruya daha yakın iş yapmış olur. Allah'a emanet olun.
Sevgili kardeşim, herhâlde ‘şirk’ kelimesinin içeriğini bilmiyorsunuz? Böyle ağır bir kavramı böyle bir iş için kullanmayın lütfen. Zira şirk, daha ilerisi olmayan en büyük cinayettir. Allah hepimizi ondan muhafaza buyursun. Müslüman olarak bizim imanımız, rızkımızı Allah Teâlâ’nın tekeffül ettiği şeklindedir. İş yeri sahiplerinize cuma namazı konusunda son sözlerini sorun. İzin vermeyeceklerse ayrılın, rızkınızı başka kapılarda arayın. Allah kolaylık versin.
Şu Nasruddin hocanın misalindeki 'hiç mi hırsızın suçu yok!' sözünden hareketle bir şey sormak isterim: Cuma namazımızın kabul olmaması için mi çalışalım kabul olması için mi? Mesela sabah namazı için aynı titizliği gösterebiliyor muyuz? Sabah namazını evinde kılanların evlerini yakmayı isteyen peygamberimizin sünnetinden ne kadar nasibimiz var? Evet cuma namazının sıhhati ile ilgili bilhassa Hanefi mezhebi ulemasının ileri sürdüğü şartlar vardır. Bunlar da naslardan çıkarılmış dikkate alınması gereken hükümlerdir. Ama namazın terk edilmesini teşvik eder bir anlayış değildir onların anlayışı. Papaza kızıp yorgan yakmanın anlamı yoktur. Türkiye'de veya başka bir ülkede Cuma namazını kılmanın ittifak edilmiş bir engeli yoktur. Fukahanın ihtilafındaki rahmet de burada tecelli etmektedir. Allah'a emanet olunuz.
Kılmamak için kalın kitapların arasından bir ruhsat aranacaksa cuma kılınmayabilir. Bunun dışında cuma namazı yeryüzünün her yerinde cuma namazıdır. Biz, kılmak için uğraşmalıyız. Allah'a emanet olun.