Fetva Meclisi
Soru
Ben obsesif kompulsif bozukluğu olan bir hastayım; kısaca, takıntı hastalığı ve hayatı olumsuz etkileyen bir hastalık. Kendim hekim olduğum için bu hastalığa sahip kişiler nasıl davranır biliyorum. Fakat benim takıntım ölüm ile alakalı; çok yüksek bir şekilde ölüm korkusu var ve bu, hayatımı olumsuz etkiliyor. Bu şekilde birçok tanıdığım da var. Mesela, kişi güzel bir olay olmasını ister ve bunun arkasından bu olay olursa ‘öl’ diye içinden bir şey gelir. Bir hasta görürsün, Allah kimsenin başına vermesin dersin, içinden bir ses ‘sen de böyle ol’ der. Artık ne görürsem sanki istemsiz iddialaşıyor gibi oluyor ve sonra tekrar bunalıma giriyorum. Bu şekilde ölümle alakalı söylemleri Allah kabul eder diye çok korkuyorum. Biliyorum ki Allah asıl olana vakıf ama bunu kendime anlatamıyorum hocam. Bu konuda bana ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mü'minin ayağına batan diken bile onun için keffarettir. Yeter ki imanını korusun. Asla üzülmeyin. Kimin kârda kimin zararda olduğunu bilmediğimiz bir âlemde yaşıyoruz. Tedavinizi tam yapın. Sabredin. Dua edin. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Allah size şifalar versin.
Belirttiğiniz gibi içinizde bu hislerin oluşması, son zamanlarda sürekli aklınızda olması, sevdiğiniz insanlarla ilgili endişeye kapılmanız bir problem değildir. Genelde bu düşünceler ve beraberindeki kaygılar kısa bir zaman sonra hafifleyip kendi normalinize dönecektir. Lâkin gün içinde çoğu vakti bunu düşünerek geçiriyorsanız, bu durum sizi var olan gündelik işlerinizden alıkoyuyorsa ya da yapmak istediğiniz planları sırf bu düşünceler yüzünden öteliyorsanız burada bir uzman desteği almanızı öneririm. Kendinizi gözlemleyerek bir karar verebilirsiniz. Ölümü elbette ki değiştiremeyiz ve kontrol edemeyiz. Ama kendi düşüncelerimizi ve davranışlarımızı değiştirebiliriz. Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi arttırırsanız düşünceler daha da büyür ve beraberinde kaygılar başlar. Bu düşünceler en çok ne zamanlar geliyor ve geldiğinde size neler söylüyor bakın. Sonra ise bunun sizden bağımsız bazen büyüyen bazen küçülen aslında yönetilebilen bir durum olduğunu fark edin. Bazen bu, direksiyonun sahibiymiş gibi hareket etse bile asıl sahibin siz olduğunu, hâlâ kalbinizin attığını, varlığınızı ve yapılacak birçok şey olduğunu kendinize hatırlatın. Ve ne zaman öleceğim benimle ilgili değil ama nasıl yaşayacağım benimle ilgili. Kısa vadede bu problemi küçültmek için değer verdiğiniz insanlarla birlikteliğinizi arttırabilirsiniz. Yaptığınız güzel işler ve size verilenler için şükredebilirsiniz, ibadetlerinizi çeşitlendirebilirsiniz. Bu zamanlar kişi için fırsata çevrilebilen kıymetli dönüm noktaları olabiliyor. Geçmişinizi değerlendirip zorlu yanlarınızla daha çok ilgilenebilirsiniz. Uzun vadede ise şu anki durumunuz sizi gelecekte daha iyi bir yere götürüyor mu bakın. İnancınız ve değerleriniz doğrultusunda düşünerek şu an nasıl biri olduğunuzda, neler yapıyor olduğunuzda size ve hayatınıza uygun bir gelecek olacağına bakın ve notları alın. Tüm bu süreçlerde Allah hayırlı bir kul olarak yaşamayı, gayretli ve hayırlı insanlarla birlikte olmayı nasip etsin.
Aşırı hassasiyetim oluyor, sürekli takıntı vesvese dediğiniz durumda dini OKB olabilir. Bu konuda bir uzman desteği almanızı tavsiye ederim. Bu durum ister dinden olsun ister olmasın herkesin yaşayabileceği bir şeydir. İnsanın aklına pek çok farklı düşünce gelebilir ancak her düşüncenin bir olmadığını da göz önünde bulundurmalıyız. Dikkate almamız gereken düşünceler ve hiç önemsememeniz gereken düşünceler arasında ayrım yapmalısınız. Bir düşünceye sahip olmak o düşüncenin gerçek olduğu anlamına gelmez. Bu durumda "ben düşüncelerim değilim" şeklinde bir ilke edinebilirsiniz. Size gelen vesveselerden herhangi biriyle aşırı meşgul olursanız onu zihninizde çok büyütmüş, onu güçlendirmiş olursunuz. Düşünceye odaklanarak onu güçlendirmeyi istemeyiz ve bununla birlikte onu bastırarak, oluşmasını engellemeye çalışarak davranışların değişmesine izin vermeyiz. "Bu düşünce şeytanın vesvesesidir ve bu yüzden reddediyorum. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir ve ben elimden geleni yaptım, bu şekilde devam ediyorum" gibi bir düstur edinip bu değer doğrultusunda hareket etmeye çalışabilirsiniz. Düşünceler geldiğinde bir iki dakikalık nefes egzersizleri yapıp bedeninize yönelebilirsiniz, farkındalığınızı bedeninize ve şimdiki ana verebilirsiniz. Ayrıca vesvesenin zihin düzeyinde olduğunu, kalpte imanın muhafaza edildiğini, kalbinizde taşıdığınız inanca eşdeğer olmadığını bilerek ikisini ayrıştırabilirsiniz. Rabbim hayırlı ve kalıcı şifalar versin.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, dinimiz de aklımız da, gördüklerimiz de diyor ki: Siz hastalık sahibi olduğunuz için ölüm endişesi taşıyorsunuz. Esasen bütün insanlarda o korku vardır da sizin gibi hasta olmadıkları için onu dillendiremiyorlar. Hepimiz öleceğiz ve ölümden korkuyoruz. Sağlığınıza zarar vermeyecek ek meşgaleler bulun kendinize, rahatlarsınız.
Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin, işinizi kolay kılsın. Bir kere, asla yarınlara bugünden endişelenmeyin; her doğan güneş yeni bir gün ve her yeni gün yeni bir umuttur. Bir ilaç keşfedilebilir, doktorların tespiti yanılabilir. Yarının endişesini bugünden taşımaya kalkarsanız şeytan sizi kolay sömürür. Yaratan Allah, hayat veren Allah’tır. Siz kulluğunuzun gereklerini yapmaya bakın. Ve şunu da unutmayınız: O çocuk, siz kadere itiraz etmediğiniz sürece sizin cennet umudunuzdur. Onun sayesinde kazandığınız sevaplar herhangi bir nafileden kazandığınızdan daha az değildir. Yarın Allah’ın lütfu ile cennette bulunduğunuzda kendinizi o yavrunun size makine gibi sevaplar biriktirdiğini görecek ve asıl mutluluğu orada yaşayacaksınız, orada… Sabredin ve kazanın. Allah yardımcınız olsun.
Eğer dinleyip tatbik edecekseniz size kurtulma ihtimalinizin yüksek olduğu bir tavsiyede bulunabilirim: Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna altı ay devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kul neye muhtaç ise onu isteyecektir. Allah da o hususta yardım edecektir. Ne ise eksik, ne ise yardım gerektiren o.
Allah Teâlâ size umduğunuzdan güzelini versin. Huzurunuzu daim kılsın. Bu işlemde ve bekletilmede esasen bir sorun yoktur. Benim şahsi kanaatim ve bu konuda duyduğumuz mide bulandırıcı haberlerden ötürü size saklama konusunda caiz olsa bile güven verici olmayacağını ikaz etmem gerekmektedir. Doğrusu benim kalbim rahat etmez. Siz işlemi yaptırın. Gerisini de laboratuvarda bile bırakmayın. Çok şey duyuyoruz. Geçmiş olsun, mübarek olsun.
Bu arada bir hile ve yalan karışmadığı sürece böyle bir ticarette sıkıntı yoktur.
Doktor olarak yazacağınız ilaçta, ilaç firmasının lehine, hastanın veya devletin aleyhine olacak bir reçete yazmanıza neden olması durumunda bu tür ikramlar sizin için caiz olmaz. Böyle bir etkilenmeye karşı kendinizi güvende hissediyorsanız istifade edebilirsiniz.
Kötüyü öğrenmeye ömrün yetmez. İman ettiğin iyiyi hazmetsen daha akıllıca ve daha seri bir iş yapmış olursun. Bir de tadına bakarken zehirlenmeyeceğini de garanti edemezsin, bunu da unutma.
Nineniz çocuklaşma sürecine girmiş bir yaştadır. Onu anlayışla karşılayın. Düzeltmeye kalkışmayın. Siz üzerine düşeni nazik bir şekilde yapın. Sonra da onu rahatsız kabul edin. Bir zaman sonra düzelir inşaallah. Gerekiyorsa bir psikoloğa da götürebilirsiniz.