Fetva Meclisi
Soru
Benim babaannem 75 yaşında. Dedem vefat ettiğinden beri hiç susmadan konuşuyor ve kurduğu cümleler hep başkalarıyla ilgili oluyor. İnsanların arkasından hiç hoşlanmayacakları şekilde konuşuyor. Ona, gıybetin kötü bir şey olduğunu anlatıyoruz, duymazdan geliyor ve bize, ‘siz de herkesi savunuyorsunuz’ diyor. Şu an yanımızda kalıyor. Dedemden çekindiği için o varken konuşamıyormuş, şimdi çekineceği kimse kalmadı sanıyor. Boş zaman geçirme, en azından tespihi al eline diyoruz. Bizi görünce alıyor biz yokken yine boş boş oturuyor. Ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz. Dua ediyoruz.
Cevap
Benzer fetvalar
Bacım, bu belirttiğiniz baba ile sizin mücadeleniz sadece sizi yıpratır. Bu da gereksiz bir iştir. Size tavsiyem şudur: Yok kabul edin bu konularda babanızı. Bayramlarda ne zaman görüşüyorsanız görüşün, elini öpün. Bu konularda ise babanızı yok kabul edin. Taşa tohum ekemeyeceğiniz gibi bir gerçektir bu durum. Siz söz geçiremezsiniz, gereksiz yere nefreti artırırsınız. Şeytan ise hiçbir işe yaramayacağı belli bir işle sizi oyalıyor. Dediğim gibi yapın ve kenarda bekleyin siz. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ size rahmeti ile muamelede bulunsun. Siz de biliyorsunuz ki babanız sizin cennetinizdir. Cennetten önce de biiznillah siz evlatlarınızdan hayır göreceksiniz. Aman sabredin, aman yılmayın. Ne kaldı şu dünya hayatından. Şu kadar yıldır çekiyorsunuz, çoğu gitti azı kaldı sayın. Sabredin ve karşılığını Allah’tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Size tavsiyem, bir psikologla muhakkak görüşün. Ola ki gözünüzden kaçan bir şeyi size tavsiye eder. Bir de şunu söyleyebilirim: Aile fertleri hepiniz aynı anda hizmette bulunmayın. Bir tür nöbet oluşturun. Çevrenizde bakımevi bulunuyorsa biraz dinlenmek için ve orada daha iyi bakılabilir umudu ile babanızı oraya yerleştirebilirsiniz de. Ne edin edin işi sonuna kadar getirip ipi salmayın. Allah yardımcınız olsun. Size dua ediyorum.
İkisinin arasındaki sorunlara sakın siz girmeyin. Onlar kendi kazançları ve zararları için çalışıyorlar. Kimin haklı kimin de haksız olduğunu Allah Teâlâ belirleyecek, hükmü o verecektir. Siz insanlığınızı yapın. Elinize düşerse insanca ve mü'mince davranın. Zulmetmeye kalkarsa zulmüne izin vermeyin. Elinizi koruyun. Dilinizi koruyun. Sabredin, seviye kaybetmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Bu durumu bildiğini sadece annene söyle ve esef ettiğini ona hissettir. Başka kimseye söyleme, babana da söyleme. Annen için çok dua et. Kendini geliştirmeye ve korumaya bak. Allah'a emanet ol.
Ailenizdeki huzursuzluklar ve özellikle dedenin tutumu hem sizin hem de annenizin ruh halini etkiliyor. Böyle bir durumda nasıl davranmanız gerektiği konusunda bazı pratik önerilerden bahsetmek istiyorum. Anneniz, zor bir durumu sabırla idare etmeye çalışıyor. Ama doğal olarak, böyle bir ortamda sabrın tükenmesi de kolaydır. İslam, aile içindeki huzuru korumayı ve olumsuzluklardan uzak durmayı öğütler. Eğer anneniz sabırsızlıkla karşılık veriyorsa onun sabırla yaklaşmasına yardımcı olmanın yollarını arayın. Ona nazik bir şekilde, sabrın ve hoşgörünün ne kadar önemli olduğunu hatırlatın. Kendi düşüncelerinizi sabırla ve hikmetle ifade etmek, zamanla olumlu sonuçlar verebilir. Dedeniz, İslam’ın gereklerinden habersiz ve namaz oruç gibi ibadetleri yerine getirmiyor. Ama dinimiz, yaşlılara saygıyı esas alır. Bu durumda olan bir kişiyle, nazik ve hoşgörülü bir şekilde, İslam’ın gerekliliklerini anlatmak gerekir. Bu hem dedenin iyiliği hem de aile içindeki huzur için önemli olacaktır. Ancak unutmayın ki insanları doğru yolda ilerletmek, onları zorlamadan ve sabırla yapmak gerektirir. Beddua ve küfür etmek, kesinlikle İslam’a aykırıdır. Ancak, burada dikkate almanız gereken şey, sizin bu tür söylemler karşısında nasıl tepki vereceğinizdir. Küfür ve beddua karşısında, sabır göstermek hem annenize hem de kendinize faydalı olacaktır. Bununla birlikte, sabır gösterirken, beddua ve küfür karşısında susturulmak zor olsa da size de aynı şekilde karşılık vermek yerine, sabırlı ve hoşgörülü olmanız önemlidir. Bu hem kendinizin hem de ailenizin huzuru için daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Zorlu bir durumda, ailenizin huzurunu korumak ve kendi iç huzurunuzu sağlamak için, duygusal olarak da sağlıklı olmalısınız. Bu tür sıkıntılı durumlar karşısında, kendinizi kötü hissetmeniz normaldir. Fakat her zaman sabırlı olmaya çalışırken duygusal sağlığınızı da koruyacak bir yol bulmalısınız. Anne ve baba arasındaki olumsuzluklar, sizi de olumsuz etkileyebilir. Bunu fark ederek, her durumda Allah’a dua etmek ve sabırla beklemek, Allah’ın huzurunu aramak iyi bir çözüm olabilir. Bu tür durumlar karşısında, dua etmek büyük önem taşır. Allah’a, aile içindeki huzurunuzu artırması için dua edebilir ve sabrınızı güçlendirecek şekilde dua edebilirsiniz. Allah, her türlü zorluktan sonra kolaylık verir. Sonuç olarak, ailenizdeki bu zorluklarla başa çıkarken, sabırlı olmak, hakaret ve küfürlere karşılık vermemek, hoşgörülü bir yaklaşım sergilemek, İslam’a uygun bir yol olacaktır. Her zaman, bu tür zor durumlarda Allah’a sığınmak, dua etmek ve sabırla yaklaşmak en güzel çözüm olacaktır. Allah, sizlere sabır ve güç versin ve tüm ailenizin gönüllerini huzura kavuştursun.
Selamünaleyküm. Sakın babanızla annenizin arasına girmeyesin. Onlardan birini tutman doğru olmaz. Sen, onlara karşı bir hata işleme. İkisine de iyi davran, sabırlı ol. Bu yaştan sonra onlardan köklü bir değişim bekleme. Ortamı sakinleştirme, daha kolay konulara geçme gibi taktikler güt. Çok dua et. Önce kendini koru.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Doktor olarak yazacağınız ilaçta, ilaç firmasının lehine, hastanın veya devletin aleyhine olacak bir reçete yazmanıza neden olması durumunda bu tür ikramlar sizin için caiz olmaz. Böyle bir etkilenmeye karşı kendinizi güvende hissediyorsanız istifade edebilirsiniz.
Bu arada bir hile ve yalan karışmadığı sürece böyle bir ticarette sıkıntı yoktur.
Mühim olan kulluğu yapmada size yardımcı olacak bir mürşiddir. Mürşid aydınlatan demektir. Size açacağı aydınlıkta ibadetlerinizi yapacağınız, haramlardan korunacağınız ortamı bulmanız içindir mürşid. Bunu insan gözü, kulağı, dili bir arada iken sağlamak sanal cihazlarla sağlamaktan daha gerçekçidir. Gerisini siz değerlendirmelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Eğer, kuru bir yer kaldığına kani idi iseniz o bölgeyi yıkamanız gerekiyordu. Yıkadınız ve namazı yeniden kıldı iseniz namaz tamamdır. Namazın yarısını önceki durumla diğer yarısını da yeni durumla kılmanız mümkün değildir. Siz guslünüz eksik olduğuna inandığınıza göre önceki namazı yeniden kılmalı idiniz.
İçeri giren müşteri 'bu mağazada indirim var' diye bilerek girer de siz onun dalgınlığından istifade ederek ona pahalı satarsanız bu kazanca hile karışmış olur. Hileli kazanç da helal olmaz. Müşterinin öyle bir beklentisi yok ve siz pazarlık edene böyle bir indirim yapıyor iseniz bunun için haram diyemeyiz ama mü'min her durumda ilkeli olmalı dememiz gerekiyor.
Size bir tarikata intisap etmenizi tavsiye edebilirim. Kalbinizin huzur bulması bakımından sizin için faydalı olur. Allah sabır, sebat versin.