Fetva Meclisi
Soru
Ben bir mağazada çalışıyorum. Mağazadaki ürünlerimizi sezon fiyatından satarken bazen indirime giriyoruz ama müşterilerimiz bunu bilmiyorlar, kimisine indirim yapıp kimisine de yapmıyorum. Kişi, ‘nakitte yok mu indirim?’ falan deyip biraz zorlayınca yapıyorum. Adam beğenip bir şey sormadan alır ve ben bunu indirimli fiyattan değil de sezon fiyatından satarsam bir sakıncası olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Burada belgesi olmayan için yapılabilecek başka bir şey olmadığını ve uygulamada sakınca olmadığını zannederiz.
Sadece haram olan bir işi yapıyor olmak orada işçi bile olsa kişi kazancını haram yapar. Geneli haram olmayanlardan oluşan ama haram olanın da bulunduğu mesela bir markette çalışan kişi, bizzat o haram olan bölümde çalışmıyorsa kazancı için haram demeyiz. Elbette en helal olanı aramak ve bulmak asıl hedefimiz olmalıdır.
Sattığınız şeyler helal ürünlerse ve hile yapmıyorsanız bir sakıncası olmaz.
Selamünaleyküm. Sözünüzü bozma, hile yapma, gizli borçlar üretme gibi bir hile yapmıyorsanız ya da siz bir hileye alet olmuyorsanız faturanın çok veya az gelmesinden siz mesul olmazsınız.
Haramlardan bir harama direkt destek olan direkt o günaha girer. Dolaylı destek olan da destek olduğu kadar günahın sahibi olur. O işi almamanızı tavsiye ederiz size.
Bir yanlışı herkes yapıyor diye yapmak caiz olmaz. İş sahibinin izni ile yapılıyorsa bu bahsettiğiniz iş bir sıkıntı yoktur. İş sahibine karşı bir hile yapılarak bu iş yapılıyorsa elbette ortada sıkıntılı bir kazanç vardır. Siz böylesini yapmayınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Gıybet, BİR MÜSLÜMAN’I HOŞLANMAYACAĞI ŞEYLE ARKASINDAN ANMAKTIR. Bu anılan şeyin doğru olması, yapılan işin gıybet olmasını değiştirmez. Doğru da olsa neticede bir Müslüman kişinin onuru zedelenmiş olmaktadır. Müslümanlar olarak birbirimizin canı ve malına karşı güvenli olmak durumunda bulunduğumuz gibi onurlarımız, toplum içindeki kişiliğimiz de korumamız gereken değerler arasındadır. Gıybet, insanların şahsiyetlerini yıpratan bir hastalıktır. Bu nedenle de haram kılınmıştır. Gıybet tam bir kul hakkıdır. Mal çalmayı haram gördüğümüz gibi gıybet etmeyi de haram görmeliyiz. Gıybetten korunmak için iki şeye dikkat edilmelidir: a- Başta İhya-ı Ulumu’d-Din olmak üzere ahlâk kitaplarından birinden gıybet konusunu ders yaparak iyice okumalı, tahlil edip sindirmeliyiz. Tehlikeyi tanıyan biri ondan kaçınabilir. Konu ile alakalı âyet ve hadislerin bilinmesi, aile içinde iyice hazmedilmesi gerekiyor. Gıybet, tipik bir kanserdir. Ne yazık ki, bu kansere karşı tıbbî bir tedbir de yoktur. İmanımız ve titizliğimiz bizi bu hastalıktan koruyabilir. b- Gıybet ve benzeri hastalıkların en önemli nedenleri arasında BOŞ VAKİT bulabiliyor olmak vardır. Vakti kendisine yetmeyen insanlar gıybet ve benzeri yanlışlardan daha kolay korunabilirler. Vakit doluluğu denebilecek bir yaşam tarzı oluşturmalıyız. Allah yardımcımız olsun.
Eğer, kuru bir yer kaldığına kani idi iseniz o bölgeyi yıkamanız gerekiyordu. Yıkadınız ve namazı yeniden kıldı iseniz namaz tamamdır. Namazın yarısını önceki durumla diğer yarısını da yeni durumla kılmanız mümkün değildir. Siz guslünüz eksik olduğuna inandığınıza göre önceki namazı yeniden kılmalı idiniz.
Uçak yolculuğu için bilet almak, bir sözleşme yapmaktır. Bu sözleşme gereği iki taraf yükümlülükler almaktadır. Sizin hile ile sözleşmenin şartlarından birini delmeniz caiz olmaz. Mü'min sözünün eri insandır. Müsamaha edilen bir durum olursa onu kullanabilirsiniz.
İnsanlığın huzuru için konmuş kurallara dikkat etmek gerekir. Bu kuralların bozulması, bozulmasına yardım caiz olmaz.
Mühim olan kulluğu yapmada size yardımcı olacak bir mürşiddir. Mürşid aydınlatan demektir. Size açacağı aydınlıkta ibadetlerinizi yapacağınız, haramlardan korunacağınız ortamı bulmanız içindir mürşid. Bunu insan gözü, kulağı, dili bir arada iken sağlamak sanal cihazlarla sağlamaktan daha gerçekçidir. Gerisini siz değerlendirmelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Haram koymak, helali belirlemek sadece Allah'ın hakkıdır. Fukahanın yaptığı haramlığı belli olan bir şeye benzeyen diğer haramları ortaya çıkarmaktır. Sigara hakkında haram demek için elimizde bir nas yani ayet veya hadis yoktur. Elimizde neyin haram olacağını belirleyen ölçüler vardır. O ölçülere uyunca da sigara veya filanca şey haramdır deniyor. Eğer piyasadaki yüzlerce şey o ilkeler açısından aynı durumda ise onlar da haramdır elbette. Şunu da tespit etmemiz gerekir: Normal günlük konuşmalarımızdaki sözlerimizin bile hesabını vereceğiz. Helal ve haram gibi bir konudaki her sözümüz yarın hesabını vereceğimiz bir sözdür. Bu tür hükümleri fukahaya bırakmak gerekir. Herkes ehli olduğu işi yapmalıdır. Bu ümmetin tertip düzeni fukahanın çalışması ile ortaya çıkmıştır. Onların alanına girmemiz sakıncalı olur, kendi kuyumuzu kazmış olabiliriz.