Fetva Meclisi
Soru
Trafikte ilerlerken karşı şeritten gelen araçlara ceza yememesi için verdiğimiz selektör caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Trafikteki kurallar, insanî değerler durumundadır. İzleyen olsun veya olmasın Müslüman'ın trafik kurallarına riayet etmesi gerektiğini söylüyoruz. Yaşanan ülkenin yönetiminin ne olduğu önemli değildir bu hususta.
Kadınların araç kullanmasına mani bir fıkıh kuralı yoktur. Ancak trafiğin durumuna bakarak 'kadın nasıl trafiğe çıkacak?' şeklinde bir tereddüt herkesin aklında olabilir.
Selamünaleyküm. Kuralların belirlediğine uymak gerekir.
Namaz caiz olacak şekilde tesettürlü olarak namaz kılarken birisinin sizi o şekilde görmüş olması namazınızı bozmaz.
Selamünaleyküm. Baz istasyonlarının insan sağlığı açısından tehlikeli olduğu kati olarak bilinirse, kurulmasına izin vermemiz caiz olmaz. Bunun dışında izin vermek ve ondan gelir elde etmek sakıncalı değildir.
Telif hakkı korunan eserlere karşı hak ihlali caiz olmaz. Yaptığınız işin hizmet olması bu kuralı değiştirmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Uçak yolculuğu için bilet almak, bir sözleşme yapmaktır. Bu sözleşme gereği iki taraf yükümlülükler almaktadır. Sizin hile ile sözleşmenin şartlarından birini delmeniz caiz olmaz. Mü'min sözünün eri insandır. Müsamaha edilen bir durum olursa onu kullanabilirsiniz.
Haram koymak, helali belirlemek sadece Allah'ın hakkıdır. Fukahanın yaptığı haramlığı belli olan bir şeye benzeyen diğer haramları ortaya çıkarmaktır. Sigara hakkında haram demek için elimizde bir nas yani ayet veya hadis yoktur. Elimizde neyin haram olacağını belirleyen ölçüler vardır. O ölçülere uyunca da sigara veya filanca şey haramdır deniyor. Eğer piyasadaki yüzlerce şey o ilkeler açısından aynı durumda ise onlar da haramdır elbette. Şunu da tespit etmemiz gerekir: Normal günlük konuşmalarımızdaki sözlerimizin bile hesabını vereceğiz. Helal ve haram gibi bir konudaki her sözümüz yarın hesabını vereceğimiz bir sözdür. Bu tür hükümleri fukahaya bırakmak gerekir. Herkes ehli olduğu işi yapmalıdır. Bu ümmetin tertip düzeni fukahanın çalışması ile ortaya çıkmıştır. Onların alanına girmemiz sakıncalı olur, kendi kuyumuzu kazmış olabiliriz.
Özellikle mum yakmanın bir sakıncası yoktur. Yakılan mum filan dinin uygulamalarından birini taklide benziyorsa sakıncası olur. Bunun haricinde sakınca olmaz.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin saçına ve sakalına baktığı ve yağladığı hakkında bilgimiz vardır. Kullandığı yağ çeşidi hakkındaki bilgimiz ise net değildir. Büyük ihtimalle zeytinyağı olduğu üzerinde yoğun bir kanaat vardır. Zira zeytinyağını övmüştü. Sizin zikrettiğiniz yağlama gibi kerih bir görüntü verecek yağlama olduğunu söylememiz için zeytinyağı ile yıkama yapılıyor gibi olması gerekir. Nezakete dikkat eden bir şahsiyetin sahibi olarak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin o şekilde bir yağlama yapmayacağı açıktır. Nasıl olduğunu tam olarak bilmediğimize göre endişe edecek bir durum da yok demektir.
Gıybet, BİR MÜSLÜMAN’I HOŞLANMAYACAĞI ŞEYLE ARKASINDAN ANMAKTIR. Bu anılan şeyin doğru olması, yapılan işin gıybet olmasını değiştirmez. Doğru da olsa neticede bir Müslüman kişinin onuru zedelenmiş olmaktadır. Müslümanlar olarak birbirimizin canı ve malına karşı güvenli olmak durumunda bulunduğumuz gibi onurlarımız, toplum içindeki kişiliğimiz de korumamız gereken değerler arasındadır. Gıybet, insanların şahsiyetlerini yıpratan bir hastalıktır. Bu nedenle de haram kılınmıştır. Gıybet tam bir kul hakkıdır. Mal çalmayı haram gördüğümüz gibi gıybet etmeyi de haram görmeliyiz. Gıybetten korunmak için iki şeye dikkat edilmelidir: a- Başta İhya-ı Ulumu’d-Din olmak üzere ahlâk kitaplarından birinden gıybet konusunu ders yaparak iyice okumalı, tahlil edip sindirmeliyiz. Tehlikeyi tanıyan biri ondan kaçınabilir. Konu ile alakalı âyet ve hadislerin bilinmesi, aile içinde iyice hazmedilmesi gerekiyor. Gıybet, tipik bir kanserdir. Ne yazık ki, bu kansere karşı tıbbî bir tedbir de yoktur. İmanımız ve titizliğimiz bizi bu hastalıktan koruyabilir. b- Gıybet ve benzeri hastalıkların en önemli nedenleri arasında BOŞ VAKİT bulabiliyor olmak vardır. Vakti kendisine yetmeyen insanlar gıybet ve benzeri yanlışlardan daha kolay korunabilirler. Vakit doluluğu denebilecek bir yaşam tarzı oluşturmalıyız. Allah yardımcımız olsun.
Dayınız için yapabileceğiniz en iyi şey onun için dua etmektir. Namazlardan sonra onun adına dua edin ki Allah Teâlâ kalbini yumuşatsın. İnatlaştırmadan, adım adım yanaşmaya çalışın ona. Sözlerin hemen tesir etmesini beklemeyin. Adeta on yıl sonra faydası olacağını bile bile konuşun. Israrcı olmayın ki nefret etmesin. Kalpler Allah’ın elindedir. O dilerse açılır, dilerse kapanır.