Fetva Meclisi
Soru
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin sakallarını yağladığı ile ilgili rivayetlerden bahsediliyor. Yağlanmış sakal hayal ettiğimde çok da temiz bir görüntü oluşmuyor kafamda. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin kullandığı yağ nasıl bir yağdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi hatırlatan her şey bizim için değerlidir, önemlidir. Bilhassa sakal gibi aynı zamanda bizim için de Sünnet olan bir değer nasıl önemli olmaz? Yalnız şu iki hususu da gözden kaçırmamalıyız: a- Şu anda elimizde O'nun sakalından olduğuna dair bize gösterilen sakal parçalarının O'na ait olduğuna dair elle tutulur ciddi bir belge yoktur. Bir umut ve temenni ile bakılıyor konuya. b- Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin fiili Sünnetleri mesela sakal Sünnet'i tatbik edildiğinde o ziyaretten ölçülemeyecek kadar daha değerli bir iş yapılmış olur. Bu iki çizgi arasında kendimize bir yer bulabiliriz.
Selamünaleyküm. Fıkıh ilmi, en iyinin araştırıldığı ilmin adıdır. Bu en iyiye ulaşırken de temel kaynak Kur'an ve Sünnet'tir. Kur'an ve Sünnet, bir yandan bize ulaşması açısından araştırılırken bir yandan da en açık nasıl anlaşılır şeklinde de araştırılmaktadır. Böylesi daha yakın duruyor tersindeki idraklerden de mezhep farklılıkları çıkmıştır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yaptığı işlerle ilgili iki hususu kaydetmeliyiz. Birincisi, o ne yaptı ise bizim için onun yegâne ölçü olduğudur. Bunu tartışmayız. İkincisi de, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin farklı zamanlarda farklı işler yaptığı gerçeğidir. Onu sorgulayamayacağımıza göre, ne yaptı ise onunla amel edeceğiz. İki türlü bilgi varsa ikisini de yapmamız mümkün olmadığı durumlarda, hangisi daha öne çıkanı tarzında bir inceleme yaparız. Mezhep imamlarının yaptığı da budur. Ellerin kaldırılması meselesini buna kıyas edebilirsiniz. Bir yanlışlık yok, yapılmaması gerekip de yapılan yoktur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. 1- Doğru ve gerekli olan, Allah Teâlâ'nın yarattığı gibisine razı olmak ve sakalın da bıyığın da tabii büyüme şekline teslim olmaktır. 2- Bitkisel yöntemlerle sakal veya bıyığın daha gür veya daha çabuk büyümesini temin etmek yasak değildir. 3- Tıbben yakın veya uzak vadede sakınca oluşturacak yöntemleri ise kullanmak caiz olmaz.
Peygamber aleyhisselam efendimize salavat getirmemiz Kur'an’ımızın emridir. Bu şekilde İbrahim aleyhisselamı anarak ya da teşbih yaparak salavat getirmemiz ise bizzat Peygamber aleyhisselamın emridir. Dolayısıyla bu salavatta akılla veya beceri ile oturtulmuş bir şey yoktur. Emir böyledir böyle yapılmaktadır. Tam olarak hikmetini de ancak Allah Teâlâ bilir. Bildiğimiz makul gerekçe ise şudur: İbrahim aleyhisselam, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin dedesidir. Allah Teâlâ İbrahim aleyhisselamın evine rahmet etmiş, bereket vermiştir. O bereketin aynısını bizim Peygamberimiz için de talep etmiş olmaktayız. Burada İbrahim aleyhisselamın Muhammed aleyhisselamdan üstün olmasını gerektirecek bir durum da yoktur. Zira teşbih bereket/rahmet üzerindendir isimler üzerinden değildir. Rabbim ibadetlerimizi kabul buyursun. Peygamber efendimize, ehlibeytine, ashabına salat ve selam etsin.
Selamünaleyküm.Böyle bir hadis vardır, sahih değilse de böyle bir hadis kitaplarda bulunmaktadır.
Selamünaleyküm. Onu kıskanacak yerde ashabının onun izinden gidişini kıskanmalısınız. Sizin yaptığınız göklerle boy ölçüşmeye benzeyen uçuk bir iştir. Enerjinizi daha gerçekçi şeylere harcamalısınız. İmanınız ve heyecanınız şeytanın oyuncağı olmamalıdır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Dayınız için yapabileceğiniz en iyi şey onun için dua etmektir. Namazlardan sonra onun adına dua edin ki Allah Teâlâ kalbini yumuşatsın. İnatlaştırmadan, adım adım yanaşmaya çalışın ona. Sözlerin hemen tesir etmesini beklemeyin. Adeta on yıl sonra faydası olacağını bile bile konuşun. Israrcı olmayın ki nefret etmesin. Kalpler Allah’ın elindedir. O dilerse açılır, dilerse kapanır.
Özellikle mum yakmanın bir sakıncası yoktur. Yakılan mum filan dinin uygulamalarından birini taklide benziyorsa sakıncası olur. Bunun haricinde sakınca olmaz.
Haram koymak, helali belirlemek sadece Allah'ın hakkıdır. Fukahanın yaptığı haramlığı belli olan bir şeye benzeyen diğer haramları ortaya çıkarmaktır. Sigara hakkında haram demek için elimizde bir nas yani ayet veya hadis yoktur. Elimizde neyin haram olacağını belirleyen ölçüler vardır. O ölçülere uyunca da sigara veya filanca şey haramdır deniyor. Eğer piyasadaki yüzlerce şey o ilkeler açısından aynı durumda ise onlar da haramdır elbette. Şunu da tespit etmemiz gerekir: Normal günlük konuşmalarımızdaki sözlerimizin bile hesabını vereceğiz. Helal ve haram gibi bir konudaki her sözümüz yarın hesabını vereceğimiz bir sözdür. Bu tür hükümleri fukahaya bırakmak gerekir. Herkes ehli olduğu işi yapmalıdır. Bu ümmetin tertip düzeni fukahanın çalışması ile ortaya çıkmıştır. Onların alanına girmemiz sakıncalı olur, kendi kuyumuzu kazmış olabiliriz.
Yatıp uyumanın doğru olmayacağını bilmelisiniz. İnsanın yirmi altı saat gözünü kırpmadan duramayacağını da her işveren bilir. Arada bir kestirme veya dinlenme gibi durumu normal görebiliriz.
İnsanlığın huzuru için konmuş kurallara dikkat etmek gerekir. Bu kuralların bozulması, bozulmasına yardım caiz olmaz.
Erkek veya kadın herkes baba soyu ile anılır/anılmalıdır. Kitabımızın emri budur. Soyadı ise bu çağa mahsus bir uygulamadır. Dinen de bir sakıncası yoktur. Eşlerin bu konuda aralarındaki anlaşmaya göre karar vermeleri mümkündür. Bayan babasının soyadını taşıyabilir ama bu bir aile sorunu olacaksa diretmemesini tavsiye ederiz.