Fetva Meclisi
Soru
Her namazda Salli ve Barik dualarını okuyoruz. Anlamına baktığımızda “Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin. Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.” Allah, İbrahim aleyhisselam ve ümmetine nasıl bir rahmet etmiş, hayır ve bereket vermiş ki biz böyle dua ediyoruz. İbrahim aleyhisselam gibi denilmesinin hikmeti nedir? Allah sizlerden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Oraya giderken önce oranın edep hakkını vermeyi tefekkür edelim. Ayakta duruşumuz bile bize kazanç olmalıdır. Asıl olan orada salat selamdır. Yüreğimizi hoplatan bir heyecanla salavat getirmeliyiz. Duadan önce ne kadar ve nasıl bir salavat getirildi orada, bunu düşünelim. Oradaki isteklerimizi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden istemiş olsak da neticede yapacak olan, kabul edecek olan Allah’tır. Çok şey değişeceğini söyleyemeyiz. Özet olarak salat ve selamı makamın sahibine, duayı Allah’a yöneltmemiz sorunsuz olur biiznillah. Mübarek olsun.
Selamünaleyküm. Mesele çok bilgi meselesi olsaydı dediğinize katılırdım ama bu kardeşiniz meseleyi bir bereket meselesi olarak görüyor. O salavatın bir keresindeki bereket bizim gibi acizlerin bir ömür konuşmasından elde edilmeyebilir. Bakın siz bile etkileniyorsunuz da o etkilenmeyi benden biliyorsunuz, ben ise o salavattan biliyorum. Allah razı olsun sizden, lütfen dua edin. Dinimize bir nefes daha fazla hizmete muvaffak olalım.
Şöyle özetleyelim: Peygamber aleyhisselam efendimize salavat getirmek Allah’ın mü'min kullarına emridir. Bu noktada bir tereddüt yoktur. Allah’ın emri mü'min için “şu nedenle bu sebeple” gibi bir irdelemeye tabi tutulamaz. Peygamber aleyhisselama salavat getirmek bir sevap kazanma yoludur. Bu yol her mü'min için bir fırsattır. Her gün ve her zaman dilimi salavat için uygundur. Özellikle de cuma günleri ise daha bereketli ve kazançlı bir ibadettir. Her salavat mü'min insanın kalbinde Peygamber aleyhisselam sevgisi ve alakasını büyütecek bir yatırım demektir. Salavat getirilen bir ortam manevi olarak bereketli bir ortama dönüşür. Salavat şefaate yatırımdır.
Aleykümselam. Hocam,Allah Teâlâ niyetinizi ve amelinizi rızasına muvafık kılsın. Umduğunuzdan güzeline kavuştursun sizi. Hayırlı amellerde muvaffak olmanız için dualar ederim.Mesele herhangi bir ilmihal veya tefsir meselesi değildir. Mesele bakış meselesidir. Nesillerimizi yetiştirenler, büyük bir hata ederek insanlara dinimizi camiye sıkıştırılmış bir din olarak öğrettiler. Netice de böyle oldu. Yeni bir bakışla dinimizi, ilk nesil gibi anlayıp uygulamaya yönelmemiz gerekiyor. Bu hususta da size yani Peygamber aleyhisselama vekil olan imamlara ve Kur'an muallimlerine çok iş düşüyor. Farklı bir ilmihal veya tefsir okumuyorum. Sizin de kitaplığınızda bulunan Buharî'yi, Riyazussalihin'i, Fikri Yavuz İlmihali'ni okuyorum. Ama okurken dikkatli ve gayeli okuyorum. Ümmetime acilen gerekli şeyleri bulmaya çalışıyorum. Vakit doldurmak gibi bir derdim olmuyor. Aksine işim hep vaktimden çok oluyor.
Selamünaleyküm. Allah’a dünyadan insanların arasından gidilir. Dağ başında din yaşanmaz. Bu düşüncelerinizde yanılıyorsunuz. Tevbe etmeniz gerekir. İnsanların içinden kopmayın, onlara kapılıp gitmeyin de. Ortası gerekendir.
Namaz Allah'ın bir emridir. Oruç Allah'ın bir emridir. Peygamber aleyhisselama salavat getirmek Allah'ın emridir. Bayanların tam tesettürlü olması da Allah'ın bir emridir. Allah'ın bize başka emirleri de vardır. Bu emirlerinden hangisini ne kadar yaparsak o kadar kullukta başarılı olmuş oluruz. Eksik bıraktığımız her emri de bizim için bir hesap konusu belki de maazallah cehennem ateşidir. Bir emri yaptığımız için diğerlerini ihmal edemeyiz. Bir emri yapmadığımız için de diğerlerini basit veya boşa gitmiş göremeyiz. Tamamını yapmak için gayret eder dururuz. Bugün olmayan yarın olur diye gayret ederiz. Allah yardımcınız olsun.
dua konusundaki diğer fetvalar
Pek güzel yapıyorsunuz, Allah kabul etsin. Daim ve sabit etsin. Âmin.
Böyle bir kuruntu ile meşgul olmamanızı tavsiye ederiz. O zaman dua edemeyen şimdi kabirde rahat etmesi için dua eder. Sorun da kalmaz. Kimsenin duası ile kimse kesin iyi olacak değildir. Dua bir insanlık ve merhamet göstergesidir. O zaman yapamayan şimdi yapar.
Mü'min veya mü'min olmayan hepimiz Allah’ın kullarıyız. Hepimiz onun kapısındayız, ondan isteriz. Bir insanın günahlar işlemiş olması Allah’ın rahmetinden umutsuz kalmasını gerektirmez. Belki öyle birinin daha çok dua etmesi ve dua ederken de tevbe etmesi gerekir. Asıl duaya ve yalvarmaya acil ihtiyacı olan odur diyebiliriz. İnsanın kendisini Allah’ın rahmetinden nasipsiz gibi görmesi de bir günahtır, bari o günahtan uzak kalmalıdır.
Allah, herkesin Rabbidir. Rab demek sahibi olmak, onu gözetmek demektir. Allah, kâfire dünyada yaşama izni verdiğine göre onun dua etmesi durumunda duasını kabul etmesine bir mani yoktur. Bu duanın içeriği ise ayrı bir meseledir; mü'min insanın da her duası kabul olmaz.
Bunu bir takıntı durumuna getirmeyin, abartılacak bir durum yoktur. Her insanın öyle veya böyle benzeri geçmişi olur. İbadetinizi yapın, yaşamaya bakın ve bunu unutun. Allah yardımcınız olsun.
Çığır açmak için bir iş yapılmaz. İnsan kendisini yetiştirir. İhlaslı ve azimli olur. Yılmadan hak bildiği işi yapar. Tepkiler ve etkiler onu yıldırtmaz. Neticede de damlaya damlaya göl olduğu gibi onun disiplini ve istikrarı onun adına açılmış bir iz oluşturur. O ize biz çığır açmak deriz. Namaz gibi bir ibadetten sokağı süpürme şeklindeki bir sosyal işe kadar her alan için geçerlidir bu ilke. Şu istikrarı ve ciddiyeti oluşturamayan ise sözünü ettiği çığırın edebiyatı ile meşgul olur. O gitmeden izi biter maalesef. Meselenin özeti şudur: İman, İşe yarar ve makbul bir iş yapma, İhlas, Azim, Dua, Heyecan, Süreklilik, Bıkmama, etkilenmeme, Sonuca değil Allah’ın rızasına kilitlenme.