Fetva Meclisi
Soru
Hocam nasıl çığır açabiliriz, farkındalık yaratmak için neler yapabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Hayır. Yemek tarifiyle meşgul olma, farklı yemekler üretmek için uğraşmak kötü çığır açmak değildir. Bilhassa hanımlar bunu yapmalıdırlar da. Ancak yemek için ömür tüketmek, mutfağı ibadethane durumuna getirmek tehlikelidir. Kısacası ölçüsü kaçan şey tehlikelidir. Siz, bu şuuru da verecek bir yol izliyorsanız iyi bir iş yapıyorsunuz demektir. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Özet olarak size şu tavsiyelerde bulunabilirim: - Acele etmeyeceksin. Bedenin büyüdüğü gibi maneviyatın da büyüyecek. Bunun adına sabırla ve yılmadan, erimeden yaşamaya devam etmek diyebiliriz. - İbadetlerini ihmal etmeyeceksin. Elbette önce farz ibadetleri kastediyoruz. Nafile ibadetleri artırmaya bakacaksın. Mesela Kur'an okumayı, zikir yapmayı günlüğün haline getireceksin. - Çevreni temiz tutacaksın. Zararı yok, kimse olmasın yanında ama olan sana zarar vermesin. Üç kişi de olsalar, Allah yolunda arkadaş edindiklerin çevrenden eksik olmasın. - Haramlardan ve haramlara götüren sebeplerden uzak duracaksın. - Aile saadetini ahiretin açısından çok önemli olarak göreceksin. - Haber programları dâhil, dünyevileşmeye neden olacak bilgi kirliliğinden kendini koruyacaksın. - Çok dua edeceksin. Çok, çoook... Allah yardımcın olsun.
Namazdan daha iyi başlanacak bir yer yoktur. Mü'min bir insan olarak namazla yükselişe geçebilirsin. Kur'an da senin enerjin olur biiznillah. Şeytan seni, iyi kılamamak veya iyi okuyamamakla oyalarken senin “KİM EN İYİSİNİ YAPABİLİYOR Kİ?” diye sorman gerekir. İyi değil dediğin zaman şunu unutma: İyiye o acemilikle ulaşılıyor. İyi değil diye bıraktığında merdiveni atmış oluyorsun. Tırmanma şansın da sıfır oluyor. İyinin peşinde olma heyecanını eksiltme, devam et. Bir ders halkasına da muhakkak katıl.
Şans nedir? Şanslı kime denir? Evliler şanslı bekârlar şansız mıdır? Neye göre kime göre şanslıdır? Biz, Allah Teâlâ’nın kullarıyız. Ona kulluk için bu dünyada yaşıyoruz. Cennet için çalışıyoruz. Cennet için çalışarak Allah Teâlâ’ya kulluğumuzu ispat ediyoruz ancak bu ispatla cennete girebileceğimize inanıyoruz. Kul olarak yaşarken önümüze kulluğumuzu ispat edeceğimiz alanlar çıkıyor, mesela mümin bir eş olmak gibi ya da bekârlık gibi. O alanlarda imtihan ediliyor, kazanıyor ya da kaybediyoruz. Kazancımız ya da kaybımız çevremizdekilerin sözlerine göre değil bizim tavırlarımıza göre şekilleniyor. Evet, üzerinizde çevre baskısı, mahalle dedikodusu ağırlığını hissedebilirsiniz. Ama siz, ana hedefinizden kopmayınız. Biz, cennet için yarışan kullarız. Yarış alanlarımız farklı olabilir, şu an siz bekârlık üzerinden sınanıp yarışıyor bir diğeri evlilik üzerinden imtihan ediliyor olabilir. Siz hedefinize kilitlenin! Evlenmek ya da iş bulmak için siz elinizden geleni yapın. Somut adımlar atın, duanızı yapın. Somut adımlar atıp dua etmek dışında hangi insanın elinden ne gelebilir ki? Size bunları söyleyenler sizin için ne yapabilirler ki?
Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!
Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!
dua konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ kabul buyursun. Zikir, namaz gibi ara verince bozulan bir ibadet değildir. Benzer bir şekilde ara verince kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. En iyi olanı hiç ara vermemek olsa da verilen ara zikri bölmez.
Bunu bir takıntı durumuna getirmeyin, abartılacak bir durum yoktur. Her insanın öyle veya böyle benzeri geçmişi olur. İbadetinizi yapın, yaşamaya bakın ve bunu unutun. Allah yardımcınız olsun.
Allah, herkesin Rabbidir. Rab demek sahibi olmak, onu gözetmek demektir. Allah, kâfire dünyada yaşama izni verdiğine göre onun dua etmesi durumunda duasını kabul etmesine bir mani yoktur. Bu duanın içeriği ise ayrı bir meseledir; mü'min insanın da her duası kabul olmaz.
Peygamber aleyhisselam efendimiz bizzat kendisi umre yapmak için izin isteyen Ömer bin Hattab radıyallahu anha: “Kardeşim bizi duandan unutma” demiştir. Müslüman, Peygamber aleyhisselam efendimiz için onun makamını küçük düşürmeyecek, edep sınırlarını zorlamayacak cümlelerle dua eder. Bu bereketli bir iş olarak görülmüştür. Ezan duası olarak okuduğumuz duada da onun için dua edilmektedir.
Böyle bir kuruntu ile meşgul olmamanızı tavsiye ederiz. O zaman dua edemeyen şimdi kabirde rahat etmesi için dua eder. Sorun da kalmaz. Kimsenin duası ile kimse kesin iyi olacak değildir. Dua bir insanlık ve merhamet göstergesidir. O zaman yapamayan şimdi yapar.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin duadan sonra ellerini yüzüne sürdüğüne dair hadisler vardır. Bu hadislerden açık bir şekilde bunun yapılabileceği anlaşılmaktadır. Bu sebeple ellerin yüze sürülmesi sünnet olarak vardır diyoruz.