Fetva Meclisi
Soru
Benim bir dayım var, 67 yaşında. Son günlerde sağlık sorunları da baş göstermeye başladı. Kendisi Cuma namazına bile gitmeyen birisi. Eşi ve çocukları ile araları ben kendimi bildim bileli iyi değil, bu yönden çok huzursuz. Ben ne yapabilirim dayım için?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Yavrum, bu duyguların pek güzel. Yazdıklarına göre sen haklısın ama bir mesele var: Sen, sırf dinin için mi bunu yapıyorsun yoksa meselenin içinde evinizdeki başka sıkıntılar da var da dini bir meseleyi kendine gerekçe mi yapıyorsun? Buradaki çizgiyi iyi düşünmelisin.
Öncelikle imanının hakkını ver. İman edip kâfirler gibi yaşamak olmaz. İslam’ı bütün olarak kabul edip yaşadığımız zaman hakiki Müslüman oluruz. Günah bekletmeyiz. Rabbimizin affına sığınır, vurdumduymazlık etmeyiz. İbadetsiz kalmayı çok tehlikeli görürüz. İbadeti de camide namaz kılmak, ramazanlarda iftarlara gitmek, yaşlanınca da haccetmek olarak göremeyiz. Evlilik de dâhil, Allah’ın razı olduğu her iş ibadettir. Yolda eziyet veren bir şeyi almayı imanın bölümlerinden görürüz. Mü’minin boş işi olmaz. Boş niyeti olur. Ondan da Allah’a sığınır. Namaz en önemli iştir. Allah Teâlâ bu dini namaz üzerine kurdu. Kâfirlerle aramızdaki en bariz fark namazdır. Namaza göre bir hayat düzenli kur. Aç kal, namazsız kalma. Hele Cuma namazını sakın kaçırmayasın, kalbin mühürlenir. Akşam toplantıların, gezilerin sabah namazını hesap ederek başlasın, bitsin. Namazı camide kılmayı, hatta imamla iftitah tekbirine başlamayı ilke edin; göreceksin Allah her işinde önünü açacak, zorluk görmeyeceksin. Girdiğini sınavların kolaylaşacak. Namazı terk edenler önce sünnetlerini terk ettiler. Şeytanın en önemli taktiklerinden biri, ibadetlerin sünnetlerini yıpratmaktır. Eğer namaz denince senin için akan sular duruyorsa korkma! Sen Allah’ın himayesindesin, senin her işin yürür.
Sağlıklı yaşamak herkesin hedefidir ama zaman zaman hasta olabiliyoruz. Hastalık günlerimizde iyi olmaya özenle bakıyoruz ama hastayız da. İbadet hayatımızı da böyle değerlendirmeliyiz: Sürekli ve en iyi ibadetleri yapmak isteyeceğiz. Gevşeme olabilir, olduğu zaman ciddiyete doğru hızla yöneleceğiz ve arkadaki açığı da kapatacağız. Hayat budur, böyledir.
Kızım, bu büyü gibi bir nedene bağlanmamalıdır. Ortada kaybedilmiş bir insanlık var, sorun budur. Dua edin de Allah Teâlâ kalplerini yumuşatsın. - Kendinizi evdeki gündemin dışına taşıyacak işler üretin. Sürekli evdeki gündemle kilitli kalmanız, o gündemi olduğundan fazla ağırlaştırmaktadır. Buna dikkat edin. - Kabiliyetlerinizi keşfetmeye çalışın. Sanat olabilir, meslek olabilir, şiir olabilir, el işi olabilir.. - Dertleşeceğiniz arkadaşlar bulun. Bir iki arkadaş bulun onlarla günde üç dört dakika telefonlaşın, zihninizi dinlendirdiğini göreceksiniz. - İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Kur'an okuyun. Günde beş sayfa Kur'an okusanız yağlarınız erimiş gibi hissedersiniz kendinizi. Namaz çok önemlidir. Belli zikirler yapın. - Ve çok dua edin. Dua vaktiniz olsun. Mesela yatmadan önce ya da sabah kalktığınızda muhakkak on dakika en azından dua edin. Evet, bunlar o sıkıntıları gidermez belki ama tıpkı çocukken size yapılan aşılar gibi sizi sıkıntılara karşı bağışıklığı güçlü duruma getirir. Rahat ettiğinizi hissedersiniz. Sabredin kızım, dünya budur, böyledir. Böyledir, aynen böyledir. Size dua ederim.
Önce bir kardiyolog size rapor versin. O, tedavisi sürerken veya ileriki dönemde bir sorun yok diyorsa psikoloğa gidin. Psikologda muhakkak çözülecektir diye umutlu olun. Sabırlı olun ve tedaviyi aksatmayın. Bu durumunuz namazla ilgili değil sizin özel yapınızla alakalıdır. Geçmiş olsun.
Kimse sizin kafanızda ne olduğunu bilemez, hiç kimse! Onu unutun. Sizin durumunuz tansiyonu inip çıkan bir insanın durumudur. Tansiyon iner çıkar ama kalp çalıştıkça hayat devam eder. Bunları dert etmekten vazgeçin. Mü'min insansınız, elhamdülillah. İmanınızın kıymetini bilin. Gereksiz irdelemeleri terk edin. İbadetlerinizi yapın. Kur'an okuyun. Hayatınızı biraz daha yoğun yaşayın. Gerekiyorsa ek iş yapın. Bunların tamamı geçicidir. Neredeyse herkesin benzer halleri vardır, olabilir de. Bir de doktora görünüp, tıbben gerekli bir şey olup olmadığını sorun. Gerisini de Allah'a salın. Size dualar ederiz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Yatıp uyumanın doğru olmayacağını bilmelisiniz. İnsanın yirmi altı saat gözünü kırpmadan duramayacağını da her işveren bilir. Arada bir kestirme veya dinlenme gibi durumu normal görebiliriz.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin saçına ve sakalına baktığı ve yağladığı hakkında bilgimiz vardır. Kullandığı yağ çeşidi hakkındaki bilgimiz ise net değildir. Büyük ihtimalle zeytinyağı olduğu üzerinde yoğun bir kanaat vardır. Zira zeytinyağını övmüştü. Sizin zikrettiğiniz yağlama gibi kerih bir görüntü verecek yağlama olduğunu söylememiz için zeytinyağı ile yıkama yapılıyor gibi olması gerekir. Nezakete dikkat eden bir şahsiyetin sahibi olarak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin o şekilde bir yağlama yapmayacağı açıktır. Nasıl olduğunu tam olarak bilmediğimize göre endişe edecek bir durum da yok demektir.
Özellikle mum yakmanın bir sakıncası yoktur. Yakılan mum filan dinin uygulamalarından birini taklide benziyorsa sakıncası olur. Bunun haricinde sakınca olmaz.
Erkek veya kadın herkes baba soyu ile anılır/anılmalıdır. Kitabımızın emri budur. Soyadı ise bu çağa mahsus bir uygulamadır. Dinen de bir sakıncası yoktur. Eşlerin bu konuda aralarındaki anlaşmaya göre karar vermeleri mümkündür. Bayan babasının soyadını taşıyabilir ama bu bir aile sorunu olacaksa diretmemesini tavsiye ederiz.
Haram koymak, helali belirlemek sadece Allah'ın hakkıdır. Fukahanın yaptığı haramlığı belli olan bir şeye benzeyen diğer haramları ortaya çıkarmaktır. Sigara hakkında haram demek için elimizde bir nas yani ayet veya hadis yoktur. Elimizde neyin haram olacağını belirleyen ölçüler vardır. O ölçülere uyunca da sigara veya filanca şey haramdır deniyor. Eğer piyasadaki yüzlerce şey o ilkeler açısından aynı durumda ise onlar da haramdır elbette. Şunu da tespit etmemiz gerekir: Normal günlük konuşmalarımızdaki sözlerimizin bile hesabını vereceğiz. Helal ve haram gibi bir konudaki her sözümüz yarın hesabını vereceğimiz bir sözdür. Bu tür hükümleri fukahaya bırakmak gerekir. Herkes ehli olduğu işi yapmalıdır. Bu ümmetin tertip düzeni fukahanın çalışması ile ortaya çıkmıştır. Onların alanına girmemiz sakıncalı olur, kendi kuyumuzu kazmış olabiliriz.
İnsanlığın huzuru için konmuş kurallara dikkat etmek gerekir. Bu kuralların bozulması, bozulmasına yardım caiz olmaz.