Fetva Meclisi
Soru
Omurgamda kalıcı bir sorun var. Şimdi de nişanlanacağım. Nişanlanacağım bayana bu hastalığımı söylemeli miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Evlilik böyle riskleri kaldırmaz. Mide bulandıracak durumdan uzak durun.
Rabbim sana sıhhat ve afiyet versin, kederlerde boğulmaktan muhafaza buyursun. Doktorların her tespitinin aynen gerçekleşeceği garantisi olmaz. Sen moralli ol ve kaderine teslim olarak yürü. Eş adayına size aracı olan kişi böyle bir hastalık belirtisinden söz etsin. O, buna rağmen gelirse iyi bir işaret olur bu. Gelince de sorarsa ayrıntılı olarak izah edersin. Sormazsa izah etmene gerek kalmaz. Kesinlikle gelmeden önce bu bilgi ona ulaşmalıdır, bundan emin olun. Aracı kimse bulamazsanız telefonla da olsa söylenmelidir. Allah yardımcın olsun.
Bulaşıcı hastalığı olan biriyle evlenmek caizdir. Evlenip evlenmeme ise tamamen senin rızana bağlıdır. Böyle bir evlilikte riskin varlığı bilindiği için ileride hastalık bulaşırsa bu senin baştan kabul ettiğin bir risk olur; karşı taraf sorumlu tutulamaz. Ancak, tedbirsizlik sonucu ya da kasıtlı olarak bulaştırırsa, bu haram ve kul hakkı olur, ağır vebaldir. Evlilik, özellikle böyle özel durumlarda, uzun vadeli güven üzerine kurulmalıdır. Öfke kontrolü olmayan, sorumluluk bilinci zayıf biriyle risk büyüktür. Bu nedenle, “onu seviyorum” duygusunun yanında, karakter analizi yapmadan ve güven testinden geçirmeden böyle bir evliliğe girilmemelidir. Yani öfke anında kırıcı mı yoksa sakin mi? Sorunları diyalogla mı yoksa restleşerek mi çözüyor? Eğer bu şartlar sağlanmıyorsa, sevgi tek başına bu riskli evlilik için yeterli sebep olmayabilir. Nihayetinde doktorlar, ailen ve çevrenle istişareni yapmadan duygusallığa kapılarak yalnız başına evliliğe karar vermemeni tavsiye ederim. Allah en doğru kararı almanı nasip etsin.
Evlenmenin en tabii sonuçlarından biri çocuk sahibi olmaktır. Çocuk sahibi olmanıza mani bir durumu gizlemeniz sizinle evlenecek olana karşı haksızlıktır. Bunu söylemelisiniz. Hataların söylenmesi ise başka bir durumdur. O bir hatadır, hata tevbesi yapılmış ise gizlenmelidir.
Önce hastalığınızı söyleyin. Şu hastalıktan tedavi görüyorum, deyin. Bunu kabul ederse konuşun. Kimlik sorgulaması, evlilikten beklentisi, sizin beklentileriniz gibi konuları aşmayın birinci seansta. Bu seansta kalbiniz ısınırsa, o da evet derse ikinciye geçersiniz. Hastalığınızı gizlerseniz ve sonra öğrenilirse o haklı olacağı bir tartışmaya girebilir.
Tedavisi olmayan bir hastalık değildir bu. Doktora gidin ve doktor kontrolünde tedavi olun. Biiznillah evlenirsiniz de çocuğunuz da olur. Güzel bir hayat yaşarsınız. Allah’a emanet olun.
bebek konusundaki diğer fetvalar
Önceden konuşulması gereken, konuşulmazsa haram işlenmiş olunan sıkıntılar şunlardır: a- Eş olmanın gereklerine zarar verebilecek yani cinselliği ve çocuk konusunu etkileyecek sıkıntılar, b- Görüntü ve koku gibi karşıdaki insan için itici sayılacak sıkıntılar, c- İleri derecede psikiyatrik vaka denebilecek sıkıntılar söylenmelidir. Bunun dışındakiler ise gizlenmiş olsa aldatmış olmaz sıkıntı sahibi. Size tavsiyemiz şudur: Bir doktora görünün, eğer memeleriniz için “küçük, evliliğin hakkını vermeye manidir” derse bunu zikredin gelenlere. Kabul ederlerse bir sorun olmaz. Daha sonra bunu konu etmeleri hakları olmaz. Doktor size bir sıkıntı yok derse zikretmeniz de gerekmez. Saçlarınız ise birkaç beyazla beyazlamış sayılmaz. Mesela sizi elli yaşında gibi gösterecek kadar beyazı çok siyahı az duruma gelmiş ise bunu da zikretmelisiniz ki yarın tartışma konusu olmasın. Allah’a emanet olunuz.
Sadece bir TÜP BEBEK işlemi niteliği ile kalıyorsa ve bunun için de alternatifi olmamak gibi bir zaruret durumu varsa caiz olabilir.
Bu şekilde bir uygulama muhakkak yapılıyor bilgisinin isabetli olmadığını zannediyorum, böyle yapılıyor olabilir dense daha doğru olur. Bu da bizim böyle bir tedbiri muhakkak almamız gerekmeyeceğini gösterir. Bizden bunun için izin istenmesi veya bu hastane o işi yapıyor bilgisi üzerine tedbir alıp izin vermememiz gerekir.
Allah Teâlâ size, eşinize ve yavrularınıza afiyetler ihsan etsin. Şükreden kullarından olasınız. Dünya ve ahiretiniz mamur olsun. İki çocuğunuz da sizin evladınızdır, ikisi kardeştirler. Mübarek olsun.
Bu konuda sizin tek taraflı beyanınızı esas alarak size destek olmak yanlış olur. Bir aile büyüğünüzü hakem yaparak bu konuda karar vermelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Evet, sabredersen iyilik yapmış olursun ama sabrının karşılığını istemeyeceksin, eziyet etmeyeceksin. Bunu yapmak da kolay değildir. Bu sebeple durumu bir aile danışmanı ile görüşün. Onun yönlendirmesine göre aile büyüklerini devreye sokun, herkes her sonuca razı olsun.