Fetva Meclisi
Soru
İslam'da oral ilişki haram mı, sorusuna Ali Rıza Demircan'ın vermiş olduğu aşağıdaki cevaba siz katılıyor musunuz? a) Cinsel ilişkinin başlangıcında, şehvetlenmeden ötürü gelebilecek akıntı ve mezi dil ve dudaklara bulaştırılmadan yapılacak ve rûhî bunalım doğurmayacak oral ilişki ruhsat olarak onaylanabilir. Ancak fıtrî bir duygu ile veya rûhî ve kültürel gelişim sebebiyle oral ilişkiye ilgi duymayan, hatta ona karşı olumsuz tavır alan eşi buna zorlamak, ruhsal bunalıma ve cinsel mutsuzluğa sebep olacağı cihetle zulüm olur. Sadizm gibi bu tür zulüm de şüphesiz haramdır. Harama yöneltici değinilen davranışlardan kaçınılsa da, tabiî bir sevişme tarzı olmadığı için, oral ilişkinin bir süre sonra nefretimsi duygulara sebep olabileceği ve dolaylı olarak cinsel mutluluğu olumsuz yönde etkileyebileceği gerçeğini de hatırlatarak, oral ilişkinin onay verilebilecek bu kısmından da kaçınılmasını öğütleriz. Nitekim örtüsüz çıplaklık ve cinsel organlara bakmak bölümünde sunduğumuz sakındırıcı öğütler çizgisinde, kaçınılmasını tavsiye buyuran İslâm bilginleri de vardır. b) Ağzı cinsel organa dönüştüren ve ağza boşalmayı içine alan oral ilişki ise -Allah bilir- haramdır. Kur'ân ve Sünnet arka organdan (anüs) ilişkiyi haram kılar, bu tür ilişkilerin helâl görülerek yapılmasını azaba uğrama sebebi olarak bildirirken, ağzı cinsel organa dönüştürerek yapılacak oral ilişkiyi daha bir haram kılacağı açıktır.(Ali Rıza Demircan'ın kitabından alıntı)
Cevap
Benzer fetvalar
Meseleyi anladığınız gibi uygulayabilirsiniz; fıkıh olarak sakıncalı bir durum yoktur. Sadece, diğer tarafın gönül hoşnutluğuna da itibar etmek gerekir.
Selamünaleyküm. Asla böyle bir şeyi talep etmemelisiniz, haramlardan bir harama sebep olmuş olursunuz. Cinsel organ dışındaki durumlar ise seviyesiz olmakla beraber haram değildir.
1- Başta Buharî olmak üzere pek çok hadis kitabında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin 'kadın eline tutmadığı' özellikle vurgulanmaktadır. Bir de bu vurgulama be'at gibi el tutmayı gerektiren bir durum anlatılırken zikredilmektedir. Yani, bekâr olması halinde evlenilmesi caiz olacak bir kadının eline tutmanın haram olduğuna dair fetva hadislere dayanmaktadır. Bunun ötesine gidip beşeri nitelikli dayanaklara tevessül etmek doğru değildir. 2- Müslüman, haramlardan birini inkâr etmedikçe, o haramı işlediği için dinden çıkmaz. Dosyasına yazılan bir günah işlemiş olur. Bu da onun adına bir vebal olarak yazılır. Kadının eline tutmayı da böyle değerlendirmek gerekmektedir. 3- Özürler, haramlardaki yasaklılığı, özür oranı kadar kaldırır. Bu Şeriat'ın genel kurallarından biridir. Siyasi birinin veya başka bir Müslüman'ın kadının eline tutması ne kadar özür sınırlarındadır veya değildir; buna onu yapanın imanı ve kalbi karar verir. Allah'a emanet olunuz.
İslam’da evlilik sürecinde temel prensip iffeti ve mahremiyeti koruyarak uygun bir şekilde tanışmaktır. Ancak burada önemli olan, bunun nasıl yapıldığıdır. Eğer bir ortam İslami çerçevede güvenilir bir şekilde bu süreci yönetiyorsa bir kadının uygun gördüğü bir erkeğe "Benimle evlilik düşünür müsünüz?" anlamına gelen bir teklifte bulunması haram değildir. Ama bu İslami adaba uygun olmalıdır. Direkt, birebir sohbet ortamı gibi olmamalı, bir aracı veya resmi bir süreç işlemelidir. Sosyal medya aracılığı ile harama götüren herhangi bir kapıya azıcık dahi yaklaşmadan birileri ile gerçek kişilerin aracılığı ve mahremiyet kurallarının yine bu üçüncü kişilerle sağlanması ile bir eş adayı ile tanışıp şartları konuşmak, evet, caizdir ancak burada şu riskleri göz önünde bulundurmalısın: Erkeklerin niyetini tam bilemezsin. Güvenilirlik sorunu olabilir. Daha önce tanımadığın biriyle doğrudan mesajlaşmak, istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Gerçek hayatta birini ön görüşmelerle tanımak ne kadar zor ise sosyal medyadan tanımak kat kat daha zordur. Dolayısı ile doğru eş adayını bulma ihtimali sosyal medyada, kat be kat daha az. Özellikle bir erkek için, kendi çevresinden evleneceği bir kız bulamayıp sosyal medyaya ihtiyaç duymuş olması o erkek hakkında birçok problemi bize önden haber verir. Erkek asosyal olabilir, özgüvensiz olabilir, kötü işler dolayısı ile kötü nam salmış bu yüzden çevresinin güvenini yitirmiş olabilir… Ve daha akla gelmeyen bir sürü ciddi risk. Bunların yerine elbette ki güvenilir insanların kefil olduğu kişilerden hayırlı biri bulma ihtimali çok daha yüksektir. Gördüğün baskılara gelince şunu belirtmek isterim ki evlilikte baskı ve aceleyle yapılan seçimler çoğu zaman hüsranla sonuçlanır. İnsanların sözleri seni strese sokuyor olabilir ama unutma ki Allah’ın takdiri neyse, o olacak. Allah'ın takdir ettiği vakitten önce hiçbir şey gerçekleşmez. Sabır ve tevekkül içinde ve akıllıca hareket etmelisin. Bahsettiğin şekilde ilerlemektense kendi prensiplerinden ödün vermeden bir aday arayışında olabilirsin. Ve kendine de sürekli şunları hatırlatmalısın: "Ben evliliğe kapalı değilim, sadece doğru insanı bekliyorum." "Evlenmek için değil, huzurlu bir yuva kurmak için evleniyorum." "Aracılar vasıtasıyla ilerlemeye devam edeceğim çünkü benim için güvenilir olan yol budur." Allah hayırlı bir yuva nasip etsin. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
Necaseti dile değdirmek caiz olmaz. Cinsel organda idrar veya meni varken dile değmesi kerihtir. Bunun dışında nikâhlı iki eş arasında yasak yoktur. Yeter ki bilhassa bu sözünü ettiğiniz hususta zorlama olmasın. Allah'a emanet olun.
1- Cima zamanında kadının aybaşı durumu varsa tam cinsel ilişki kesinlikle haramdır. Tam ilişki dışındaki her şey mübahtır. 2- Arka yolu ilişki için kullanmak kesin haramdır. 3- Taraflardan birinin doyması diğerinin aç kalması şeklinde özetlenebilecek bir ilişki hatadır, dengeli olunmalıdır. 4- Soğuk, sessiz, resmi bir ilişki İslamî değildir. Muhabbetli, sevecen, iltifatlı bir ilişki gerçekleşmelidir. 5- İlişki anında avretin başkaları tarafından görülmesine, dışarıdan mesela evdeki çocukların fark etmelerine neden olacak durum hatadır. 6- Eşler birbirlerinin sıhhat ve moraline dikkat ederek ilişki talebinde bulunmalıdırlar, kabalık olacak bir tavır sergilenmemelidir. 7- Eşler arasında bakma ve dokunma konusunda hiçbir sınır yoktur. Öpme ve benzeri zevklerin tatmini caizdir. İki yasak dışında yasak yoktur: Hayız ve nifas durumunda kadının cinsel organını kullanmak ve makattan ilişki. Bunun dışında yatak odası Allah Teâlâ'nın en helal ve en büyük nimetlerinden biridir. Allah'a emanet olun.
cima konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir Müslüman'ın birinci ve tartışmasız bilgi kaynağı kitabımız Kur'an'dır. Kur'an'da ne varsa müslüman onu kendisi için bağlayıcı ve tartışmasız bilgi olarak görür, öyle iman eder. Kur'an'da bulunmayan bir mesele için Müslüman Peygamber aleyhisselamın hadislerine müracaat eder. Sahih ve sarih yani Müslüman'ı bilgi olarak bağlayan bir hadis bulduktan sonra mesele yine bitmiş olur.Bu iki kaynakta bulunmayan bir hususta ise bu iki kaynağa vukufiyeti ile bilinen bir müçtehidin içtihadı ile amel eder. Bunu da fıkıhla amel etmek olarak adlandırabiliriz. Gerek birinci ve gerekse ikinci kaynağın nasıl kullanılacağını da yine fıkıh ehlinden öğreniriz. Netice olarak avami bir ifade ile beyan edecek olursak, bizim eşimizle ne zaman ve nasıl beraber olacağımızı belirleyen esasında Allah Teâlâ'dır. Bu ya direk O'nun kitabından ya da Peygamber'inin Sünnet'inden anlaşılır. Bunu anlayana da Fakîh denmektedir. Bu bilgi kaynaklarının dışında bir Müslüman'ı din olarak bağlayacak bilgi kaynağı yoktur. Tavsiye niteliğinde öğütler olabilir. Sözünü ettiğiniz konuda ne Allah'ın kitabı Kur'an'da ne Sünnet'te ne de fıkıhta muteber bir görüş yoktur. Bir Müslüman eşiyle kadının aybaşı hâli dışında ebediyyen bütün zamanlarda serbes bir ilişkide bulunabilir. Dinimizin ilkeleri bu şekildedir.İbrahim Hakkı veya başka bir zatın yanılması mümkündür. Böyle bir konuda yanılmış olması da onun değerini düşürmez. Nihayetinde içtihat etmiştir, asıl kaynağımız Kur'an bizim için ebediyen değişmez bir kaynaktır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Cinsel ilişki için örtünmeyi farz olan örtünme ve edep gereği olan örtünme olarak almalıyız. Farz olan örtün odanın kapalı olmasıdır. Edep gereği olan ise yataktaki bir çarşafla ne kadar olabiliyorsa o kadar olan örtünmedir. Tamamen kuralsız olmamak şeklinde de anlayabiliriz bunu. Bu örtünmenin yokluğu ya da bir an düşmesi haram değildir. Bilhassa belden aşağısının örtülü olması yeterlidir. Cinsel ilişki için kapalı olduktan sonra her yer müsaittir. Yatak odası şartı yoktur. Eşinizin temizliğini sizin üstlenmeniz daha doğrudur. Zaruret denecek bir durum oluşmamaktadır. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Eşiniz, mutat uygulamalarına göre adetinin bittiğini anlamış ve guslederek namaz kılacak duruma gelmiş ise, sizin ilişkiniz de mubah olmuş demektir. Bu arada kan görmeniz sadece bir hatadır. Ondan ötürü mesul olmazsınız.
Selamünaleyküm.Cima esnasında konuşmak, şakalaşmak yasak değildir. Çıplak pozisyondan sonra ise Allah kelamı anmak uygun olmaz. Sizin durumunuzda ise inşaallah bir sakınca yoktur.
Aleykümselam. Böyle bir durumda banyoda aldığınız gusül tam bir temizliktir, neye niyet ederseniz edin değişmez.