Fetva Meclisi
Soru
Sözüne itibar ettiğim bir arkadaşımla tartıştığımız bir mevzuyu sormak istiyorum; konu bazı siyasilerin kadınlarla tokalaşmasının caiz olup olmamasından açıldı. Arkadaşım kadınla tokalaşmak haram falan değil, Ali Rıza Demircan hoca bunu açıkladı dedi. Kadınla tokalaşmanın haram olduğuna dair bir ayet hadis yok, diye söyledi. Bir siyasinin veya herhangi bir kimsenin kadınlarla tokalaşması caiz midir? Helal midir, haram mıdır, mekruh mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ayetlerde, evlenilmesi yasak olarak belirtilenler. El öpme gibi yakın ilişkinin de caiz olduğu kimselerdir. Bekar olunması hâlinde evlenilebilecek birinin eline tutmak haramdır. El tutma yani tokalaşma konusu bir içtihat meselesi değildir. Bu bir din kuralıdır.
Aleykümselam. Bekâr olması durumunda sizin onunla evlenmeniz caiz olan bir kadınla tokalaşmanız asla caiz değildir. Hadislerle sabit haramlardan bir haramdır bu. Yaş olarak ancak seksenlerini geçmiş, pirifani bir ihtiyar kadının belki elini öpebilirsiniz. Bunun dışında esneyebilecek bir konu değildir bu. Kimin ne diyeceğini bırakın ve asla yabancı kadın eline tutmayın. Bu uğurda gerekiyorsa ziyareti de terk edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Şunu şaşmaz bir kural olarak bilin ve uygulayın. Biz mü'minler kardeşiz. Kardeşliğimizin gereği olarak da birbirimize itibar ederiz. Aynı düşündüğümüz hususlarda beraber oluruz. Farklı düşündüğümüz hususlarda ise birbirimizle tartışmayı bile kabul etmeyiz. Temel iman meselelerinde beraber olduktan sonra tali konularda tartışmak abestir. Birbirimizi farklılıklarımızla kabul edebilirsek şeytanın tuzağına takılmamış oluruz. Bunu siyasetiniz edinin. Beraber olun, tartışmayın. Tartışandan özür dileyin. Bu güne kadar kimse tartışarak birbirine ikna edebilmiş değildir. Bu bir imtihandır. Bile bile tuzağa düşmeyelim.
Aleykümselam. Yabancı kadının eline veya bedeninin bir bölümüne tutmak haramdır. Düşen bir kadının hayati bir tehlikesi söz konusu ise bu durumda o haram, haram olmaktan o anlığına çıkar. O zorunlu durumun gerektirdiği kadarı ile yardım edebiliriz/etmeliyiz de. Bunun dışındaki durumlar için ancak sağlık ekibinden biri veya resmen oraya müdahale etmesi gereken mesela bir polis memuru için bir oranda caizlik olabilir.
Kimsenin dini üzere yaşayıp gitme garantisi yoktur. Gece ve gündüzün birbirini kovaladığı gibi bir macera içinde kendimizi ölünceye kadar sürecek bir mücadele içinde tutmalıyız. Yılmak ve yıkılmak yoktur. İmtihandır bu, biiznillah kazanıncaya kadar sürdüreceğiz o mücadeleyi. Asıl olan Müslüman kadının evinde kalıp çalışmamasıdır. Kadın, evinin kraliçesi gibi olmalıdır. Asıl olan budur. Kadın, ağır hayat şartları gibi bir nedenle çalışabilir. Bu haram değildir. “Kadın çalışmaz, haramdır” diye bir kural yoktur. Kadın, kendisini yabancıların suyunda kaybetmez diye bir kural vardır. Herkes çalıştığı için çalışmak olmaz. Kadınlığın ve anneliğin zarar görmeyeceği bir işte çalışılabilir. Bir önemli husus da iş nedeniyle haramla temas sorunudur. Kadın erkek karma ortamlar, erkeklerin tacizi ile karşılaşma gibi durumlar söz konusu ise çalışma için de yasak devreye girmiş demektir. Böyle bakıp değerlendirebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Ehli kitaptan bir bayanla evlenmek caizdir. Onunla kıyılan bir nikahtan sonra başka bir törenin hiçbir değeri yoktur. Mühim olan nikâh akdinin şeri olmasıdır. Fakat böyle bir evlilik akıllıca olmaz, iyi düşünün.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kendini Filistin'de Yahudi ile imtihan edilen bir mü'min olarak kabul et. Onun imtihanı ile senin imtihanın hiç farklı değildir. Hepimiz için de geçerli bir kuraldır bu kural. İmtihan için yaratıldığımız bu âlemde kime ne imtihan takdir edildi ise onu başarmakla mükelleftir. Nefsinin ve şeytanın baskısını Yahudi'nin ordularına benzet. Kurşun yemeden, yaralanmadan yaşamaya çalış. Ufak tefek sıyrıklardan da yılma; sonunda kazanan ol da ne olursa olsun. Sabret. Özellikle evlenme araştırmasına devam et. Yıkıldığın yerde çökmüş olarak kalma; hemen kalk. Akşam yıkılırsan sabaha kadar kalk. Cemaatle namaza ve Kur'an okumaya önem ver. Sonunda kazanacaksın biiznillah. Allah'a emanet ol.
Ben zengin olduğu halde yüklü bir kira vererek başkasının evinde oturan da biliyorum. Kiracı olmak zaruret içinde olmayı göstermiyor. Nitekim bir insanın evi olduğu halde zaruret içinde olması da mümkündür. Zaruret hali, ortada kalma halidir. Bu da bir miktar vicdani bir karardır. Faize kapı açacak kadar zaruret içinde olmak herkese göre değişebilir. Kendimize takvaya daha yakın olan yolları aramamız gerekiyor. Allah'a emanet olunuz.
Ne güzel bir iş yapıyorsunuz; Allah mübarek kılsın. Sakın ara vermeyin, şeytan ecrinizi kaybetmeye yol bulmasın. Kimin fıkıh bilgisi daha üstün ise imam o olsun. Fıkıh bilgisinde aynı durumda iseniz evli olanınız imam olsun. Her durumda eşit iseniz sırayla birer gün namaz kıldırın. Mübarek olsun.
Tüp bebek, ilke olarak tıbbî bir tedavi yöntemidir. Sakıncalı bölümleri olabilir; bunun için tedavi olacak kişinin hangi yöntemle tedavi olacağını bilerek cevap vermemiz daha uygun olur. Allah'a emanet olunuz.
1- Sakın bir daha namaz ve benzeri ibadetlerle kul hakkını karıştırmayın. Kul hakkından daha büyük bir hata işlemiş olursunuz. Gırtlağımıza kadar batsak bile Rabbimizin kapısından geri kalamayız. Bu bizim kanunumuzdur. Bin kişiyi öldürmüş olsanız dahi son kapınız Allah'ın kapısıdır; o kapıdan asla ayrılmayın. 2- Tevbenizi yapın ve bundan sonra çok dikkat edin. Helalleşmeniz mümkün olanlarla helalleşin. İçinizden o heyecan kaybolmasın. Gerisini de Allah'a bırakın. Kendinizi iyilerin arasında tutmaya çalışın. Umutsuz kalmayın. Allah'a emanet olun.
Yaptığınız iş, 1- İnsanların namaz ve benzeri ibadetlerini aksatmıyorsa, 2- Rızıklarından kısıp size vererek mağdur olmalarına sebep olmuyorsa, 3- Derslerini ve yükselmelerini engellemiyorsa, 4- Ebeveynlerine asi olmalarına neden olmuyorsa, 5- Zina ve kumar gibi haramlara alışmalarına vesile olmuyorsa, 6- Haramlardan bir harama kaymalarına neden olmuyorsa yapılmasında bir sakınca yoktur. Aksi oluyorsa kimseye sormanıza gerek yoktur; yanlışa yataklık yaptıkça helal kazanmış olmazsınız. Allah sizi ve bizi hatadan korusun.