Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam, eğer bir kadın önümüzde yere düşerse onu kaldırmak için elimizi uzatmamız doğru mudur, caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Erkek ve kadın bir arada bulunulan durumlara karma diyoruz. Böyle bir karma ortamda bayanın veya erkeğin bulunabilmesi ancak zaruret durumunda caizdir. Zaruret de, olmazsa olmaz denebilecek ilim dalları için geçerlidir. Bunu sadece tıp ve tıbbın yan dalları için geçerli sayabiliriz. Mü'minler olarak, dinimizle alakalı böyle bir hakkımız hususunda isteyen taraf olmalıyız. İzin vermiyorlar diye bir gerekçeye yaslanıp dinimizden taviz veremeyiz.
Selamünaleyküm. Bakarken yoksa da sonra olmayacağı kestirilemediği için açık veya kapalı bir bayana bakmak caiz değildir.
Selamünaleyküm. Bakarken yoksa da sonra olmayacağı kestirilemediği için açık veya kapalı bir bayana bakmak caiz değildir.
1- Başta Buharî olmak üzere pek çok hadis kitabında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin 'kadın eline tutmadığı' özellikle vurgulanmaktadır. Bir de bu vurgulama be'at gibi el tutmayı gerektiren bir durum anlatılırken zikredilmektedir. Yani, bekâr olması halinde evlenilmesi caiz olacak bir kadının eline tutmanın haram olduğuna dair fetva hadislere dayanmaktadır. Bunun ötesine gidip beşeri nitelikli dayanaklara tevessül etmek doğru değildir. 2- Müslüman, haramlardan birini inkâr etmedikçe, o haramı işlediği için dinden çıkmaz. Dosyasına yazılan bir günah işlemiş olur. Bu da onun adına bir vebal olarak yazılır. Kadının eline tutmayı da böyle değerlendirmek gerekmektedir. 3- Özürler, haramlardaki yasaklılığı, özür oranı kadar kaldırır. Bu Şeriat'ın genel kurallarından biridir. Siyasi birinin veya başka bir Müslüman'ın kadının eline tutması ne kadar özür sınırlarındadır veya değildir; buna onu yapanın imanı ve kalbi karar verir. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Ailenizin ihtiyacı var ve sizden başka alternatifleri yoksa çalışın elbette, onların aç kalması, elektriklerinin kesilmesi sizin çalışmanızla önlenecekse önleyin, ne zararı var. Böyle değil de, herkesin kızı çalıştığı için senin de çalışmanı istiyorlarsa çalışma sakın! Allah'ın sana böyle bir emri yoktur. Bu sitede, KADINLARIN ÇALIŞMASI ile alakalı araştırma yapabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bayanın vücut bakımı yapması caizdir. Yabancı erkeklerin ilgisini çekecek iş yapmaları caiz değildir. Bakımı putlaştırıp ömrü heba etmek ise kimse için caiz olmaz zaten.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Beğenerek ve sakıncalı görmeyerek gülmek ve tatmin olmak sözünü ettiğiniz tehlikeyi barındırır. Gafletten kaynaklanan bir gülme için inşaallah o tehlike yoktur.
Selamünaleyküm. Toplumumuzun yaygın sıkıntılarından birini dile getirmişsiniz. Keşke siz de hiç tenezzül etmeme yönünü tercih edip hakkınızı ahirete havale etse idiniz. Faydası olup olmayacağını bilemiyorum ama size bu konudaki dengeli tutumu yazabilirim: a- Dinimiz erkeği ile kızı ile evlada eşit davranmayı değil adil olmayı esas edinmiştir. Bunu ilke olarak bilmelisiniz. b- Baba veya annenin ölümünden sonraki malın taksimine karışması, dinen mümkün değildir. Sahibi öldükten sonra mal üzerinde iki yöntem vardır. Bunlardan biri, bütün mirasçılar aralarında bir yolla anlaşırlar ve mal konusu biter. Diğeri de Şeriat'ımızın emrettiği şekilde taksim yapılır. Bu taksime, malı bırakanın vasiyet veya emir gibi bir yöntemle karışma hakkı yoktur. Özel bir vasiyeti varsa, o vasiyeti uygulanır. O vasiyette de mirasçılarından birine vasiyet yapmaması şarttır. Bir başka şart da şudur: Vasiyet, kalan malın 1/3'ünden fazla olmamalıdır. c- Mal sahibi sağlığında malını mirasçılarına ya da sadece çocuklarına dağıtabilir. Bu dağıtımda çocuklar arasında eşit bir muamele yapması gerekir. Bunun dışındaki muamelede vebale girer. Haksız bir şekilde alan çocuk da helal bir mal almamış olur. d- Çocuklar arasında ölmeden mal dağıtılırken, özel bir neden gözetilip bir çocuğa fazla verilebilir. Mesela, engelli ve çalışamayacak bir çocuk fazla alsın diye düşünülebilir. Bunun bir sakıncası yoktur. Bu durumda da ya bir doktor raporu ya da herkesin ikna olacağı bir bilinmişlik, bu sözünü ettiğimiz engelin ya da benzer bir maninin nedeni olmalıdır. e- Anadolu kültüründe hakim uygulama olan, 'çocuk bize baktı/bakacak' ilkesi bir hukuk zeminine oturmuyor elbette ama bunu yabana atmanın da çok dengeli bir anlayış olmayacağını bilmek gerekiyor. Mesela siz, şehirde okuyup harçlık alamamak ve benzeri mağduriyet cümleleri kurdunuz. Sizin o kardeşiniz de 'sen şehirde sandöviç yerken..' diye başladığında ne cevap vereceksiniz? İnsanın tamahı bitmiyor ki? Faninin fani malına tenezzül etmemek en iyisidir ama elbette Şeriat'ımızın emri ne ise hak odur. f- Size tavsiyemiz, böyle bir nedenle ebeveyninizin ahını almamanızdır. Onun sizin üzerinizdeki hakkı arsaların, tarlaların değeri ile kıyas edemeyeceğiniz kadardır. Varın siz alacaklı kalın, ahirette daha rahat edersiniz.
Selamünaleyküm. Bunun hükmünü değil, böyle bir evliliği olabilir gören erkeğin aklını sormak gerekir.
Aleykümselam. Diz kapağı ile göbek deliği arasında kalan bölümdeki yırtıkların toplamı bir diz ile kalça arasındaki bölümün dörtte birinden fazlasını oluşturuyorsa namaza engel olur. Daha azı engel olmaz.
Aleykümselam. Zekât para olarak verileceği gibi para eden, paraya dönüştürülebilen bir eşya olarak da verilebilir. Örneğini verdiğiniz durum buna uygundur.
Aleykümselam. Hayat budur, böyledir. Yılmadan devam edin. Yer yer daha eksi durumlara düşseniz bile sakın yılmayın. İki asır sonra asıl hedefe ulaşacağınızı bilseniz bile sakın yılmayın, umutsuzluğa kapılmayın. Asıl mücahideliğiniz bu olsun/olmalıdır da. Bu heyecanınız ve isteğiniz en az tesettür kadar önemlidir sizin için.