Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. 37 yaşındayım. 1 yıldır kapalıyım. Tesettürü gerçek manasına göre yaşamak istiyorum ama nefsimle, beni günlük işlerimin bazılarını unutturacak, dünyadan koparacak şekilde mücadele halindeyim. Şu an etek giysem yarın pantolon-tunik giyiyorum. Başörtüm şimdi yakamda, yarın boynumdan bağlamalı, bir türlü standardına uyamıyorum. Gerçek tesettür çok istememe rağmen çevremdeki bakışlar beni deli ediyor. Sen cihada çıktın sabret diyorum, ‘Mücahide Kadın’ kitabınızın tesettür üzerine yazılmış kısımlarını her gün okuyup, tekrar edip kendimi telkin etmeye çalışıyorum. Çok dua ediyorum Rabbim yardım et diye. Siz değerli hocamın görüşüne ihtiyacım var.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz ateşle oynuyorsunuz. İffet denen şey sizin yaptığınız gibi değildir. Eğer söz dinleyecekseniz, size sözümüz şudur: Bu tanıştığınız kişiden gerekiyorsa bulunduğunuz şehri bile terk etme pahasına uzak durun. Ciddi bir tövbe edin, kendinize iffetli bir hayat tarzı belirleyin.
Selamünaleyküm. Tesettür, Allah'ın emirlerinden bir emirdir. Kimine namaz ağır gelir kimine de oruç. Size de tesettür ağır geliyor. Ağır geldiği için de her şeyi terk etmeniz gerekmez. Sırası gelince o da gerçekleşir. Sabırla ve sebatla yol almaya çalışın. 'Olmuyor' demeyin, 'henüz olmadı, olacak' deyin.
Mü'minin iman hayatı bir ağaç gibi büyür. Onu sularsınız ve o milim milim büyür ama sonunda koca bir çınar olur; iman da böyledir. Siz imanınızı büyütmeye bakın. Açık bir eksiğiniz hatanız olmasın. Heyecanınızı azaltmayın. Umudunuzu kırmayın. Aza ve yetersize razı olmayın, önünüz açık olur biiznillah. Sabırla yol almaya devam edin. Göreceksiniz Allah Teâlâ sizi daha güzele sevk edecektir. Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm. Önce, bu işi yani ayakta kalma, imanı güçlü tutma işini, mü'min olmanın en büyük gereği olarak görmelisiniz. Ankara'da değil de Mekke'de bile yaşasanız bu imtihan sizi bulacaktı. Sizin özel sorununuz değildir bu. İmtihan olmak budur, peygamberler başta olmak üzere bütün mü'minler bu badireden geçmişlerdir. Bunu böyle bilmenizin size çok yararı olacaktır. İkinci olarak da aç bir çocuğun elindeki kekin hepsini ağzına sokmaya çalışması gibi bir tutum içine girip, bir haftada İslam'ın bütününü kuşatmaya kalkmayın; boğulursunuz. Adım adım ama geçmişin değerlendirmesini yaparak ilerlemelisiniz. Bu adım adımlığı, mesela tesettürde de uygulayabilirsiniz. Bir günde kapkara kıyafete girmek yerine bir sefirinde etek tipinizi, öbür seferinde baş örtüsünü derken bir yıla yayabilirsiniz tesettür durumunu düzeltmeyi. Diğer durumları da buna kıyas edin. Ara sıra evinizin dışına taşın. Bir mahreminizle beraber mesela İstanbul'da durumunu iyi gördüğünüz bir aileye açılın. Onların ne yaptıklarını izleyin. Eğer sizden iyi görrüseniz taklit edersiniz, sizden iyi değillerse hâlinize şükredersiniz, onlara tavsiyede bulunursunuz. Ne olursa olsun sakın umutsuz kalmayın, umut ve heyecan en çok muhtaç olduğunuz iki ihtiyacınızdır. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir kere, kendinizi salmamaya kararlı olun. Bin kere yıkıldığımız yerde bin birinci kalkışa hazır olmalıyız. Bir fakülte ortamında, tam tesettür denebilecek kıyafetin zor olacağını kabul edebiliriz. Zor olanı elde edememekle onun için mücadele etmek arasında bulunmamız yeterlidir. Fakülteye devam ederken, mücadeleyi de bir fakülte gibi görün. En azami yapabileceğinizi yapmaya gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Ayağınızı sabit, kalbinizi huzurlu kılsın.
Önce şunu bilmelisiniz: Hamurun mayalanması gibi bir şeydir bizim kişilik oluşumumuz, birden olmaz zaman ister. Siz de bu zamanı sabırla geçirmek zorundasınız. En kolay çözüm kendinize çevre oluşturmanızdır. Tesettürünü beğendiğiniz hanım arkadaşlarınız olmalıdır. Onlarla daha yoğun bir şekilde oturmalısınız. Bir de birikiminizi artırın. Mevcut bilginiz sizi hareketlendirmeye yetmiyordur. İnternetten http://www.sosyaldoku.tv/?s=kad%C4%B1n+f%C4%B1kh%C4%B1 derslerini sırayla izleyerek kendinizi geliştirebilirsiniz örnek olarak. Bilhassa namaz ibadeti önemlidir, ihmal etmeyin namazı. Namaz koruyan bir kalkandır. Eşiniz de sizin bu açığınızı kapatmada yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Secdede topukların birleştirilmesi veya ayrı tutulması konusunda ulema arasında iki farklı görüş vardır. Her iki görüş de hadislere dayanmaktadır. Buna göre de birleştirildiğinde de ayrı tutulduğunda da yanlış yapılmış olmaz. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Zekât para olarak verileceği gibi para eden, paraya dönüştürülebilen bir eşya olarak da verilebilir. Örneğini verdiğiniz durum buna uygundur.
Selamünaleyküm. Kardeşim, biz Buhari'nin hakkındaki kanaate inanıyor ve onunla huzur buluyoruz. Sizin veya bir başkasının ya da Müslüman olmayan birinin tenkiti onun bileceği iş olur. Siz bir bilgi edinme maksadı ile sormadığınız için cevap verme ihtiyacı hissetmiyoruz. Size sizin kanaatiniz yeterlidir. Bize de bizim kanaatimiz. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Toplumumuzun yaygın sıkıntılarından birini dile getirmişsiniz. Keşke siz de hiç tenezzül etmeme yönünü tercih edip hakkınızı ahirete havale etse idiniz. Faydası olup olmayacağını bilemiyorum ama size bu konudaki dengeli tutumu yazabilirim: a- Dinimiz erkeği ile kızı ile evlada eşit davranmayı değil adil olmayı esas edinmiştir. Bunu ilke olarak bilmelisiniz. b- Baba veya annenin ölümünden sonraki malın taksimine karışması, dinen mümkün değildir. Sahibi öldükten sonra mal üzerinde iki yöntem vardır. Bunlardan biri, bütün mirasçılar aralarında bir yolla anlaşırlar ve mal konusu biter. Diğeri de Şeriat'ımızın emrettiği şekilde taksim yapılır. Bu taksime, malı bırakanın vasiyet veya emir gibi bir yöntemle karışma hakkı yoktur. Özel bir vasiyeti varsa, o vasiyeti uygulanır. O vasiyette de mirasçılarından birine vasiyet yapmaması şarttır. Bir başka şart da şudur: Vasiyet, kalan malın 1/3'ünden fazla olmamalıdır. c- Mal sahibi sağlığında malını mirasçılarına ya da sadece çocuklarına dağıtabilir. Bu dağıtımda çocuklar arasında eşit bir muamele yapması gerekir. Bunun dışındaki muamelede vebale girer. Haksız bir şekilde alan çocuk da helal bir mal almamış olur. d- Çocuklar arasında ölmeden mal dağıtılırken, özel bir neden gözetilip bir çocuğa fazla verilebilir. Mesela, engelli ve çalışamayacak bir çocuk fazla alsın diye düşünülebilir. Bunun bir sakıncası yoktur. Bu durumda da ya bir doktor raporu ya da herkesin ikna olacağı bir bilinmişlik, bu sözünü ettiğimiz engelin ya da benzer bir maninin nedeni olmalıdır. e- Anadolu kültüründe hakim uygulama olan, 'çocuk bize baktı/bakacak' ilkesi bir hukuk zeminine oturmuyor elbette ama bunu yabana atmanın da çok dengeli bir anlayış olmayacağını bilmek gerekiyor. Mesela siz, şehirde okuyup harçlık alamamak ve benzeri mağduriyet cümleleri kurdunuz. Sizin o kardeşiniz de 'sen şehirde sandöviç yerken..' diye başladığında ne cevap vereceksiniz? İnsanın tamahı bitmiyor ki? Faninin fani malına tenezzül etmemek en iyisidir ama elbette Şeriat'ımızın emri ne ise hak odur. f- Size tavsiyemiz, böyle bir nedenle ebeveyninizin ahını almamanızdır. Onun sizin üzerinizdeki hakkı arsaların, tarlaların değeri ile kıyas edemeyeceğiniz kadardır. Varın siz alacaklı kalın, ahirette daha rahat edersiniz.
Aleykümselam. Peygamber aleyhisselam efendimizin isminin anıldığı yerde salavat getirmek gerekmektedir. Muhammed bu isimdir. Muhammed isminin sıradan insanlar için kullanılması da caizdir. Herhangi bir insanın ismi Muhammed ise onun isminin anılması salavatı gerektirmez. Anılan Muhammed isminin peygamberimizi kastettiği anlaşıldığında salavat gerekmektedir.
Aleykümselam. Yabancı kadının eline veya bedeninin bir bölümüne tutmak haramdır. Düşen bir kadının hayati bir tehlikesi söz konusu ise bu durumda o haram, haram olmaktan o anlığına çıkar. O zorunlu durumun gerektirdiği kadarı ile yardım edebiliriz/etmeliyiz de. Bunun dışındaki durumlar için ancak sağlık ekibinden biri veya resmen oraya müdahale etmesi gereken mesela bir polis memuru için bir oranda caizlik olabilir.