İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

‘Çocuklarınıza eşit davranınız.’ hadisi ile ‘Mirastan kıza, erkeğin yarısı kadar veriniz.’ ayeti arasında nasıl bir uygulama ilişkisi vardır? Haşa, çelişkili gibi gözüküyor detay ve uygulamalarını bilmeyen benim gibiler için. Bu bağlamda; 1-) Tapuyu vermeden, oğluna oturması için ev tahsis eden bir anne veya baba, kızına da o dairenin kira değeri kadar mı veya ayet ışığında yarısı kadar mı maddi yardımda bulunması lazım gelir? 2-) Hiçbir şey vermemek caiz mi, bu durumda evli olan kızından helallik almak gerekir mi ve evli olan kızın bu hakkını helal etmesi dinen sakıncalı mıdır? 3) Ebeveyn kendi veremezse, hadise göre oğlundan, kira değerinin yarısını veya ayete göre üçte birini alıp kızına vermesi gerekmez mi? 4) Gurbetçilerin ortak derdi ve birçok dargınlığa, kırgınlığa, sıla-i rahimin terkine, sıla ve akraba hasretine sebep olduğuna inandığım bir yaraya parmak basarak bir soru sormak istiyorum; Okumak veya çalışmak için, izinli veya müsaade edilmeyince izinsiz köyden büyük şehirlere gelenlere, siz köyü terk ettiniz, yanımda kalan çocuğum köyü bekledi, bize baktı diyerek bazıları kızlara hiçbir hak vermezken, erkek evlatlarına da köydeki evladına, eski parayla 1 trilyon değerinde yer verirken, şehirdekine köye dönüp, ekip biçmek şartıyla satsak bile para etmeyen veya 5 milyar lira değeri olan, 1/200 (iki yüzde bir) oranında yer veriyor. Bu dinen doğru mudur, doğrusu nedir? Öğrenciyken yazları yardımlarına koştuğumu, para kazanmaya başladığımda yaptığım yardımları saymasam bile! Ben İstanbul'da aç susuz ya da bursla okurken, evlenirken, ev yaptırırken yardımlarını görmediğimi unutsam! İlmim ve inancım gereği kin ve nefret duymasam da özellikle kardeşimi ve babamı tam manasıyla, içten sevememenin günahı var mıdır ve sevgimi bu durumda nasıl arttırabilirim? Konuyla ilgili 15 sayfa kadar ayet, hadis, kıssalar gönderdim taahhütlü. Babam namazlı, sakallı, cumalara gider. Ablamlar için de kızlara hak mı olurmuş diyor. 1 trilyonluk yeri de kardeşim hep satmış. Bizlere haber bile etmeden. O yer alınırken üçte bir parasını veren abime de gurbetçi diye kuruş yok. Duyumlarımıza göre de; kardeşim babama arkadaşına satmış, göstererek onun üzerinden parselleyip satmış ki dava açıp hakkımızı arayamayalım

Cevap

Selamünaleyküm. Toplumumuzun yaygın sıkıntılarından birini dile getirmişsiniz. Keşke siz de hiç tenezzül etmeme yönünü tercih edip hakkınızı ahirete havale etse idiniz. Faydası olup olmayacağını bilemiyorum ama size bu konudaki dengeli tutumu yazabilirim: a- Dinimiz erkeği ile kızı ile evlada eşit davranmayı değil adil olmayı esas edinmiştir. Bunu ilke olarak bilmelisiniz. b- Baba veya annenin ölümünden sonraki malın taksimine karışması, dinen mümkün değildir. Sahibi öldükten sonra mal üzerinde iki yöntem vardır. Bunlardan biri, bütün mirasçılar aralarında bir yolla anlaşırlar ve mal konusu biter. Diğeri de Şeriat'ımızın emrettiği şekilde taksim yapılır. Bu taksime, malı bırakanın vasiyet veya emir gibi bir yöntemle karışma hakkı yoktur. Özel bir vasiyeti varsa, o vasiyeti uygulanır. O vasiyette de mirasçılarından birine vasiyet yapmaması şarttır. Bir başka şart da şudur: Vasiyet, kalan malın 1/3'ünden fazla olmamalıdır. c- Mal sahibi sağlığında malını mirasçılarına ya da sadece çocuklarına dağıtabilir. Bu dağıtımda çocuklar arasında eşit bir muamele yapması gerekir. Bunun dışındaki muamelede vebale girer. Haksız bir şekilde alan çocuk da helal bir mal almamış olur. d- Çocuklar arasında ölmeden mal dağıtılırken, özel bir neden gözetilip bir çocuğa fazla verilebilir. Mesela, engelli ve çalışamayacak bir çocuk fazla alsın diye düşünülebilir. Bunun bir sakıncası yoktur. Bu durumda da ya bir doktor raporu ya da herkesin ikna olacağı bir bilinmişlik, bu sözünü ettiğimiz engelin ya da benzer bir maninin nedeni olmalıdır. e- Anadolu kültüründe hakim uygulama olan, 'çocuk bize baktı/bakacak' ilkesi bir hukuk zeminine oturmuyor elbette ama bunu yabana atmanın da çok dengeli bir anlayış olmayacağını bilmek gerekiyor. Mesela siz, şehirde okuyup harçlık alamamak ve benzeri mağduriyet cümleleri kurdunuz. Sizin o kardeşiniz de 'sen şehirde sandöviç yerken..' diye başladığında ne cevap vereceksiniz? İnsanın tamahı bitmiyor ki? Faninin fani malına tenezzül etmemek en iyisidir ama elbette Şeriat'ımızın emri ne ise hak odur. f- Size tavsiyemiz, böyle bir nedenle ebeveyninizin ahını almamanızdır. Onun sizin üzerinizdeki hakkı arsaların, tarlaların değeri ile kıyas edemeyeceğiniz kadardır. Varın siz alacaklı kalın, ahirette daha rahat edersiniz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şöyle yapabilirsin kızım, a- Evlilik için akraba veya değil yerine UYGUN VEYA DEĞİL kuralı getir kendin için. Uygunluk da din ve göz beğenisi üzerine kurulu olsun. Bunalır ve eleme kabiliyetini yitirecek olursan maazallah, kurallarını bir bir düşüreceğin bir evlilik yaparsın. b- Dine hizmet konusunda da önce kendi dinini ayakta tutacağın bir evlilik ilkesi peşinde ol. Sen iyi olursan din, bir kale kazanmış olur zaten ve senin bereketin sen göremeden bile çoğalır. c- Evlilik için yaşa değil de ihtiyaca takıl, ne kadar zarurettir senin için ne kadar da normaldir düzeyine bak. d- Memur olman için senin aile şartlarını bilemediğimden ne ol ne de olma diyebilirim sana. Ama bir harama bulaşmadığın sürece görev yapabilirsin derim. Allah yardımcın olsun.

Hocam, ben yirmi beş yaşında yeni Edebiyat öğretmeni olmuş ama hala atanamamış g
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Anne ve babaya bakmak çocukların görevidir. Kendileri de muhtaç durumda olmadıkça bu görevde kız veya erkek aynıdırlar. Namaz kılmak nasıl herkesin sorumluluğu ise anne ve babaya muhtaç olduklarında bakmak da öyledir. Anne ve babaya ya da ikisine bakarken yükümlülük nasıl paylaşılacaktır sorusuna âlimlerimiz farklı cevaplar vermişlerdir. Ebu Hanife rahmetullahi aleyh kardeşler eşit şekilde paylaşırlar demiştir. Bazı âlimler mirastaki paya göre demiş bazıları da varlık durumlarına göre bir paylaşım yapabilirler demişlerdir. Siz de böyle bir paylaşım imkânı olmayacağı için yük size kalacaktır, sevap da size kalacaktır. Kardeşlerinin sorumluluk almaktan kaçınmaları senin sorumluluğunu kaldırmaz. Yapabildiğin kadar yap. Evet, çocuklarını aç bırakmak gerekmez ama yapabileceğini de ihmal etme. Kardeşlerinin payına düşen yükümlülüğü yarın onlardan tahsil etmeyi de düşünebilirsin. Yapabiliyorsan onları mahkemeye vererek de alacağını tahsil edebilirsin ama sen Allah’tan bekleyen ol, kalbin huzur bulsun. Onları yaratanları ile baş başa bırak. Özellikle de anneye hizmet bizim kulluğumuzun en büyük imtihan ve kazançlarındandır, bunu kaybetmemeye bakın. Allah Teâlâ işinizi kolay kılsın, kalbinize huzur versin. Âmin.

Hocam biz dört kardeşiz, annem yaşlı ve düşkün. Ben kız çocuğuyum. Ağabeylerim s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ kalbinize huzur versin, ahiretinize zarar verecek iş yapmaktan muhafaza buyursun. Babanıza karşı ortaya koyduğunuz tavır, her şeyden önce dünyada iken bir işinize yaramayacaktır. Siz onu bir şekilde düzeltemediğiniz gibi hakkınızı da alamayacaksınız. Bir de ahirette sizin kazancınız olacak ecirleri tüketmiş olacaksınız. Bu durumda yapacağınız en iyi şey, babanızdan mümkün olduğu kadar ve caiz olacak şekilde uzak durmaktır ki, nefretinizi şeytan kudurtmasın. Zaten evlisiniz. Evli bir hanımın asıl görevi eşine karşıdır. Eşinizden artan vakitte de bayramda olur, özel durumlarda olur, kısa kısa ziyaretler yaparak evlatlık görevinizi yerine getirin. Böylece kazanan siz olun. Hem dünyada baba görememek hem de ahirette baba yüzünden azap çekmek neden olsun? Sabredin; kaç günlük dünyada yaşıyoruz. Sabredin, kazanın.

Değerli hocam, babam küçüklüğümden beri beni sevmedi ve bana babalık adına nered
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz bir evlat olarak, aile ocağınıza dönerken bir misafir değil, bir emanetçisiniz. Anne babanıza hizmetiniz, onlarla kurduğunuz muhabbet, sadece bir ziyaret değil; bir ibadettir. Ailenizin gelirinde haram şüphesi varsa sizin o evde yaşamanız doğrudan harama bulaştığınız anlamına gelmez. Çünkü eve helal de giriyor, haram da. Siz tümüyle haram olandan değil, karışık olandan faydalanıyorsunuz. Bu durumda haramlık sabit değildir. Elinizden geldiğince maddi destek veriyorsunuz, ev işlerine yardım ediyorsunuz, ailenize haram-helal farkını hatırlatıyorsunuz. Bunların hepsi, sizin o evdeki varlığınızı meşru ve hatta sevaplı kılar. Bundan sonra da helale teşvik etmeye devam edin. Gücünüz yettiği kadar destek olmaya devam edin ama bu hassasiyet sizi vesveseye götürmesin. Çünkü vesvese şeytanın oyunudur.

Hocam ben başka bir şehirde çalışan bekâr bir hanımım. Tatillerde ailemin yanına
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eğer aranızda bir ittifak sağlayabilirseniz dinen bu ittifak geçerli olur. Eğer ittifak sağlayamazsanız, dinen nasıl bölüşülecekse o şekilde bölüşmeye razı olmanız gerekir. Ama anlaşılan kardeşlerden bazıları devletin kararına göre sonuç almak istiyorlar. Bu durumda sizin de yapacak bir şeyiniz yok demektir. Ama ne olursa olsun, elinizdekinin tümünü de verseniz kardeşlik bağlarınızı sakın koparmayın. Şu dünyanın bütünü bir kardeşin eli kolu kadar bile değerli değildir. Bir dağın kenarındaki yüz metre kare yere değer mi hiç? Gerekirse bütününden vazgeçin, kardeşlerinizden vazgeçmeyin. Allah'ın katındaki daha hayırlıdır, bunu iyi bilin.

Biz iki erkek iki kız dört kardeşiz. Babam iki yıl önce vefat etti. Bizim dört e
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ağır bir hizmet, acil bir durum söz konusu olduğunda gitmen zorunlu olur. Normal durumlarda gitmeyebilirsin.

Hocam ben çok müşkül durumdayım. Evliyim ve yaklaşık üç yaşında, Âsiye adında bi

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Zekât para olarak verileceği gibi para eden, paraya dönüştürülebilen bir eşya olarak da verilebilir. Örneğini verdiğiniz durum buna uygundur.

Selamünaleyküm hocam. Bir vakfa zekat olarak verilen paraların erzak paketleri ş
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Yabancı kadının eline veya bedeninin bir bölümüne tutmak haramdır. Düşen bir kadının hayati bir tehlikesi söz konusu ise bu durumda o haram, haram olmaktan o anlığına çıkar. O zorunlu durumun gerektirdiği kadarı ile yardım edebiliriz/etmeliyiz de. Bunun dışındaki durumlar için ancak sağlık ekibinden biri veya resmen oraya müdahale etmesi gereken mesela bir polis memuru için bir oranda caizlik olabilir.

Selamünaleyküm. Hocam, eğer bir kadın önümüzde yere düşerse onu kaldırmak için e
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Beğenerek ve sakıncalı görmeyerek gülmek ve tatmin olmak sözünü ettiğiniz tehlikeyi barındırır. Gafletten kaynaklanan bir gülme için inşaallah o tehlike yoktur.

Televizyondaki dizilerde, filmlerde veya programlarda, şarkılarda küfrü ve şirki
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Hayat budur, böyledir. Yılmadan devam edin. Yer yer daha eksi durumlara düşseniz bile sakın yılmayın. İki asır sonra asıl hedefe ulaşacağınızı bilseniz bile sakın yılmayın, umutsuzluğa kapılmayın. Asıl mücahideliğiniz bu olsun/olmalıdır da. Bu heyecanınız ve isteğiniz en az tesettür kadar önemlidir sizin için.

Selamünaleyküm hocam. 37 yaşındayım. 1 yıldır kapalıyım. Tesettürü gerçek manası
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bunun hükmünü değil, böyle bir evliliği olabilir gören erkeğin aklını sormak gerekir.

Hocam, ‘herhangi bir sebepten dolayı ben başımı örtmeyeceğim’ diyen ve evlilik d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Secdede topukların birleştirilmesi veya ayrı tutulması konusunda ulema arasında iki farklı görüş vardır. Her iki görüş de hadislere dayanmaktadır. Buna göre de birleştirildiğinde de ayrı tutulduğunda da yanlış yapılmış olmaz. Allah'a emanet olun.

Secdede topukları birleştirmek sünnettir diyor kimileri, kimileri ise bid'attir

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.