Fetva Meclisi
Soru
Secdede topukları birleştirmek sünnettir diyor kimileri, kimileri ise bid'attir diyor, bu konu hakkında bir hadis-i şerif bulamadım, bilgilendirirseniz sevinirim hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunun namaza zararı yoktur.
Evet, Hanefi mezhebine dair kitaplarımızda böyle bir kayıt vardır. Unutulmuş olmasından ziyade bunun sünnet olmasında ittifak olan hususlardan olmaması gerekçe olabilir. Topuk topuğa birleştirilmemiş olsa da namaza bir sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Sahih bir hadis olarak böyle bir bilgi sahibi değilim.
Selamünaleyküm. SECDE denecek şekilde bir insanın önünde eğilmek caiz değildir. Secde denecek düzeyde olmayan eğilme için de secde gibi konuşmak gerekmez.
Selamünaleyküm. Hayır yoktur.
Selamünaleyküm. Biz, dinimizi ashabı kiramdan öğrendik; onların yapmadığını DİN OLARAK yapamayız. Ashabı kiramdan o şekilde bir zikir çeşidi nakledilmemiştir. Yapılan işin içeriğinin güzel olması ibadet şekli olmasını gerektirmez. Bir mecliste oturup fıkıh öğrenmek, tefsir öğrenmek daha bereketlidir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Hayat budur, böyledir. Yılmadan devam edin. Yer yer daha eksi durumlara düşseniz bile sakın yılmayın. İki asır sonra asıl hedefe ulaşacağınızı bilseniz bile sakın yılmayın, umutsuzluğa kapılmayın. Asıl mücahideliğiniz bu olsun/olmalıdır da. Bu heyecanınız ve isteğiniz en az tesettür kadar önemlidir sizin için.
Selamünaleyküm. Kardeşim, biz Buhari'nin hakkındaki kanaate inanıyor ve onunla huzur buluyoruz. Sizin veya bir başkasının ya da Müslüman olmayan birinin tenkiti onun bileceği iş olur. Siz bir bilgi edinme maksadı ile sormadığınız için cevap verme ihtiyacı hissetmiyoruz. Size sizin kanaatiniz yeterlidir. Bize de bizim kanaatimiz. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Peygamber aleyhisselam efendimizin isminin anıldığı yerde salavat getirmek gerekmektedir. Muhammed bu isimdir. Muhammed isminin sıradan insanlar için kullanılması da caizdir. Herhangi bir insanın ismi Muhammed ise onun isminin anılması salavatı gerektirmez. Anılan Muhammed isminin peygamberimizi kastettiği anlaşıldığında salavat gerekmektedir.
Aleykümselam. Zekât para olarak verileceği gibi para eden, paraya dönüştürülebilen bir eşya olarak da verilebilir. Örneğini verdiğiniz durum buna uygundur.
Selamünaleyküm. Toplumumuzun yaygın sıkıntılarından birini dile getirmişsiniz. Keşke siz de hiç tenezzül etmeme yönünü tercih edip hakkınızı ahirete havale etse idiniz. Faydası olup olmayacağını bilemiyorum ama size bu konudaki dengeli tutumu yazabilirim: a- Dinimiz erkeği ile kızı ile evlada eşit davranmayı değil adil olmayı esas edinmiştir. Bunu ilke olarak bilmelisiniz. b- Baba veya annenin ölümünden sonraki malın taksimine karışması, dinen mümkün değildir. Sahibi öldükten sonra mal üzerinde iki yöntem vardır. Bunlardan biri, bütün mirasçılar aralarında bir yolla anlaşırlar ve mal konusu biter. Diğeri de Şeriat'ımızın emrettiği şekilde taksim yapılır. Bu taksime, malı bırakanın vasiyet veya emir gibi bir yöntemle karışma hakkı yoktur. Özel bir vasiyeti varsa, o vasiyeti uygulanır. O vasiyette de mirasçılarından birine vasiyet yapmaması şarttır. Bir başka şart da şudur: Vasiyet, kalan malın 1/3'ünden fazla olmamalıdır. c- Mal sahibi sağlığında malını mirasçılarına ya da sadece çocuklarına dağıtabilir. Bu dağıtımda çocuklar arasında eşit bir muamele yapması gerekir. Bunun dışındaki muamelede vebale girer. Haksız bir şekilde alan çocuk da helal bir mal almamış olur. d- Çocuklar arasında ölmeden mal dağıtılırken, özel bir neden gözetilip bir çocuğa fazla verilebilir. Mesela, engelli ve çalışamayacak bir çocuk fazla alsın diye düşünülebilir. Bunun bir sakıncası yoktur. Bu durumda da ya bir doktor raporu ya da herkesin ikna olacağı bir bilinmişlik, bu sözünü ettiğimiz engelin ya da benzer bir maninin nedeni olmalıdır. e- Anadolu kültüründe hakim uygulama olan, 'çocuk bize baktı/bakacak' ilkesi bir hukuk zeminine oturmuyor elbette ama bunu yabana atmanın da çok dengeli bir anlayış olmayacağını bilmek gerekiyor. Mesela siz, şehirde okuyup harçlık alamamak ve benzeri mağduriyet cümleleri kurdunuz. Sizin o kardeşiniz de 'sen şehirde sandöviç yerken..' diye başladığında ne cevap vereceksiniz? İnsanın tamahı bitmiyor ki? Faninin fani malına tenezzül etmemek en iyisidir ama elbette Şeriat'ımızın emri ne ise hak odur. f- Size tavsiyemiz, böyle bir nedenle ebeveyninizin ahını almamanızdır. Onun sizin üzerinizdeki hakkı arsaların, tarlaların değeri ile kıyas edemeyeceğiniz kadardır. Varın siz alacaklı kalın, ahirette daha rahat edersiniz.
Selamünaleyküm. Böyle bir konuda siz haklı değilsiniz ama onun tavrı da hoş değil. Aile ortamında bu kadar basit bir mesele anında çözülmeli ve şeytana fırsat verilmemelidir. Geçmiş namına özür dileyin ki, o da tekrarını yapmaktan çekinsin. Allah'a emanet olun.