Fetva Meclisi
Soru
Tüp bebek caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Tüp bebek, farklı yollarla icra edilebilen tıbbî bir gelişmenin adıdır. Erkek veya kadının üzerinde icra edilecek bu ameliyede ilke olarak bir sakınca yoktur. Ancak, doktorlar açısından da sakıncalı bulunan durumlar söz konusu olabileceğinden endişe ile karşılanmaktadır. Şöyle diyebiliriz: Nikâhlı erkek ve kadının menisi dışında dışarıdan bir katkı olmamak sadece, sorunlu meniyi veya rahmi tıbbî tedaviye muhatap tutarak yapılması şartı ile ilke olarak tüp bebek caiz bir uygulamadır. Ama hangi uygulamanın yapılacağını bilerek cevap vermek daha doğru olur. Allah sabırlar versin.
Tüp bebek uygulaması bir tedavi çeşididir. Yöntem olarak sakıncalı bir yöntem kullanılmıyor ve helal olan bir süreç işletiliyorsa bunun tekrarında sakınca olmaz. Kadının sağlığı açısından tekrarında sıkıntı bulunuyorsa o zaman sakıncalı denebilir.
Tüp bebek ilke olarak caiz bir işlemdir. Ancak, iki nikâhlı olan karı kocanın dışında üçüncü bir insanın bu işte katkısı olmamalıdır. Bu ayrıntıya çok dikkat etmelisiniz.
Genel olarak tüp bebek tedavisinde durum şudur: Nikâhlı eşlerden başkasının karıştırılmadığı tedavi olarak tüp bebek tedavisi caiz görülmüştür. Bu arada sağlıklı olanların seçilmesi de tabii bir durumdur.
Uzman bir kadın doktor bulunmadığında veya kadın doktor erkekten çok daha fazla ücret talep ettiğinde erkek doktora da gidilmesi caiz olur. Bu durumda doktorla hasta kadının kapalı bir ortamda yalnız kalmamalarına yani halvete dikkat edilir.
Tüp bebek uygulaması helal olarak yapılıyorsa bunun bir sakıncası olmaz biiznillah.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
1- Sakın bir daha namaz ve benzeri ibadetlerle kul hakkını karıştırmayın. Kul hakkından daha büyük bir hata işlemiş olursunuz. Gırtlağımıza kadar batsak bile Rabbimizin kapısından geri kalamayız. Bu bizim kanunumuzdur. Bin kişiyi öldürmüş olsanız dahi son kapınız Allah'ın kapısıdır; o kapıdan asla ayrılmayın. 2- Tevbenizi yapın ve bundan sonra çok dikkat edin. Helalleşmeniz mümkün olanlarla helalleşin. İçinizden o heyecan kaybolmasın. Gerisini de Allah'a bırakın. Kendinizi iyilerin arasında tutmaya çalışın. Umutsuz kalmayın. Allah'a emanet olun.
Ben zengin olduğu halde yüklü bir kira vererek başkasının evinde oturan da biliyorum. Kiracı olmak zaruret içinde olmayı göstermiyor. Nitekim bir insanın evi olduğu halde zaruret içinde olması da mümkündür. Zaruret hali, ortada kalma halidir. Bu da bir miktar vicdani bir karardır. Faize kapı açacak kadar zaruret içinde olmak herkese göre değişebilir. Kendimize takvaya daha yakın olan yolları aramamız gerekiyor. Allah'a emanet olunuz.
Yaptığınız iş, 1- İnsanların namaz ve benzeri ibadetlerini aksatmıyorsa, 2- Rızıklarından kısıp size vererek mağdur olmalarına sebep olmuyorsa, 3- Derslerini ve yükselmelerini engellemiyorsa, 4- Ebeveynlerine asi olmalarına neden olmuyorsa, 5- Zina ve kumar gibi haramlara alışmalarına vesile olmuyorsa, 6- Haramlardan bir harama kaymalarına neden olmuyorsa yapılmasında bir sakınca yoktur. Aksi oluyorsa kimseye sormanıza gerek yoktur; yanlışa yataklık yaptıkça helal kazanmış olmazsınız. Allah sizi ve bizi hatadan korusun.
Eğer o kardeşler şirket de kurulmaz, işçi de olunulmaz diyorlar ve kendilerine göre çare üretiyorlarsa, içtihatlarını saygıyla karşılamak zorundayız. Nihayetinde onlar da bir içtihat yapmışlardır ve niyetleri sahih olduğu sürece mecurdurlar. Hayır sadece oy ve benzeri cemaat meselelerinde böyle düşünüyor da kendilerine ait işlerde mazeretler uyduruyorlarsa yine de onlara ilişmemiz gerekmez; herkese kendi içtihadı yeter. Ama birbirimizle asla tartışmamalı, birbirimizi incitmemeliyiz. Bunlar, bizim birbirimizin hakkına tecavüz etmemize sebep olmamalıdır. Allah için yapıyor olduktan sonra bırakalım kimin ne yaptığına Allah karar versin. Birbirimize dualar edelim.
1- Başta Buharî olmak üzere pek çok hadis kitabında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin 'kadın eline tutmadığı' özellikle vurgulanmaktadır. Bir de bu vurgulama be'at gibi el tutmayı gerektiren bir durum anlatılırken zikredilmektedir. Yani, bekâr olması halinde evlenilmesi caiz olacak bir kadının eline tutmanın haram olduğuna dair fetva hadislere dayanmaktadır. Bunun ötesine gidip beşeri nitelikli dayanaklara tevessül etmek doğru değildir. 2- Müslüman, haramlardan birini inkâr etmedikçe, o haramı işlediği için dinden çıkmaz. Dosyasına yazılan bir günah işlemiş olur. Bu da onun adına bir vebal olarak yazılır. Kadının eline tutmayı da böyle değerlendirmek gerekmektedir. 3- Özürler, haramlardaki yasaklılığı, özür oranı kadar kaldırır. Bu Şeriat'ın genel kurallarından biridir. Siyasi birinin veya başka bir Müslüman'ın kadının eline tutması ne kadar özür sınırlarındadır veya değildir; buna onu yapanın imanı ve kalbi karar verir. Allah'a emanet olunuz.
Kendini Filistin'de Yahudi ile imtihan edilen bir mü'min olarak kabul et. Onun imtihanı ile senin imtihanın hiç farklı değildir. Hepimiz için de geçerli bir kuraldır bu kural. İmtihan için yaratıldığımız bu âlemde kime ne imtihan takdir edildi ise onu başarmakla mükelleftir. Nefsinin ve şeytanın baskısını Yahudi'nin ordularına benzet. Kurşun yemeden, yaralanmadan yaşamaya çalış. Ufak tefek sıyrıklardan da yılma; sonunda kazanan ol da ne olursa olsun. Sabret. Özellikle evlenme araştırmasına devam et. Yıkıldığın yerde çökmüş olarak kalma; hemen kalk. Akşam yıkılırsan sabaha kadar kalk. Cemaatle namaza ve Kur'an okumaya önem ver. Sonunda kazanacaksın biiznillah. Allah'a emanet ol.