İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Kart çıkartmak istiyorum öldükten sonra organlarımın bağışı için. Organ bağışında bulunmanın bir sakıncası olur mu?

Cevap

Öldükten sonrası için organ bağışında bulunmak, muasır ulemamızın caiz gördüğü işlerdendir. Allah'a emanet olun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Âlimlerimizin bir bölümü bu tür bağışları bir sadaka olarak görmektedirler. Bu da bir teşviktir. Organ bağışı ölümden sonrası için yapılabilir. Şu üç ayrıntıya dikkat edildiğinde biiznillah sakıncası yoktur: - Üreme organları bağış konusu olmayacak. - Bağış yapan kanuni ehliyete haiz kimlik sahibi olmadır. - Dinen yaşaması caiz olmayacak mesela katil birinin yaşaması için bir organ bağışı yapılmayacak.

Hocam ölümden sonrası için organ bağışının günahı olur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir insanın öldükten sonrası için organlarını bağışlamasının caiz olduğuna dair muasır ulemanın görüşü vardır. Yaşayan bir insan ise 'bedeninden parça veremez.' şeklinde bir görüş ağırlıklıdır. Allah'a emanet olunuz.

Organ bağışı caiz midir? Bir insanın öldükten sonrası için organlarını bağışlam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Duygusallıkla bakıldığında işi 'koyun yüzmek' şeklinde görebilirsiniz. İşe bir de bir insanın hayatının kurtulması gözüyle bakın, kendinizi öyle bir durumda hissedin. Bu meseleler zaten ittifak edilmiş meseleler değildir. Cevapta da hissetmişsinizdir, görüşler arasında bir tercihe işaret edilmektedir. Ortada icma edilmiş bir durum yoktur. Allah, bizi kullarına muhtaç olmadan bu âlemden alsın diye dua edelim.

Organ naklinin caizliği ile ilgili şu cevabınızı okudum: “Bir insanın öldükten s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir insanın organlarının o öldükten sonra başkasına aktarılabilmesinin üç yolu olur: a. Kendisi sağlığında vasiyet eder, bağışlar. Tıbben ölümü gerçekleşince de alınır. b. Bu yapılmamış ise VARİSLERİ kimlerse onların onayı ile alınabilir. c. Kimsesi olmayan biri ise devlet onayı bunun için yeterli olur.

Bir yakınımız kaza geçirdi. Öleceği anlaşılınca organları bağışlansın istediler.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsan bedeninde sonradan çıkan veya normalde olmaması gerektiği halde yaratılışında bulunan fazlalıkları aldırmasında fıkhen bir sakınca yoktur. Yalnız bunu tıp kurallarına göre yaptırmak gerekir.

Yüzünde ben ve benekler bulunan birinin bunları aldırmasında bir sakınca var mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir sakınca yoktur.

Sokakta bulduğum kediyi eve alıp üşümesin diye kışı geçirttim şimdi sokağa geri

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kazancının tamamı haram olanla kazancında haram olan arasında fark görüyoruz. Kazancı tamamen haram olanın malından yememek takvaya uygundur. Haram oranı arttıkça da yememe oranımız artmalıdır. Hediye de de durum aynıdır. Allah'a emanet olun.

Faizli kredi aldığını, rüşvet verdiğini, içki içtiğini bildiğimiz kişilerin evin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şöyle bir ölçüyü kullanabilirsiniz: Bir eserin yazılış tarihi size yakın oldukça riski de artmaktadır. Ama bu, ne eski olan her şeyin hatasız olduğunu ne de yeni olan her şeyde muhakkak hata olduğunu göstermez. Bizim okuduğumuz eserlerde şu ölçülere uyulmuş olmalıdır: - Aşırılık taşımamalıdır. İnsanları daha çok küfre sokmak için değil, kurtuluşlarına yardım etmek için yazılmış olmalıdır. - Kur'an ve Sünnet ağırlıklı konular işlemelidir. Hoca, şeyh, âlim gibilerin görüşleri ağırlıklı olmamalıdır. - Konusu bizim anlayacağımız düzeyde olmalıdır. Ulema için yazılmış kitaplar, bizim için kaş yaparken göz çıkarabilir. - Ümmetin tamamını kuşatan konular ihtiva etmelidir. Yöresel ve bir kesimi ilgilendiren konular ağırlıklı olmamalıdır. - Ahireti hatırlatmalı, ibadete, zikre, tefekküre, cihada teşvik etmelidir. Allah'tan okumayı, okuduğumuzla amel etmeyi bize nasip etmesini dileriz.

Hocam günümüzde şirk ve münafıklık çok fazla yayıldı. Doğru bilgi almak için han
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bayanların, yaratılış tarzını değiştirmemek şartıyla güzel görünmek için gayret etmeleri hem fıtratlarına uygundur hem de eş olmalarının tabii gereklerindendir. Dinimiz de onların bu gayretini gerekli görmüştür. Ancak iki husus önemlidir. Birincisi: Bütün yaptıkları eşlerine daha güzel görünmek için olmalıdır. Eşleri dışındakiler için bilhassa namahrem erkeklerin veya fasıka kadınlar için yaptıkları güzelleşmeler caiz değildir. İkincisi: Yaratılışı değiştirmeye yönelik olan işler mesela, kaşları aldırmaları gibi değişiklikler de caiz değildir. Genç bir hanımın düğün gününde güzel görünmek için hazırlanması hakkıdır hatta gereklidir de. Ancak eşi için olmalıdır bu. Bilhassa erkeklerin de göreceği şekilde bir süslenme iyi bir işaret değildir. Daha yolun başında iken sizin böyle bir tartışmaya girmeniz sizi düşündürmelidir. Daha ağır sorunlarla karşılaştığınızda ne yapacaksınız. Eşiniz bu kadar bir isteğinizi geri çevirmemeliydi. Siz de böyle bir tartışmaya meydan açmamalıydınız. Evlilik büyük bir imtihandır; büyüklüğüne uygun bir üslupla onu karşılamak gerekiyor. Allah'a emanet olun.

Hocam ben 31 yaşında bir gencim. Yakında evlenmeyi düşünüyorum inşallah ama nişa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mekke'de veya Medine'de kalma süreniz on beş günü buluyorsa namazları tam kılarsınız. Aksi takdirde seferi kılarsınız. Elbette, tam kılan bir imama uyduğunuzda ise onun kıldığı gibi kılacaksınız. Halkın anladığı ve abarttığı mezhep hiçbir yerde geçerli değildir. Geçerli olan İslam'dır. Fukahanın fıkhı olan mezhep ise orada da geçerlidir. Boş ve zararlı sözleri konuşmamak en iyisidir. Allah'a emanet olun.

Hac ve umredeyken namazlarımız seferi mi kılınacak? Kabe'de mezhepler geçerli de
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mal, bu ümmetin en ağır imtihanlarından biridir. Hatta bu ümmetin imtihanı mal imtihanıdır. Bu nedenle Allah Teala'nın kitabında ayrıntılarıyla izah ettiği konulardan biri miras konusu olmuştur. Maalesef, Kur'an hükümleriyle şekil bulmuş yasalarla yönetilmiyoruz. Mirasla ilgili durum da böyledir. Miras hukukumuzu Allah'ın hükümlerine göre belirleme imkânımızın olmadığı bir ortamda şöyle bir siyaset izleyebiliriz: a- Miras sahipleri, kendi aralarında ihtilaf etmeyecekleri bir şekilde anlaşabiliyorlarsa dinen bir sakınca kalmaz. Zira dinimiz, ihtilafı giderecek son sözü söylemiştir. Daha sonra resmi yollarla da ittifak ettikleri sonuçları tescil ettirebilirler. b- Miras sahiplerinden biri veya bir kaçı Şeriat'ın ahkâmını kabule yanaşmıyorsa, mecburen resmi sonuç talebine baş vurulacaktır. Bu durumda da fazla bir pay alan, Allah'tan korkup, kendisine intikal eden fazlalığı öbür hak sahibine iade eder. Böyle bir işlemden ötürü, kalbinden bunu istemeyip zorunluluk olarak avukata dilekçe veren vebale girmez. c- Mirasçılardan bir bölümünün Kur'an'ın taksimini kabul etmemesi nedeniyle o mirası kökten reddetmek gerekmez. Sadece üzerine fazladan hak geçmesi halinde onu zimmetinden çıkarır. d- Allah'tan korkarak hareket etmenin gereklerinden biri de, taksim nasıl yapılırsa yapılsın fıkha göre nasıl bir taksim yapılması gerektiğini ehli biriyle istişare etmektir. Biz, kimin ne yaptığına bakmayalım. Bu bir imtihandır; kazanan olacak kaybeden olacak. Biz, imtihanı kazanmanın yollarına bakmalıyız. Allah'a emanet olun.

Miras konusunda İslam hukukunun çizdiği hudutların ve payelerin yanı sıra bir de
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Düğünlerdeki maksat duyurmaktır. Yani şu erkekle bu kadının beraberlikleri nikâh üzeredir, onlardan doğan çocuklar da nikâhlı iki insanın çocuklarıdır. Bu bilinsin diye düğün yapılır. Bu bilgiyi temin edecek hangi sistem varsa o İslamîdir, güzeldir. Şu kadar var ki, kaş yaparken göz çıkarmamak için düğünlerde şu hususlara dikkat edilmelidir: 1- Düğünler, zengin ve fakir ayırmadan mümkün olacak en kalabalık çevrenin davet edildiği bir düğün olmalıdır. 2- Düğünlerde erkeklerle kadınlar asla bir arada bulunmamalıdırlar. Perde ve saire ile ayrılmış tek bir salon değil de ayrı ayrı mekânlarda bulunmalıdırlar. 3- Alkol ve müzik gibi haramlar düğünlerde bulunmamalıdır. 4- Bir kör taklit uğruna abartılı masraflar yapılmamalıdır. 5- Yemek vermek Sünnet'tendir. Herkes kendi takatına uygun bir yemek ikram etmelidir. Etli bir yemek olması daha uygun olur. 6- Erkek bayanların arasına, bayan erkeklerin arasına girerek fotoğraf çektirme gibi bahanelerle teşhircilik yapılmamalıdır. 7- Gelinlik, çiçek ve benzeri batı taklitçiliğine kaçılmamalıdır. 8- Düğünlerde cuma vaazı gibi vaazların yapılması gerekmez. Önemli olan tebrikleşmek ve ilan etmiş olmaktır. Dinlenmeyecek bir Kur'an tilaveti bile gereksizdir.

Hocam, kapalı ya da açık düğün salonu ortamında İslam’a uygun bir düğün nasıl ya

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.