Fetva Meclisi
Soru
Bir yakınımız kaza geçirdi. Öleceği anlaşılınca organları bağışlansın istediler. Onun öyle bir vasiyeti yokmuş. Yakınları kabul etsin dediler, onlar da çekindiler böyle bir iyilikten. Bunun doğrusu nasıldır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.
Selamünaleyküm. Duygusallıkla bakıldığında işi 'koyun yüzmek' şeklinde görebilirsiniz. İşe bir de bir insanın hayatının kurtulması gözüyle bakın, kendinizi öyle bir durumda hissedin. Bu meseleler zaten ittifak edilmiş meseleler değildir. Cevapta da hissetmişsinizdir, görüşler arasında bir tercihe işaret edilmektedir. Ortada icma edilmiş bir durum yoktur. Allah, bizi kullarına muhtaç olmadan bu âlemden alsın diye dua edelim.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz gibi bir vasiyete gerek yoktur, uygun da değildir.
Kadın ölünce kocası onun varislerinden biridir. Bir varise vasiyet yapılamaz.
Bir insanın öldükten sonrası için organlarını bağışlamasının caiz olduğuna dair muasır ulemanın görüşü vardır. Yaşayan bir insan ise 'bedeninden parça veremez.' şeklinde bir görüş ağırlıklıdır. Allah'a emanet olunuz.
Üzerinize almadığınız bir görevi yerine getirmeye mecbur sayılmazsınız. Ancak o iş, hayırlı bir iş ise onu yapmanız hayır olabilir. Allah'a emanet olun.
doktor konusundaki diğer fetvalar
Dinimiz, insanın günah işlememesini, işlerse tevbe etmesini ve işlediğini gizlemesini esas olarak önümüze koymuştur. Bu nedenle günahların işleyeni de olmamalı, şahidi de olmamalıdır mümin. İnsanın işlediği günahı ve çirkinlikleri anlatmakta sakınca görmemesi de bir günah çeşididir. Âlimlerimiz, - Kadıya, - Doktora, - Fetva verecek olan müftüye kişinin işlediği günah olan eylemi anlatmasının ve onun da anlatılanı dinlemesinin bir hatayı düzeltme niteliği taşıdığı için caiz olacağını belirtmişlerdir. Bugünün dünyasında psikologlar tıbbın bir alt dalı niteliğinde iş görmektedirler. Bu sebeple psikologlar insanların hatalarını dinlemeli ve dinlediklerinde emin olmaları mesleklerinin zaruretlerindendir. Böyle bir dinleme vebal olmayacağı gibi kişiyi vebalden kurtarmanın en muhtemel yolu olduğu için biiznillah ecir kazanılacak bir iş olarak görülmelidir. Bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Çocuğa sünnet müdahalesinin erkek tarafından yapılmasını genel bir ilke olarak söylemeliyiz. Bunun ötesinde: Yedi yaşına kadar çocuk çocuktur. O yaşa kadar bayan bir cerrah da müdahale edebilir. Daha ileriki yaşta ise bir zorunluluk durumu mesela tıbben gerekli ve alternatif o durumda bulunamıyor durumu izin nedeni olabilir.
Mevcut kurallara aykırı olarak yapılan bir işlem helal olmaz. Aldığınız ilacın bedelini bir yere sadaka olarak verseniz iyi olur.
Doktor ilaç üreticisi değildir, üretilmişi tavsiye edip uygular. Doktor da elinden geldiği kadarından mesul olur. Helal olan ve olmayan iki ilaç hasta açısından aynı sonucu veriyorsa elbette helal olanı yazacaktır. Helal olanın faydası diğerine göre daha düşük ise doktor haram nesne ile üretileni yazmakla vebale girmez.
Uyuşturucu nitelikli bir bitkinin ziraatı, ticareti ve kullanılması ancak tıbbi nedenlerle olabilir. Doktorun reçete etmediği bu tür bir bitkinin çayı içilemez.
Doktorun reçetesine uymakla vebale girmezsiniz. Allah Teâlâ ona afiyet size de sabır ihsan etsin.