Fetva Meclisi
Soru
Kadın bir doktorun erkek çocuğunu sünnet etmesinde bir sakınca var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Mümkünse bebek hastaneden çıkarken bitirilmelidir. Daha sonra doktorların o çocuk için özel bir uyarısı yoksa her zaman yapılabilir. Yedi yaşına kadar bitirilmesi tavsiye edilir. Buluğ çağından önce muhakkak bitirilmelidir. Şartlı bir sene veya zaman yoktur.
Böyle ölmemelisiniz. Bir cerraha gidip kimseye bildirmeden küçük bir operasyonla yaptırabilirsiniz. Hemen gidin ve sünnet olun, hayırlısı budur. Kimseye söylemeniz gerekmez, utanmanız hiç gerekmez. Hemen bitirin bu işi.
Erkeklerin sünnet olması (hıtân), İslâm’ın şiarlarından biridir. Hz. Peygamber (s.a.s.) sünnet olmayı fıtrat gereği yapılan işler arasında zikretmiştir. (Buhârî, Libâs, 63, 64 [5889, 5891]; İstiʾzân, 51 [6297]; Müslim, Tahâre, 49 [257]; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 2/229 [7139]) Veli, çocuğunu doğumdan itibaren büluğ çağına erişene kadar herhangi bir zaman diliminde sünnet ettirmelidir. Dolayısıyla çocuğa özel tıbbi bir engel bulunmadığı sürece yeni doğan bebeğin sünnet ettirilmesinde dinen bir sakınca bulunmamaktadır. (Kudûrî, Tecrîd, 12/6120; Aynî, Binâye, 9/157-158; Mevsılî, el-İhtiyâr, 4/152)
Çocukların sünnetlerini yaşları dolmadan hatta hastaneden çıkmadan yaptırmak en güzelidir. Doktorların iki yaşındaki çocukla ilgili tespiti de yabana atılmamalıdır. Altı yedi yaşlarında yapılmasında sakınca yoktur. Annesinin ve doktorun kanaatinin ortak noktasını uygulayın.
Hayır, böyle bir kural yoktur. Eşlerin arzusu ve doktorun kadının sağlığı açısından uygun bulduğu ve tavsiye ettiği zaman önemlidir.
Sünnet için bir program yapılması şart değildir. Zengin olmayanların böyle bir iş için yapacakları harcamayı çocukların eğitimi için harcamaları daha akıllıca olur. İlla böyle bir program yapılacaksa da çocukları onurlandıracak ve bir yemek ikramı yapılacak kadarıyla yetinilmelidir. İsrafa ayıracak zaman ve imkânımız yoktur.
doktor konusundaki diğer fetvalar
Doktor ilaç üreticisi değildir, üretilmişi tavsiye edip uygular. Doktor da elinden geldiği kadarından mesul olur. Helal olan ve olmayan iki ilaç hasta açısından aynı sonucu veriyorsa elbette helal olanı yazacaktır. Helal olanın faydası diğerine göre daha düşük ise doktor haram nesne ile üretileni yazmakla vebale girmez.
Doktorun reçetesine uymakla vebale girmezsiniz. Allah Teâlâ ona afiyet size de sabır ihsan etsin.
Bir insanın organlarının o öldükten sonra başkasına aktarılabilmesinin üç yolu olur: a. Kendisi sağlığında vasiyet eder, bağışlar. Tıbben ölümü gerçekleşince de alınır. b. Bu yapılmamış ise VARİSLERİ kimlerse onların onayı ile alınabilir. c. Kimsesi olmayan biri ise devlet onayı bunun için yeterli olur.
Doktorlar eğer hediye aldıkları firmaları, hastanın ve ona maaş veren devletin aleyhine olacak şekilde kolluyorsa veya böyle bir kollamada kendisini kontrol edemiyorsa aldıkları rüşvet niteliğinde olur. Değilse hediye kabul edilebilir. Tavsiyemiz ise doktorların o tür hediyelere tenezzül etmemeleridir.
Dinimiz, insanın günah işlememesini, işlerse tevbe etmesini ve işlediğini gizlemesini esas olarak önümüze koymuştur. Bu nedenle günahların işleyeni de olmamalı, şahidi de olmamalıdır mümin. İnsanın işlediği günahı ve çirkinlikleri anlatmakta sakınca görmemesi de bir günah çeşididir. Âlimlerimiz, - Kadıya, - Doktora, - Fetva verecek olan müftüye kişinin işlediği günah olan eylemi anlatmasının ve onun da anlatılanı dinlemesinin bir hatayı düzeltme niteliği taşıdığı için caiz olacağını belirtmişlerdir. Bugünün dünyasında psikologlar tıbbın bir alt dalı niteliğinde iş görmektedirler. Bu sebeple psikologlar insanların hatalarını dinlemeli ve dinlediklerinde emin olmaları mesleklerinin zaruretlerindendir. Böyle bir dinleme vebal olmayacağı gibi kişiyi vebalden kurtarmanın en muhtemel yolu olduğu için biiznillah ecir kazanılacak bir iş olarak görülmelidir. Bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Mevcut kurallara aykırı olarak yapılan bir işlem helal olmaz. Aldığınız ilacın bedelini bir yere sadaka olarak verseniz iyi olur.