İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bir uzman psikolog olarak danışanları dinlediğimizde mahrem konuları bizimle paylaşıyorlar. Bize müracaat etme nedenlerinden biri de kimseyle paylaşamadıkları büyük günahları bir uzman ile paylaşmak. Anlattıkları davranışı dinlerken sıradan bir şey dinler gibi tepki vermeden dinliyoruz. İnsanların büyük günahlarına şahit olmak bir uzman olarak bizi ne kadar sorumlu kılar. Yargılamadan dinlemek bizi ilzam eder mi?

Cevap

Dinimiz, insanın günah işlememesini, işlerse tevbe etmesini ve işlediğini gizlemesini esas olarak önümüze koymuştur. Bu nedenle günahların işleyeni de olmamalı, şahidi de olmamalıdır mümin. İnsanın işlediği günahı ve çirkinlikleri anlatmakta sakınca görmemesi de bir günah çeşididir. Âlimlerimiz, - Kadıya, - Doktora, - Fetva verecek olan müftüye kişinin işlediği günah olan eylemi anlatmasının ve onun da anlatılanı dinlemesinin bir hatayı düzeltme niteliği taşıdığı için caiz olacağını belirtmişlerdir. Bugünün dünyasında psikologlar tıbbın bir alt dalı niteliğinde iş görmektedirler. Bu sebeple psikologlar insanların hatalarını dinlemeli ve dinlediklerinde emin olmaları mesleklerinin zaruretlerindendir. Böyle bir dinleme vebal olmayacağı gibi kişiyi vebalden kurtarmanın en muhtemel yolu olduğu için biiznillah ecir kazanılacak bir iş olarak görülmelidir. Bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Buna gıybet demeyebiliriz ama gıybetin dibinde duran işler bunlar. Eğer grubunuz ıslah etme amaçlı bir grup ise ve fiilen de bunu yapıyorsa bir nevi doktor sayılıyorsunuz demektir. Sınırlarınızı koruyarak bu işi yaptığınız sürece ve size aktarılanları başkaları ile paylaşmıyorsanız biiznillah sakınca olmaz. Size anlatılan kişinin sizin dışınızda başkalarının gözünde o anlatılandan dolayı değer kaybına uğrayıp uğramadığını ölçü olarak alabilirsiniz. Bu da size anlatılanları yani doktora anlatılanları rahat kullanmanız veya kullanmamanızla ölçülebilir. İbadet değeri olan her şey böyledir, şeytan yanı başında kendine bir pay çıkarmak için bekler. Buna kaş yaparken göz çıkarmak diyebiliriz. Dikkat ederek ve işi kadın dedikodusuna çevirmeyerek ecir kazanabilirsiniz diye umarım. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.

Hocam evliliğin ilk yıllarında, karı koca arasında uyum sağlanmaya çalışırken ça
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın haram ettiği ve temiz insan fıtratının çirkin gördüğü işleri yapanların yaptıklarını kendilerinin veya başkalarının gizlemesi bir din ilkesidir. Dinimiz çirkinliklerin Müslüman bir toplumda yapılması ve yayılmasına karşı tedbirler getirmiştir. Müslüman bir toplumda işlenen bir haram ve o haramın gündem olması çok farklı şeyler değildir. Bugün yaşadığımız toplumlarda haramların güç kazanmış olması, kimi zamanlarda haram ve çirkinliklerin temiz işlerden daha değerli gibi gösterilmesi sonucu birdenbire oluşmamıştır. Önce işlenmesine ses çıkarılmaması ardından da yerilmek için bile olsa teşhir edilmesi bir nevi reklamının yapılır olmasını sağlamıştır. Konuşula konuşula benimsenmesine yol açılmış oldu. Çirkin ve ayıp iken ona da yer verilebilir bir hava oluşmuştur. Dinimizin emri insanın kendisini kötülükleri ile teşhir etmemesidir. Mü'min de diğer mü'mini teşhir etmeyecektir. Bu nedenle fakihler cezası olan bir suçu işleyeni görenin şahitlik yapması caiz olduğu gibi kul hakkı üzerine olmayan konularda örtmesinin daha değerli olacağını söylemişlerdir. İşlenmiş haramların gizlenmemesi, Allah’a karşı cüretin zamana yayılmış şekliyle de olsa güçlenmesi demektir. Bir başka risk de teşhirle beraber insanlardaki hayânın erimesidir. Hayânın eridiği bir toplumda ezanların yükselmesi o toplumu ahlâk ve dininde sabit bir toplum yapmaya yetmeyecektir. Bir zaman sonra insanların işledikleri günahları bir övgü vesilesi gibi anlattıklarına şahit olunabilmektedir. Çok önemli bir husus da şudur: İnsanın işlediği günahın gizli kalması tevbe edip kendini düzeltmesi için daha uygun bir ortamdır. Günahı teşhir olmuş biri için tevbe uzak daldaki bir meyve gibi kalabilir. Şeytanın bir günahın daha fazla yayılması için uğraştığı bu dünyada bizim hedefimizin günahların hiç işlenmemesi olsa da bari bir günah daha az bilinsin olması gerekiyor. Bu yüzden de Müslüman’ın hatasını örtmeye büyük bir sevap vaat edilmiştir. İnsanların gizli hatalarını araştırıp bulmak kişilik zafiyeti olarak görülmüştür. Günahların konuşulması ve teşhirinde sakınca görmemek, bir dini zafiyettir. Maslahat ve mefsedet yani kâr zarar dengesi bilmemektir. Hataların teşhiri ile uğraşmak, kindarlık, hırs, rekabetten sıyrılamama, başkaları üzerinden yükselme ve acelecilik gibi zafiyetlerin beslediği tutumlardır. İnsanların hatalarını teşhir beraberinde gıybeti getirecektir, toplum ahlakını eritecektir, haklının ve doğrunun kati olmadığı alanlarda söz söylemeye sebep olacaktır. Bunlar da bir helalleşme gerektiren kul haklarıdır. Elbette fasıklığını teşhir eden ve reklamını yapan için bu kurallar söz konusu değildir.

Hocam, dikkat ediyorum; sürekli size günahları ile alakalı soru soranlara bilhas
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biz şöyle iman ediyoruz: Hata eden günahkârdır. Günahkâr ise bu dünyada yüzü karadır, ahirette yeri ateştir. Samimi bir tevbe eden ve tevbesini koruyan ise günah işlememiş gibidir. Günah işlememiş gibi! Tevbenin bu denli temizleyici gücüne iman etmemek ise ikinci bir günahtır. Zira bize günahlardan kaçının diyen aynı zamanda tevbeyi kabul etme vaadinde bulunmuştur. Tevbe eden ve tevbesine sadık kalan günah işlememiş gibidir. Eski günahları anlatıp yaymak ise bir başka günahtır; ne anlat, ne sor! Unut onları! Ve Allah’a güven.

Hocam cahillik zamanlarımda, yani on sekiz yaş aralığında, büyük günahlar işledi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Psikolog bir tedavi süreci işletmektedir. Uzmanlığından mutmain olduğunuz bir psikoloğa sıkıntınızın nedenlerini anlatırken gerektiği için hatalarınızı zikretmeniz günah değildir.

Hocam yaklaşık iki sene önce yaptığım bir hata vardı. Şimdi çok ruhsal sıkıntım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İç sesiniz ve kendinizi yargılamalarınız hakkında bir psikoloğa gitmenizi tavsiye ederim. Çünkü bu durumun asıl uçları biraz derinde olabilir. Kazancınız ve onun helal olması konusundaki endişeleriniz bir miktar vesvese düzeyine çıkmış durumda. Psikologdan bu konuda da bir danışmanlık alabilirsiniz. Kendinizi disipline etme konusunda zorluk yaşıyorsanız eğer yapmak istediğiniz şeylerden önce, sizi o şeylerden alıkoyan ve içten içe zevk aldığınız o engelleyici alışkanlıklarınızı bulup onların üstüne gidin. Mesela buna engel telefon ise ona göre bir müdahale geliştirin, eğer buna engel uyku ise ona göre bir müdahale geliştirin. Akabinde de program belirleyip programı çok hafif bir düzeyden başlatıp adım adım istenilen kademeye getirmeye gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam ben Din Kültürü öğretmeniyim, öğretmenliğin beşinci yılına gireceğim inşal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kınamak; başkasının yaptığını (hata, eksiklik, toplumda normal karşılanmayan bir durum vb.) ayıplayarak ifade etmek olarak ifade edilebilir. Bu ayıplama sadece burada kalmayıp karşıdaki kişinin hatası üzerinden büyüklenme de söz konusu olmaktadır. Bu durum beslendikçe birçok kötü hasleti (kıskançlık, kötüleme, haset, kin, dedikodu vb.) de beraberinde getirebilmektedir. Bireyler arasındaki bu ilişki de aslında topluma zarar veren bir zemin hazırlamaktadır âdeta. Evet, kişi hata edebilir ama biz hata edenin hatasıyla uğraşmamalıyız ve önce kendimize bakmalıyız. Başkasının hatası ile uğraşma düzeyimiz ise ona doğruyu gösterebilme oranında olmalıdır ki bu da ümmet olmamızın gereğidir. Efendimiz aleyhisselam da başkasının hatasını ayıplayan için “o hatanın aynısını yapmadan ölmez” anlamında bir ikazda bulunmaktadır. Sen de insansın, sen de hata edebilirsin hakikatini hatırlatıyor âdeta. Hata edebiliriz ama şunu da unutmamak gerekir ki tövbesi olmayan bir günah yoktur. Kınama sonrası yapılan tövbe de öyle bir duruma düşme tehlikesini biiznillah ortadan kaldırır. Ancak ortada bir kul hakkı mevcut ise onun da telafi edilmesini sağlamak gerekmektedir. İçten geçen bir duyguya kınama denilebilmesi için elle, dille veya karşı tarafın hissedebileceği şekilde yapılması söz konusu olmalıdır. Bu şekilde gün yüzüne çıkmayan bir kınama kalbin duygusu olarak kalır. Kalpteki duygu boyutundaki kınama için her ne kadar zarar vermez desek de kalpteki duygunun hiçbir zaman olduğu gibi duramayacağını da unutmamak gerekir. Her temizlenmeyen kötü duygu bir gün, gün yüzüne çıkma potansiyelindedir. Başta kendimiz olmak üzere çevremizi her an güzelleştirme idealiyle yaşamamız gerekiyor, böylece hata ayarlı değil kalite düzeyinde bir bakışa sahip olabiliriz.

Hocam, kınamak tam olarak nedir? Bir kişinin dinimize uygun olmayan bir davranış

doktor konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mevcut kurallara aykırı olarak yapılan bir işlem helal olmaz. Aldığınız ilacın bedelini bir yere sadaka olarak verseniz iyi olur.

Babamı doktora götürdüm. Doktor babamın ilaçlarını yazarken benim kullandığım il
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir insanın organlarının o öldükten sonra başkasına aktarılabilmesinin üç yolu olur: a. Kendisi sağlığında vasiyet eder, bağışlar. Tıbben ölümü gerçekleşince de alınır. b. Bu yapılmamış ise VARİSLERİ kimlerse onların onayı ile alınabilir. c. Kimsesi olmayan biri ise devlet onayı bunun için yeterli olur.

Bir yakınımız kaza geçirdi. Öleceği anlaşılınca organları bağışlansın istediler.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Uyuşturucu nitelikli bir bitkinin ziraatı, ticareti ve kullanılması ancak tıbbi nedenlerle olabilir. Doktorun reçete etmediği bu tür bir bitkinin çayı içilemez.

Hocam kenevir çayının bazı hastalıklara iyi geldiği söyleniyor. Kenevir ekip içi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tedavisi olmayan bir hastalık değildir bu. Doktora gidin ve doktor kontrolünde tedavi olun. Biiznillah evlenirsiniz de çocuğunuz da olur. Güzel bir hayat yaşarsınız. Allah’a emanet olun.

Hocam benim küçüklükten beri rüzgâr korkum var ve ben bu hastalığım yüzünden evl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çocuğa sünnet müdahalesinin erkek tarafından yapılmasını genel bir ilke olarak söylemeliyiz. Bunun ötesinde: Yedi yaşına kadar çocuk çocuktur. O yaşa kadar bayan bir cerrah da müdahale edebilir. Daha ileriki yaşta ise bir zorunluluk durumu mesela tıbben gerekli ve alternatif o durumda bulunamıyor durumu izin nedeni olabilir.

Kadın bir doktorun erkek çocuğunu sünnet etmesinde bir sakınca var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Doktor ilaç üreticisi değildir, üretilmişi tavsiye edip uygular. Doktor da elinden geldiği kadarından mesul olur. Helal olan ve olmayan iki ilaç hasta açısından aynı sonucu veriyorsa elbette helal olanı yazacaktır. Helal olanın faydası diğerine göre daha düşük ise doktor haram nesne ile üretileni yazmakla vebale girmez.

Allah haramda şifa yaratmamıştır ya. Çoğu ilaç da helal değil. Bir hastalığın te

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.