Fetva Meclisi
Soru
Sayın Hocam; ben bir İnternet sitesi kurmak istiyorum. Sitenin amacı insanları organize etmek ve hanımların altın ya da para günü gibi bir oluşum oluşturmak. İnsanlar bu siteye para biriktirmek ya da borç kapatmak için üye olacaklar. Bir örnek üzerinden anlatmak çok daha anlaşılır olacak. Örneğin; 10 kişilik 24 ay süreli aylık 100 TL toplanacak bir grup oluşturacağız. Para biriktirme maksadıyla gruba katılanlar dilerlerse kuraya girmeden son sıralara yerleştirilecekler. Diğer grup üyeleri kura yoluyla sıra alacaklar. Üyeler belirlenen banka hesabına kredi kartları ya da mevduat hesapları aracılığıyla yatıracaklar. Havuz hesaba toplanan paralar o ay sırası gelen grup üyesinin hesabına aktarılacak. Borçlu kardeşlerimiz kredi çekmeye gerek duymadan örneğimizdeki rakamlara göre 2400 TL'yi peşin olarak alacaklar ve borçlarını kapatacaklar. Para biriktirmek isteyenler ise son sıralarda paralarını toplu olarak alacaklar ve belki birkaç kişinin derdini sıkıntısını gidermiş olacaklar. Ben de bu organizasyon için toplanacak para üzerinden %1 organizasyon ücreti alacağım. Böyle bir iş dinimize göre caiz olur mu? Alternatif bir yol olarak nasıl bir oluşum uygulanabilir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Öncelikle size, bu işi yaparken ehil birini danışman tutmanızı tavsiye ederim. Bu işi yapanlar daha sonra kardeşliklerini, arkadaşlıklarını mahkeme salonlarında tükettiler. Şeytan için iyi bir yatırım olabilirsiniz. Aman çok dikkat ediniz. Şirketinizi bir şahıs gibi kabul etmeniz de mümkündür, şirkette herkesin hesabını kendisinin tutacağı bir yol da izleyebilirsiniz. İkisinde de yapacağınız şeyin sonucu aynıdır. İsterseniz, şirketin üzerinden hesap yapın ama bu kimin yakınına verilecek gibi bir tartışmaya neden olabilir aranızdaki samimiyete zarar verebilir. Paranızı işletecek birine yetki verin, kuralları koyun, o yürütsün. Allah işinize bereket versin.
Bu anlattığınız şekli ile umarım caiz olur, çıkmanıza de gerek olmaz.
Aleykümselam. Kârı sabit bir ortaklık kâr ortaklığı değil faizli işlemdir. Şöyle yapmalısınız: Yüz bin lira ile size ortak olsun. Onun yüz bin lirasını sizin sermayeniz veya iş gücünüzün bir oranına tekabul ettirin. Yani onun parası sizin gücünüzün mesela yüzde üçü olsun. Bir ay sonra kâr ederseniz kârın yüzde üçünü ona verin. Zarar ederseniz de yüzde üç o da zarar etmiş olsun. Tam helal olarak böyle yapabilirsiniz. Onu davet edin yeniden akit yapın aranızda.
Sevgili kardeşim. Benim hangi yazımda söz konusu organizasyonu tekit ettiğimi gördüğünüzü merak ediyorum. Öyle bir karmaşıklığa hoş bakacağımı işar ediyorsanız bu yanlış olur. İçeriğini bilmediğimiz bir mesele hakkında olurluk vermemiz asla mümkün değildir. Sizin anlattığınız tarzı ile ise akıllı bir yanı yok ki dini bir yanı olsun! Allah'a emanet olunuz.
Bunu bir borç verme işlemi olarak görebiliriz. Toplanan para katılımcılardan birine verildiğinde: Ondan bir fazlalık istemeden geri getiriyorsa, Mubah bir işte parayı kullanıyorsa işlemde bir sakınca yoktur. Güzel bir borç uygulaması yapmış olursunuz, biiznillah bundan sevap da kazanırsınız. Yalnız size şunu tavsiye etmeliyiz: Bu ve benzeri yolları deneyenlerin pek çoğu sırf bu yüzden dostlarını kaybettiler. Paranın girdiği yerde şeytanın fitnesi de büyür ve daha kışkırtıcı olur. Konuşurken ve kararlaştırırken kolay ve güzel gibi görülür bu işler ama pratiğe geçildiğinde öyle olmayabilir. Çok dikkat edin. Katılımcıları mümkün olduğu kadar az tutun. Aranızdaki iman kardeşliği ve muhabbetiniz zarar gördükten sonra yaptığınız işten kazanacağınız bir ecir de kalmayabilir maazallah.
Aleykümselam. Allah'ın kullarını imtihanı, sadece kâfirlerin saldırısı şeklinde değildir. Bilakis, kâfirlerin saldırısı en küçüğü denebilecek düzeydedir. Asıl imtihan, insanın zevkleri ve kendi neden gibileri üzerinden yapıldığında ağır olur, kazanılması zor olur. Sözünü ettiğiniz kişi ve kurumları düzeltme, insanları onlardan kurtarma gibi hayaller yerine, kendimizi o fitnelere düşmekten korumayı tercih etmemiz gerekir. Kurtarırken kurtulmaya muhtaç duruma düşmek de vardır. Genelde de olan budur. Allah Teâlâ herkesi imtihan etmektedir; hakkı bilip, izini sürmek herkesin vazifesidir. Nefislere hoş gelen şeylerle kendini oyalayanların mazeretlerini Allah'a inandırmaları ne kadar mümkündür?Evet, yardım edelim ama önce kendimize! Yangından kurtarırken yanmanın anlamı yoktur.
altın konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Aldığınız parayı aynen geri vereceksiniz. Rakamsal olarak üzerinde oynamayacaksınız. Bir anlaşma yapmadan ödeme yaptığınız gün, içinizden geçen bir miktarı ilave olarak paranın sahibine vermenizden başka caiz bir yöntem yoktur.
Selamünaleyküm. Altın ve gümüşün ticaretinde önemli ayrıntılar bulunmaktadır. Bu nedenle mümkün olduğu kadar, direkt olmayan ticaretle altın ve gümüş satın almayı ve satmayı yapmamayı tavsiye ediyoruz.
Selamünaleyküm. Borcunuzun toplamı, elinizdeki altın ve benzeri birikimden fazla ise ya da nisap miktarının altına düşürüyorsa birikiminizi zekât vermeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Altınlarınızın gram olarak toplamının %2,5 oranında zekâtı vardır. Borcunuz varsa, borcu düştükten sonra kalanın o kadarını verirsiniz. Çeyrek altınları da gram olarak tarttırmanız gerekir. Altının zekâtı gram üzerinden hesaplanır.
Selamünaleyküm. Ziynette ölçü, ziynetin takıldığı yerin ölçüsüdür. Mesela kola takılan bir ziynetin teşhiri haramdır. Zira kolun teşhiri haramdır. Parmakların açık bulunması haram olmayacağından yüzüğün kullanılması da haram olmaz. Yine de fitneye neden olmayacak bir tarzı tercih etmenizi tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Zekâtı verildiği sürece mal biriktirmenin sakıncası yoktur. Ayette, zekâtı verilmemiş birikimler kastedilmektedir.