Fetva Meclisi
Soru
Benim hedefim beden öğretmeni olmak. Ağustosun ortalarında da mülakatım olacak inşallah. Malumunuz ağustosun başı da ramazan. Spor akademisindeki hocama danıştım, oruç tutan bazı öğrencilerin derecelerinde düşüşler olduğunu söyledi. Bu durumda orucu kazaya bırakabilir miyim? Yani oruç tutmadan sınava hazırlanabilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle bir gerekçe Ramazan'da en ağır suçu işlemeye özür olamaz.
Aleykümselam. Böyle bir özür olmaz, oruç muhakkak tutulacaktır.
Selamünaleyküm. Mahşer sınavından önemli bir sınav mı olabilir? Sakın böyle bir şeyi denemeyin.
Bu size bir ders olsun; dinimizi TV'lerden mi öğrenerek yaşayacağız. Bir ilmihal kitabından oruç bölümünü okusaydınız bu başınıza gelmeyecekti. Ramazan'dan sonra bir gün kaza etmeniz yeterlidir.
Böyle bir gerekçe ile oruca niyet etmemek olamaz. İş yoğunluğu oruca mani değildir. Evet, niyet etmezseniz kefaret değil kaza etmeniz gerekir ama büyük bir günaha girersiniz, hayatınızın bereketini giderirsiniz maazallah.
Yapmaya “niyet etmek” başka şey o işi “yapmayı adamak” başka şeydir. Adak yapmadı ise tutamadığında bir sıkıntı olmaz. Allah kabul buyursun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bin kere batmış olsanız bile TEVBE yegâne kapınızdır. Şeytanın sizi umutsuz düşürmesine karşı dikkatli olun. Acilen yapmanız gereken ise bulunduğunuz ortamı değiştirmenizdir. Başka bir semte taşınmaya bakın. Namazlarınızı camide kılmanız gerekiyor. Kur'an öğrenin ve her gün okuyun. En az haftada bir sohbet halkalarından birine katılın. Çok dualar edin. Ümitvar olun.
Finans kurumlarının fıkıh açısından 'helal' sınıfında olmasını engelleyen uygulamalar ortadadır. Bu nedenle 'orayı kullanın' diyemiyoruz. Ama diğer bankalarla tamamen aynı saymamız da zordur. Onun için zaruri işlerimizi orada halleder, zaruret olmadıkça orada para tutmayız demek en orta yol durumundadır. Takva olan oralardan soframıza bir şey koymamaktır. Ama paranızın aslı sizindir, onu kullanın. Oradan geleni de bir yere verebilirsiniz.
Ticarette, hile, yalan ve aldatma olmadığı sürece kazancın sınırı yoktur. Özellikle devletin nah koyduğu yani fiyat belirlediği mallar bunun dışındadır.
Babanızın Almanya Devleti ile olan mali ilişkilerinde, o devletin kurallarını uygulayacaksınız. Almanya Devleti, babanızın dosyasını kapattı ise babanızdan size kalan sizin için helal olur. Babanızın haram karışmış olan malını miras almanız takva açısından sakıncalıdır. Takva açısından sakıncalı olmak demek, yapmasanız daha iyi olurdu demektir. Fedakârlık edip o malı tamamen elden çıkarsanız iyi bir iş yapmış olursunuz demektir. Ancak kardeşlerinizin o malı bölüşüp yemeleri, babanız için mezarda büyük bir sıkıntı iken sizin için o derece bir sıkıntı değildir. Babanızın sağlığında sizin kazancınızı babanıza vererek hayatınızı sürdürmeniz, o zaman düzeltilmesi gereken bir hata idi. Bu da babanızın bir hatası olmuş. Şu anda kalan maldan böyle bir hak talep edemezsiniz. Çünkü böyle bir hak rakamlara vurulamaz. Siz, ahirette kazananlardan olmaya bakın. Kardeşleriniz, böyle bir anlayış gösterebilselerdi faziletli bir iş yapmış olurlardı. Sakın bunu kardeşliği kaldıracak düzeye getirmeyin. Dünya malı için kardeşliği, akrabalığı ezmeye değmez. Herkes ölüp gidecek. Asıl hayat burası değil. Allah size sıhhat ve afiyet versin. Ailenizle huzur içinde yaşayın. Gerisi onların olsun. Bir saatlik huzurlu bir ortam büyük bir servete bile değiştirilmez. Büyük işlere talip olun. Allah'ın katındakine, ahiretteki nimetlere talip olun. Size dualar ederiz.
Bizzat hatırlanan yeminlerin her biri için ayrı kefaret ödenmesi esas olandır. Hatırlanmayanlar için ise tek bir kefaret verilebilir.
Sizin bu şikâyetiniz neredeyse her Müslüman'ın öyle veya böyle şikâyetidir. Çünkü biz, bir kulluk savaşı veriyoruz. Şeytana mağlup olmadan Rabbimize kavuşmayı diliyoruz. Kesinlikle bu bir mücadeledir; temenni ile, umutla elde edilir bir şey değildir. Sizi bu hâlinizle, başkasını da bir başka şey ile oyalayacaktır şeytan. Biz ise, imtihanımız her ne ise onu başarmak için uğraşacağız. Peygamberlerden bir peygamber bile olsak durum bu olacaktı. Siz, 1- İmanınızı tartışma konusu yapmayın, öyle bir ortamda bulunmayın, 2- Asla, Allah'tan ve rahmetinden umut kesmeyin. 3- Fasıklarla beraber bulunmayın, onların gündemlerine katılmayın. 4- Yaptığınız ibadetleri az bile olsa asla küçük ve basit görmeyin. Bir kere 'Sübhanellah' demenin cennet demek olduğunu bilin. 5- Sizden daha iyi olduklarına itimat ettiğiniz bir grubun içinde bulunun. Onlarla programlı bir şekilde işler yapın. 6- Dengeli işler yapın; sadece zikir, sadece siyaset, sadece oruç gibi işler yapmayın. Farzların bütününü, nafilelerin de yapabildikleriniz kadarını yapmaya çalışın. Gerisini de Allah'a bırakın; şeytan, tevazu kılıfı ile sizi tuzağa düşürmesin. İyi haberlerinizi bekleriz. Allah'a emanet olunuz.