Fetva Meclisi
Soru
Ticarette kazanç sınırı şeriatımıza göre nasıl olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hile yapmadan, yalan söylemeden yapılan ticarette kâr sınırı yoktur. Allah kolaylık versin.
Umarız sadece hile ile karışan kısım haram olur, gerisi haram olmaz.
Fıkıh açısından devletin fiyat sabitlemesi yaptığı şeyler dışında tüccarın sattığı malda kâr haddi sınırlaması yoktur. Aldatma, yalan ve hile söz konusu olmadıkça bir insan elindeki mala uygun gördüğü kâr marjını koyabilir. Elbette insanların dara düşmemesini düşünmek ve merhametli olmak uygun olandır ama bu durumda sadece müşteriyi düşünmek de yeterli değildir, esnafın da düşünüldüğü bir itidal oluşturulabilir.
Devletin narh koyduğu yani fiyatını sabitleştirdiği ürünler dışında bir kâr haddi yoktur. Yasak olan aldatmak, hile yapmaktır.
Ne satıcının ne de alıcının alkol kullanıyor olması “alkol satan yerden mal almak” gibi değildir. İnsanların günahı var diye ticaret yapmak yasak olmaz.
Yalan ve hile karıştırmadıkça pahalı satılmasının zararı yoktur. Yalan ve hile helali haram yapar.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bin kere batmış olsanız bile TEVBE yegâne kapınızdır. Şeytanın sizi umutsuz düşürmesine karşı dikkatli olun. Acilen yapmanız gereken ise bulunduğunuz ortamı değiştirmenizdir. Başka bir semte taşınmaya bakın. Namazlarınızı camide kılmanız gerekiyor. Kur'an öğrenin ve her gün okuyun. En az haftada bir sohbet halkalarından birine katılın. Çok dualar edin. Ümitvar olun.
Tam derece kazanacak bir mülakata giriyorsunuz. Sakın derece kaybetmeyin Allah'tan. Var mı Allah'ı kaybedip de kazanmış olmak? Orucun bedeli hiçbir şey olamaz. Bunu düşünmeyin bile.
Finans kurumlarının fıkıh açısından 'helal' sınıfında olmasını engelleyen uygulamalar ortadadır. Bu nedenle 'orayı kullanın' diyemiyoruz. Ama diğer bankalarla tamamen aynı saymamız da zordur. Onun için zaruri işlerimizi orada halleder, zaruret olmadıkça orada para tutmayız demek en orta yol durumundadır. Takva olan oralardan soframıza bir şey koymamaktır. Ama paranızın aslı sizindir, onu kullanın. Oradan geleni de bir yere verebilirsiniz.
Babanızın Almanya Devleti ile olan mali ilişkilerinde, o devletin kurallarını uygulayacaksınız. Almanya Devleti, babanızın dosyasını kapattı ise babanızdan size kalan sizin için helal olur. Babanızın haram karışmış olan malını miras almanız takva açısından sakıncalıdır. Takva açısından sakıncalı olmak demek, yapmasanız daha iyi olurdu demektir. Fedakârlık edip o malı tamamen elden çıkarsanız iyi bir iş yapmış olursunuz demektir. Ancak kardeşlerinizin o malı bölüşüp yemeleri, babanız için mezarda büyük bir sıkıntı iken sizin için o derece bir sıkıntı değildir. Babanızın sağlığında sizin kazancınızı babanıza vererek hayatınızı sürdürmeniz, o zaman düzeltilmesi gereken bir hata idi. Bu da babanızın bir hatası olmuş. Şu anda kalan maldan böyle bir hak talep edemezsiniz. Çünkü böyle bir hak rakamlara vurulamaz. Siz, ahirette kazananlardan olmaya bakın. Kardeşleriniz, böyle bir anlayış gösterebilselerdi faziletli bir iş yapmış olurlardı. Sakın bunu kardeşliği kaldıracak düzeye getirmeyin. Dünya malı için kardeşliği, akrabalığı ezmeye değmez. Herkes ölüp gidecek. Asıl hayat burası değil. Allah size sıhhat ve afiyet versin. Ailenizle huzur içinde yaşayın. Gerisi onların olsun. Bir saatlik huzurlu bir ortam büyük bir servete bile değiştirilmez. Büyük işlere talip olun. Allah'ın katındakine, ahiretteki nimetlere talip olun. Size dualar ederiz.
Bizzat hatırlanan yeminlerin her biri için ayrı kefaret ödenmesi esas olandır. Hatırlanmayanlar için ise tek bir kefaret verilebilir.
O çirkin sözleri ancak suçüstü gördüğümüz biri için kullanabiliriz. Ulu orta kullanılması ve genelleme yapılması caiz değildir.